GÜNEŞ, D VİTAMİNİ, KANSER

Tarih : 2017-07-08 / Kategori : Sağlık

GÜNEŞ, D VİTAMİNİ, KANSER Bahceşehir Koleji

yesil_igdir_yemek.jpg Reklam Alanı

        Hava sıcaklıklarının artması sebebiyle güneş ışınlarının zararlı etkileri üzerine Iğdır Devlet Hastanesi Dermatoloji Uzmanlarından Doktor Yeşer GENÇ uyarılarda bulundu.  GENÇ:‘‘ Güneş bizim için yaşamsal bir kaynak ancak son yıllarda artan deri kanserleri ile birlikte artık zararlı etkileri de tartışılır oldu. Özellikle 1920 li yıllardan sonra deri kanserlerinde bir artış gözlenmekle birlikte deri kanserlerinde son 30 yılda 2 kat artış olmuştur. İstatistik verileri özellikle genç yaşlarda da deri kanserlerinin daha sık görülmeye başlandığını göstermektedir. Bunlarında bugün tespit edilen en önemli sebebi güneş ışınlarıdır.

 

Yeryüzüne ulaşan ışınların %5 ini morötesi dediğimiz ultraviyole ışınları oluşturmaktadır ve deri yaşlanmasına, deri kanserlerine neden olan şey bu ışınlardır. Bu ışınlar ‘‘Ultraviyole A ve B ’’ olarak ikiye ayrılmaktadır. Birincil olarak sorumlu ışın ultraviyole B ışını, daha az oranda ise ultraviyole A ışını etkilidir. En önemli etkisi deri kanserlerine sebep olmaktır ama bu durum bir kere güneşe maruz kalmakla olmamaktadır. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde maruz kalınan kümülatif olarak adlandırdığımız hayat boyu biriken güneş ışınlarının toplamı bu durumdan sorumludur. Kişiler tüm yaşamları boyunca alacakları ultraviyolenin %50’sine yaşamlarının ilk 20 yılında maruz kalmaktadır. Bu sebeple güneşten korunmanın en önemli olduğu dönem çocukluk ve gençlik dönemleridir. Sonraki dönemlerde de korunma devam etmelidir.
Güneş Işınlarından Korunma Yollarını Şu Şekilde Sıralayabiliriz:
Güneş ışınlarından korunmada en temel yöntem güneş koruyucu kullanmaktır. Son yıllarda koruyucu kullanımı giderek artış göstermekle birlikte maalesef Dünya’da güneş koruyucu kullanım oranı %5 kadar düşük seviyededir. Gerek basın yayın organları gerekse sağlık otoritelerinin sağlık çalışanlarının teşviki ile güneş koruyucu kullanım oranı artmış olsa da henüz tatmin edici düzeyde değildir. 
Genel olarak bakıldığında güneş koruyucuların en çok kullanıldığı dönemler yaz dönemleridir. Olması gereken ise bulutlu ve kapalı havalarda, kış aylarında, yani hayat boyunca güneşten koruyucu kullanılmasıdır. Çünkü güneş sadece yaz döneminde yoktur ve güneş ışınlarının yaklaşık %80 i bulutlu ve kapalı havalarda da yeryüzüne ulaşmaktadır. Bu sebeple her dönem güneş koruyucu kullanılmalıdır.
Güneş koruyucu kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı temel noktalar vardır. Bunlardan birincisi uygun güneşten koruyucuyu seçmektir. Piyasada üzerinde güneş koruma faktörü yani SPF şeklinde kısaltmaların olduğu güneş koruyucular bulunmaktadır. Koruma faktörü 2-12 arasında olan koruyucular minimal koruyucular, 12-30 arasında olanlar orta koruyucular, 30 ve üzeri olanlar ise en güçlü koruyuculardır. Kış dönemi için 15 koruyucuya kadar olanlar kullanılabilir ancak yaz dönemi için kesinlikle 30 ve üzeri koruma faktörü içeren güneşten koruyucular önerilmektedir. 
Güneş koruyucular güneşe çıkmadan yaklaşık 30 dakika önce kalın bir tabaka halinde sürülmeli ve 2 saatte bir de tazelenmelidir. İlk kullanımdan sonra 30.dakika sürülme ile etkinliklerinin daha da arttığı gözlemlenmiştir. Güneş koruyucu kullanırken ovma ve yedirme işlemlerinden kaçınılması gerekmektedir. Kullanım sonrası tortu kalması güzel görünmeyebilir fakat etkili korunmada kalın tabaka esastır. Örneğin yüz için önerilen miktar çay kaşığının 1/3 ü kadardır fakat bu oran 1/4 çeyrek sürüldüğü zaman koruyucunun etkinliği 8 kat azalmaktadır. 
Güneş ürünleri kimyasal veya fiziksel engel oluşturarak deriyi güneş ışınlarının etkisinden koruyan ürünlerdir. Kimyasal koruma ürün formülünde yer alan kimyasal süzgeçlerin ışınları emmesiyle, fiziksel korunma ise kullanılan çinko oksit gibi katı parçacık halindeki maddelerin ışınları yansıtmaları ile sağlanmaktadır. Koruyucu alırken içerisinde bunların olmasına dikkat edilmelidir.
