Arslantürk AKYILDIZ SARI GELİN
Tarih : 2008-05-30
Tüm Yazılar

Arslantürk AKYILDIZ



 Azerbaycan Cumhuriyetinin Kars Başkonsolosu Hasan Sultanoğlu, Azerbaycan Cumhuriyetinin kuruluşunun 90. yıl dönümü münasebeti ile bir davet verdi. Kardeş Azerbaycan Cumhuriyetinin bu mutlu gününe davetli olmamız dolayısı ile, Ziraat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. İsa Özaydın, Yeni Azerbaycan yardımlaşma ve kültür derneği başkanı Dr. Emin Akyıldız, 1.Dünya savaşında Ermenilerce katlediliş mağdurlar derneği başkanı Av. Cafer Zor, Yeminli  Mali Müşavir Ekber Taner, İş adamları İsak Yaycılı ve Caferali Taşbağ  ile birlikte Iğdır'dan bir ekip olarak katıldık.  1918 yılında büyük zorluklarla ve ümitlerle kurulan Azerbaycan Cumhuriyeti ancak Sovyetler Birliği karşısında iki yıl dayanabilmişti. Ne hazindir ki mayıs ayında kurulmanın coşkusu, iki yıl sonraki mayısta, yerini hüzüne, mateme bırakmıştı. Gencecik Azerbaycan Cumhuriyeti, diğer Türk bölgeleri gibi, Sovyetlerin esaretine düşmüştü. Mehmet Emin Resulzade, Ali Merdan Topçubaşı gibi kahramanlar, canları pahasına kurdukları devletlerinin yıkılışını acılar, gözyaşları içinde seyretmekten başka ne yapabilirdiler?  şairin ediği gibi ; Mayıs gelende men ağlaram, bulut ağlar.. Elbette bu ağlamanın bir sonu vardı.Resulzade'nin dediği gibi; " Yükselen Bayrak ,bir daha inmez" di. Sovyet İmparatorluğu dağılınca diğerleri gibi Azerbaycan'da kara günleri geride bırakmış oldu. Hüzünden, kederden ağlayan bulutlardan, artık sevinç gözyaşları akıtıyor, mutluluk ve bereket fışkırıyordu. Ebulfez Elçi Bey ile açılan yeni dönem, Haydar Aliyev ile önemli badireleri geride bırakmıştı. Onların halefi olan İlham Aliyev'le mutlu geleceğe yelken açmış, hızla yol almaktadır.  Seçkin konukların bulunduğu bu güzel davette bir sahne vardı ki, ister istemez bizleri başka âlemlere taşıdı. Azerbaycan'dan gelen sanatçılardan bir tanesi, elindeki çalgı aleti ile meşhur "Sarı Gelin" parçasını seslendirdi. Salonda bulunanlar, kelimenin tam manası ile pür dikkat kesildiler. Sarı gelin parçasının mükemmel seslendirilmesi bu duygu yoğunluğunun oluşmasında elbette ki büyük bir önemi sahiptir. Ancak bu güzel parçayı dinlerken, onun acıklı öyküsü, bilenlerin zihninde canlandı. Hüzün adeta gözlerinden okunuyordu. Eminim  bütün davetlilerin aklından ; Ermenilerin bu güzel eser gibi yüzlerce Türk eserine sahip çıkmak istemesi geçti, Karabağın ayrılık feryadı geçti, sayıları bir milyonu bulan kaçkınların dramı geçti, ihanetler geçti.... Genelde Türk dünyasının, özde Azerbaycan'ın bu mutlu gününde, Sarı Gelin gibi bir sanat şaheser, bizlere çok önemli mesajlar verdi. Bizi bekleyen tehlikeleri, acılarımızı, dramlarımızı hatırlattı. Güçlü ve uyanık olmamanın, çağa ayak uyduramamanın, tembellik etmenin, milli hafızanın kaybedilmesinin ne tür felaketleri davet ettiğinin  mesajını "sarı gelin " parçası mükemmel bir şekilde verdi..Sarı Gelin ile davette verilmesi amaçlanan bütün mesajlar büyük bir ustalıkla verilmiş oldu. Azerbaycan ile Türkiye Türklüğünün birlikteliğinin, kaynaşmasının, dostluğunun ne kadar önemli olduğu mesajı en çok ustaca vurgulandı…
 Sanat, yukarıdaki örnekte de gördüğümüz gibi çok önemli bir olgudur. Her ne kadar " Sanat, sanat içindir " veya  "Sanat, toplum içindir" tartışmaları sıkça yapılsa da, Sanatın toplum dinamikleri açısından önemi göz ardı edilemez. Güney Azerbaycan Türkleri arasında, milli kimlik noktasında ortaya çıkan zafiyet , ünlü şairimiz Şehriyarın "Heyder Babaya Selam" adlı şaheseri ile önemli ölçüde ortadan kalkması, bu tezi destekleyen önemli göstergelerin başında gelmektedir..
 Zaman zaman sanatı milleti aleyhine kullanan bazı insanlarla karşılaşırız. Kimisi, Türklüğe, maddi, manevi değerlerimize saldırarak, bazı çevrelere şirin görünmek hevesine kapılmıştır. Sanatının hakkını vereceği zor, meşaketli, bir o kadarda kutsal yolu bırakıp, bayağı, basit yollara sapanlar, zaman içerisinde yok olup gitmişlerdir. Kendi değerlerine saldırarak, şöhret arayışında olanların işleri bitince, yok olup gittikleri hep görülmüştür. Ancak bunların yanında sanatının hakkını, alın teriyle yoğuran, gerçek sanat adamlarımızın sayıları az değil. Bunun son örneği de Nuri Bilge Ceylan'dır. Cannes Film festivalinde " Üç Maymun" filmi ile en iyi yönetmen ödülünü alan sanatçımız, hepimizi gururlandırmıştır. Bazıları gibi değerlerine saldırma bayağılığına tenezzül etmeden, gerçek sanatçı gururu ile yaptığı konuşma ayakta alkışlanmalıdır. " Aldığım ödülümü, yalnız ve güzel ülkeme adıyorum" sözü ile çok önemli bir mesaj vermiştir..Toplumda önemli bir motivasyon mesajı olarak algılanmıştır.Gaspıralı İsmail , Yusuf Akçura, Ziya Göklalp, Ahmet Ağaoğlu, Hüsayinzade Ali Bey gibi Türkçülerin idealleri  olan Türk Rönesanssının başlangıcı, kültür ve sanat'tan geçer.Birliğin, dirliğin, çağdaşlığın en kestirme ve doğru yolu da budur..
 Türk Dünyasının parlayan yıldızlarından olan, Azerbaycan Cumhuriyetinin bu mutlu gününün coşkusunu yaşarken, "Sarı Gelin" de olduğu gibi sanat ve sanatçının verdiği mesajları iyi tahlil etmek ve gereğini yerine getirilmesi temennileri ile daha nice kutlu  yıllara…

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.