Arslantürk AKYILDIZ Azerbaycan'ın Kara Günü 20 Yanvar
Tarih : 2007-10-01
Tüm Yazılar

Arslantürk AKYILDIZ



Sovyet imparatorluğunun çatırdayıp dağılmaya başladığı dönemde, birçok bağlı cumhuriyet gibi Azerbaycan'da da bağımsızlık rüzgarları bütün şiddeti ile esmeye başlamıştı. Artık Azerbaycan Türk’ü, Sovyetler Birliğinin kölesi olmak yerine hakkı olan bağımsızlığa doğru koşmaktadır. Bunun için vatanperverler bütün baskı ve oyunlara rağmen bu kutlu yolda büyük bir azimle ilerliyorlardı. Bağımsızlık yolunda, bütün engellemelere rağmen ortak bir cephe oluşturulmuş, başına da Ebulfez Elçibey getirilmişti. Bu durum, başta Sovyetler Birliğinin yönetim kademeleri olmak üzere, birçoklarının hiç hoşuna gitmiyordu. Azerbaycan'ın bu bağımsızlık harekatı, diğer cumhuriyetlerdeki bağımsızlık harekatından daha önemli idi . Ukrayna, Estonya, Ermenistan..vs. Cumhuriyetlerinin bağımsızlık talepleri, Sovyet yönetimi tarafından kabul edilmesi belki hazmedilebilirdi. Ancak Azerbaycan'ın bağımsızlığı asla… Çünkü Azerbaycan'ın bağımsızlığı, Zengin Petrol kaynaklarının elden çıkması manasına geliyordu. Diğer taraftan Sovyetler birliğinin sömürgesi olan Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan gibi Türk bölgelerinin, Sovyet birliğinden ayrılmasını tetikleyebilirdi. Bu duruma Sovyet Emperyalizmi asla müsaade edemezdi. İşte bu ve benzeri sebeplerden ötürü Azerbaycan'daki bağımsızlık harekatı bir an önce kanlı bir şekilde bastırılmalıydı. Bunun için düğmeye basılarak büyük plan sahneye konuldu. Artık her türlü kötülüğü içinde barındıran cadı kazanı kaynatılmaya başlanmıştı.. Sovyet emperyalizmi, bir taraftan Azerbaycan'ı içeriden karıştırırken, diğer taraftan sınırlarına yığınak yapmaktadır. Sovyet ajanları bir taraftan direnişin merkezi olan Halk Cephesini dağıtmaya çalışırken, diğer taraftan Karabağda ki Ermeni saldırılarından dolayı hassaslaşan Azerbaycan halkını provoke etmeye başladılar ve Ermeni meselesini kaşıdılar. Halkı tahrik ettiler. Ortamın müsait olduğunu gören KGB, kendi adamları vasıtasıyla birkaç Ermeni'yi öldürttü. Azerbaycanlıların işyerleri kundaklandı. Bundan infiale kapılan halk, Ermeniler'e karşı saldırıya geçti. Böylece KGB'nin istediği, Ruslar'ın tetikte beklediği olaylar başladı. Artık Rus orduları, Bakü'de yaşayan Ermenileri kurtarma ve dağılan düzeni tekrar kurma bahanesiyle Bakü'ye girebilirdi. Esas amaç, yükselen halk hareketini bastırmak ve Cephecileri tutuklayarak bu harekete son vermekti. Azerbeycanı yeniden sömürgeleş- tirmek için sahneye konulan oyun meyvelerini vermeye başlamıştı. 19-20 Ocak 1990 gece yarısı Bakü sokaklarına büyük bir gürültü ile giren Rus tankları işgali resmen başlatmışlardı. Her şeyden habersiz masum Azerbaycan Türk'leri uykularından fırlayıp, Rus Silahlı kuvvetlerine karşı, sopalarla baltalarla karşı koydular. Ruslar 35 bin kişilik ağır zırhlılarla donatılmış "alfa" birlikleri ve "DTK-a" diye isimlendirilen, tahribat eğitimli askerlerle hücuma geçmişti. Tarihin en büyük facialarından biri yaşandı Bakü Azatlık Meydanın da... İki gün süren, kadın, çocuk ve yaşlıların çoğunlukta olduğu bir katliam ile uygulanan soykırımını, dünya ülkeleri film gibi seyretmekten başka hiç bir şey yapmadı. Adeta dut yemiş bülbüle döndüler.. 20 Yanvar günü verilen canların her biri Hürriyet bayrağının yükselmesine kaide oldular. Azerbaycan da hep bir ağızdan çıkan tek bir ses vardı, "vatan sağolsun"...Bir saat içerisinde 170 Türk hayatını kaybederken, binden fazla kardeşimiz de ağır yaralar almıştı. Abşeron "kan denizi" oldu ama, Rus'lar da bu denizde boğulup gitti. Azerbaycan bu kanlı Yanvar hadisesinden sonra, bedeli çok ağır olsada bir nazlı Hürriyet kazandı. Azerbeycan’ın yiğit evlatlarının mübarek kanlarıyla kazanılan Hürriyet en büyük değerdir. Onların, kanlarıyla taçlandırıp verdiği emanete sahip çıkmak her Türk evladının en kutsal görevidir. Bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun…

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.