En çok merak edilen sorulardan biri de çocukları güneşten nasıl korumalıyız? Çocukların güneşten korunması ileri yaşlarda gelişebilecek deri kanserlerinin önlenmesi açısından çok önemli.  6 aydan küçük bebeklerin uzun süreli direkt güneş maruziyetinden korunması, 6 aydan sonra ise yüksek koruma faktörlü ürünlerle korunmaları gerekmektedir. 
Dünyada koruyuculardan kaçınılma sebeplerinden biri de D vitamini sentezine engel olacağı korkusudur. Oysa sadece yüz ve el sırtlarının güneşe günde 10-20 dakikalık maruziyeti, düzenli güneş koruyucu kullanılsa dahi en yüksek vitamin D üretimini sağlar. İlerleyen yaşlarda D vitamini emilimi azalmaktadır. Bu sebeple ilerleyen yaşlarda ve güneşten korunması gerekenlerde yani kanser yaptığı kesin olarak gösterilmiş bir etkenden sakınılması gerektiğinde D vitamini takviyesi dışarıdan alınabilmekte ve güneşe maruz kalınmasa da karşılanabilmektedir.
Ne gibi maruziyetlerde kanserler ortaya çıkar? 
Çocukluk çağında bir ya da daha fazla güneş yanığı oluşturacak düzeyde güneş maruziyeti deri kanseri riskini 2 kat arttırmaktadır. Güneş yanığı kavramı ise,  güneşe maruz kaldıktan sonra deride kızarıklığın oluşması, sonrasında ağrı, ödem, üzerinde içi sıvı dolu keseciklerin oluşması ve 24 saatin sonunda çok koyu bir kızarıklığın gelişmesi durumlarıdır. Bu şekilde benzer maruziyetlerden mümkün olduğunca uzak durmak gerekmektedir.  
Hayat boyu maruz kalınan güneş ışığı miktarı ne kadar fazla ise deri kanseri riski de o kadar artmaktadır. Deri kanserleri melanom ve melanom dışı deri kanserleri olarak 2 ye ayrılmaktadır. Melanom dışı deri kanserlerini hayat boyu maruz kalınan ultraviyole miktarının fazlalığı artırmaktadır. Özellikle çalıştığım bölgede hemen hemen her hafta polikliğimize 2 vaka başvurusu olmaktadır. Melanom için aralıklarla ve şiddetli ultraviyole maruziyeti özellikle güneş yanığı oluşturacak dozda bu ışınlara maruz kalmanın daha büyük risk faktörü olduğu bilinmektedir. Bu sebeple güneşten korunma kanserlerden kaçınma açısından birincil önemli noktadır.
Ayrıca tesisimize yapılan yaygın başvurulardan bazıları da güneş lekeleri,  melasma ve solar lentigo adını verdiğimiz tablolardır. Bunların bir kısmı kronik hastalıklara da sebep olabilmektedir.  Bu gibi hastalıkların en önemli sebebi güneştir. Bu sebeple güneşten korunma lekelenmede önemli bir faktördür.  Çünkü lekenin oluştuktan sonra tedavisi zor ve uzundur, sabır gerektiren tedavi süreçleri gerektirmektedir. Bu sebeple temel amaç leke oluşmasını engellemektir. 
Çoğunlukla gençlerin ve kadınların ilgilendiği bir konu da deri yaşlanması olarak adlandırdığımız fotoyaşlanmadır. Deri yaşlanmasının en önemli sebebi bugün maruz kalınan ultraviyole miktarıdır. Yapılan çalışmalarda güneş koruyucuların bunu hemen hemen 16 kat azalttığı görülmüş olup yaz kış güneşten korunmak erken yaşlanmayı engellemektedir.
Güneş Işınları bugün üzerinde en çok incelemenin yapıldığı konu olmakla birlikte basın yayın organlarının güneşten korunmaya yönelik daha fazla reklam ve uyarıcı malzeme sunması ve deri kanserlerinden ziyade deri yaşlanmasından bahsetmesi önerilmektedir. Çünkü özellikle gençler açısından deri yaşlanması riskinin güneşten korunmayı daha fazla artıracağı gözlemlenmektedir.
Güneşten korunmada ayrıca;
• Özellikle 10 cm güneşliği olan kalın dokunmuş şapka kullanmak, 
• Gözlük kullanmak,
• Kalın dokunmuş, polyester ya da yıkanıp çektirilmiş kıyafetler kullanmak, 
• Gölgede kalmak,
• Güneş ışınlarının dik geldiği sabah 10:00 ile öğleden sonra 14:00 saatleri arası hatta bazı çalışmalara göre ise saat 16:00’ya kadar güneş ışığından kaçınmak gerekmektedir.  ’’ Dedi.

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.