Cabbar ŞIKTAŞ Ülkemizi yabancılardan temizleyelim
Tarih : 2017-01-19
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



Ülkemizi yabancılardan temizleyelim

       Üst akıl derin bir oyun kurdu, bizlerde yıllardır kurulan bu oyunun bir parçası olduk. Durup dururken Esad'la tutuştuk, Arap baharı yıkımı başladığında pozisyonumuzu  iyi koruyamadık, kimi yerde taraf olduk, kimi yerde yanlış ata oynadık ve  dost olduğumuz ülkelerle aramız açıldı hatta savaşmaya başladık.
            Halk olarak devletimizin, devletimizi yöneten hükümetimizin arkasında durduk ama, yanlış yapıldığını da dilimiz döndüğü, avazımızın çıktığı kadarıyla ifade etmeye çalıştık. Netice ortada, Suriye ile savaşın eşiğinden döndük, fakat Suriye de devasa bir terör grubunun oluşmasına istemeyerekte olsa,  kabul etmesek de katkıda bulunmuş olduk.   
            "Sünni'lerin öfkeli çocukları" deyip arkasını sıvazladığımız zaman oldu. Özgür Suriye ordusu adı altında sahiplenilen bu teröristler  o topraklara uzaydan gelmediler. Bizim ülkemizden, çevre ülkelerden giriş yaptılar.
            Önceki gün Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak tüyler ürperten bir rakam açıkladı. IŞİD'e katılmak üzere 110 ülkeden, 74 bin teröristin ülkemize geldiğini ve yakalanarak sınır dışı edildiğini söyledi.
            Bu korkunç rakam karşısında artık fazla söze gerek kalmadığını düşünüyorum. Suriye politikamız sayesinde ülkemize 4 milyonu aşkın sığınmacı geldi. Bunlarla beraber gelenler arasında sayısız, kayıtsız, hesapsız terörist bulunduğu gerçeğini artık görmemiz gerekmektedir.
            Bugün ülkemizin birçok şehrinde kümeleşen, hatta istila eden başta Suriye'liler olmak üzere, Ortaasya'lı, Ortadoğu'lu, Afrika'lı onlarca ülkeden gelen, yüz binlerce insan bulunmaktadır. Bu kişilerin birçoğu kayıt dışı, kaçak yollarla ülkemize gelmiş ve sorgusuz, sualsiz yaşamaktadırlar. 

            FARKINDAYIZ BAŞIMIZ KARIŞIK
            Ülkemizi 15 yıldır yöneten Ak Parti Hükümeti geçte olsa bazı şeylerin farkına vardı. Evet ağır bedeller ödememize sebep olsa da, fark etmemiz bile iyi bir gelişmeydi. Bu gün FETÖ, PKK, IŞİD, DHKP-C gibi terör örgütleriyle yoğun bir mücadele içerisinde olan Polis, Jandarma  ve Askerimizin  gündemi oldukça yoğun ve günleri oldukça yorucu... Halk olarak her şeyin farkındayız. Ancak tez zamanda toparlanma yaşanmalı, ülkemizde bulunan yabancıların bir an önce sınır dışı edilmesi sağlanmalıdır.
            Türkiye ne teröristlerin üstü olarak kullandırılmalı, ne de sığınmacıların  toplanma merkezi olarak kullandırılmamalıdır.
            Elbette mazlumlara kapımızı açmalı, yardımcı olmalıyız. Bu bizim insanlık görevimiz ama, mazlum görünümlü hainlere de kendimizi kullandırtmamalıyız.
            Reina katliamını gerçekleştiren alçak IŞİD'li teröristin bağlantılarına bakıldığında, Konya, İzmir, Bursa, İstanbul, Antep daha da derine inildiğinde kaç ilde, kaç kişi oldukları daha net anlaşılacaktır.
            Polis ve Jandarma ciddi çalışsalar ülkemizde bulunan yabancı uyruklu, kayıt dışı yaşayanları, bir ayda memleketlerine yollar, ülkemizi temizlerler. Suriyelilerden taşkınlık yapan, huzuru bozanlara yaptırım uygulanırsa, yaşadığınız bölgelerde insanlara eziyet ederseniz sınır dışı edileceksiniz dense ve uygulansa asayiş  kısmen de olsa sağlanmış olacaktır.
            Yani hem Türkiye'ye sığınıp, hem de buradaki insanların huzurunu bozmaya yeltenen kişilerin, kendi ülkelerinde de aynı durumu sergiledikleri ve  kendi ülkeleriyle bu yüzden çatıştıkları anlaşılmaktadır.

            SÖZÜN KISASI
            Ülkemizde bulunan yabancı uyrukluların bir an önce sınır dışı edilmesi.
            Suriye'li sığınmacıların rehabilite edilmesi, huzur bozanların bir an önce sınır dışı edilmesi.
            Suriye ile görüşmelerin sağlanması, ya da güvenli bölge oluşturulması ve mültecilerin ülkelerine gönderilmesi.
            Zaten zor günler yaşayan ekonomimizin büyük bir bölümünü harcadığımız Suriye'lilerden tez zamanda kurtulmamız gerektiğinin bilinmesi.
            Kendi işsizlerimiz ortada dururken, vatandaşlığa geçirilen ve iş imkanı sağlanan Suriye'lilerin işe alınması fikrinden vazgeçilmesi.
            Ülkemizi hayır kurumu, yolunacak kaz, kullanılacak ülke gibi görenlere fırsat verilmemesi gerektiğini düşünüyor halkımız.
            Bu düşünceler yazar olarak benim fikrim olmakla beraber, ülkemizde karşılığı olan, halkımızın ortak istek ve arzuları olduğu için sesimin duyulabileceği kadarı ile hatırlatmakta yarar görüyorum.
            Bu köşe yazımda hükümeti eleştirsem, hakaret etsem, aşağılasam biliyorum ki birçok kişi hemen ellerini ovuşturarak beni şikayet etmek için sıraya gireceklerdir. Aynı kişiler halkımızın duygu ve düşüncesini kaleme aldığım bu yazımı ilgili makamlara iletip toplumun isteklerinin neler olduğunu duyursalar fena mı olur. Hiç değilse ömürlerinde bu halk için bir kerecik bir iyilik yapmış olurlar.

            KARAMSAR DEĞİLİZ
            Ülkemizin içinde bulunduğu terör ve ekonomik terörün yarattığı bir moral bozukluğu vardır. Bunu sokakta ki halkta, iş dünyası da, siyasilerde fevkalade biliyorlar. Direnip çalışmaktan başka, mücadele etmekten başka yapacak hiçbir şeyimiz yoktur. Boş boş konuşmakla, ülkede suni gündemler yaratarak insanların moralini daha çok bozmanın, psikolojisini alt üst etmenin, canını sıkmanın hiç gereği yoktur. Hem hükümet üyelerinden, hem de muhalefet üyelerinden ağzı olanın konuşmasına müsaade edilmemelidir.  

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.