Genel anlamda toplumun temeli olarak kabul edilen aile olgusunun var oluşunda, çocuklar en önemli unsuru oluşturmaktadır. Çocuk en geniş anlamda kadın ve erkeğin ortak bir ürünü, neslin devamı, eşleri birbirine bağlayan bağ, özlem gideren bir araç, anne babanın gelecek sigortası, annenin verdiği bir armağan ve sevgi olarak kabul edilmektedir. Anne babalık rollerine hazırlık evresi olarak kabul edilen hamilelik döneminde çiftler, büyük bir heyecan ve sevinçle bebeklerini beklerler ve bebekleri ile ilgili olumlu hayaller kurarlar.
          Yapılan hazırlıklar normal bir doğum ve normal bir bebek içindir. Bir anne babanın en temel sorumluluğu; fiziksel, psikolojik ve zihinsel yönden sağlıklı bir bebek yetiştirmektir. Fakat dünyaya gelen çocuk herhangi bir sebepten dolayı engelli ise beklentiler değişecektir.
           Engelli bir çocuğa sahip olmak, anne babaların kendilerinin belirlediği bir rol değildir ve bu role hiçbiri kendini hazırlamaz; dolayısıyla çocuğun doğumu ile beklenen heyecan ve sevincin yerini yoğun bir üzüntü ve hüsran duyguları alır; aile karmaşık bir psikolojik durumun içine girer. Herhangi bir sebeple engelli bir çocuğa sahip olan aile şok, inkar, kızgınlık, hüsran, utanç, bir çözüm yolu arama ve çocuğu reddetme gibi olumsuz ve karışık duygularla karşı karşıya kalırlar. Ayrıca bu dönemde anne çocuğu kendi ürünü olarak algılayabildiği için yaşananları kendi suçu gibi de algılayabilmektedir. 
          Ailenin, hangi engel türü olursa olsun, engelli bir çocuğa sahip olmaları onların anne babalık görevlerini ve sorumluklarını arttırmaktadır. Engelli bir çocuk ile birlikte yaşamak, onun yaşamını idame ettirebilmesini sağlamak, ona gereken desteği sunmak aile için oldukça zorlu bir süreci de beraberinde getirmektedir. 
          Ailelerin yaşadığı bu zorluklar, psikolojik, maddi durum, eğitim durumu, yakın çevre ve diğer sosyal çevre ile ilişkiler çocuğun engel durumundan belirli bir
düzeyde etkilenebilmektedir. 
         Bu zorlu süreçte engelli çocuğun bakımı ile yakından ilgilenen ve çocuk ile daha fazla vakit geçirmek durumunda kalan anne karmaşık duygular yaşamaktadır. 
        Annelerin yaşadığı bu karmaşık duygular onlarda bazı duygusal ve ruhsal sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Engelli çocuğa sahip birçok anne benzer sıkıntılı süreçleri yaşayabilmektedir Annelerin yaşadıkları bu sıkıntılı ruh hallerinden hem kendileri hem çocuğun kendisi hem de yakın çevresi olumsuz etkilenebilmektedir. Annelerin bu sürece uyum sağlamaları ve süreci olabildiğince kısa sürede ve en az zararla atlatabilmeleri algıladıkları sosyal destek miktarı ile ilişkilidir. Ailelerin arkadaşlığa, onları anlayan ve destekleyen insanların varlığını hissetmeye, duygusal ve ruhsal desteğe ihtiyaçları vardır. 
           Bu desteği aile bireylerinden, aile ve sosyal çevreden alabildikleri gibi psikolojik danışma merkezlerinden diğer anne ve babalardan da alabilmektedirler. Çalışmalarda algılanan sosyal destek oranı ile depresyon düzeyi arasında zıt yönde ilişkinin olduğu belirtilmiştir. Yine benzer çalışmalarda annelerin algıladıkları sosyal destek oranı arttıkça kaygı düzeylerinin de buna bağlı olarak azaldığını, dışardan destek aldıkça daha az kaygı hissettikleri belirtilmiştir.
            Annelere bu zorlu süreçte dışardan gelebilecek olası sosyal yardımlar, bilgi ve destek ve rehberliğe yönelik programlarının yapılması, hukuki düzenlemelerin olması onların bu sıkıntılı sürece uyumlarını kolaylaştırabilecektir. Ayrıca babanın ve ailedeki diğer çocukların bu süreçte anneye yardımı annenin bu zorlu süreçlerde mola vermesini sağlayabileceği gibi, engelli çocuğunda engel türüne bağlı olarak iletişim kurmasına ve bazı olumlu duygular yaşayabilmesine imkan sağlayabilecektir. Sosyal destek alan anneler olumsuz duygulardan az da olsa sıyrılarak hem kendilerine hem de çocuğa daha faydalı olabileceklerdir. Annelere bu destek verilmeye başlanırken onların ihtiyaçlarının, beklentilerinin, duygularının, yaşantılarının bilincine vararak yapılması daha etkili sonuçlar doğurabilecektir.

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası