Cabbar ŞIKTAŞ 15 Temmuz
Tarih : 2017-07-26
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



15 Temmuz

15 Temmuz bir Çanakkale zaferi değil,  ama basit bir hadise de değil.

15 Temmuz bir Dumlupınar değil. Ama şehadete koşulurken zaman ve mekan da önemli değil.

15 Temmuz bir kurtuluş savaşı değil, ama bağımsızlığını elde eden bir ülkenin yeniden işgal edilmeye çalışılmasını, Kurtuluş savaşı ruhuyla engelleyip, hainlere ülkeyi teslim etmeme mücadelesinin bir simgesidir.  

15 Temmuz Güneydoğuda ve Doğuda askerin, polisin dağlarda yaptığı bir vatan savunması değil, ama şehir merkezlerinde elinde silah olmayanların teröre karşı duruş sergilediği gündür.

15 Temmuz’u küçümseyen, kontrollü darbe diyen, mutlaka bir günle kıyaslayıp abartılı bulan, yıldönümünü çeşitli bahanelerle eleştirenler kesinlikle ve kesinlikle FETÖ’nün hışmına uğramamış kişilerdir.

Elbette herkese bir gün “ADALET” gereklidir.

Ama daha düne kadar adaleti ayaklar altına alan, insanlara kumpaslar kurup ERGENEKON,  BALYOZ, SELAM TEVHİT ve benzeri düzmece senaryolarla binlerce insanı hapse tıkan, katleden, hukuku hiçe sayan kişiler müsaade edin de  yargı önüne çıksınlar.  

Şüphesiz ki, 15 Temmuz hain FETÖ kalkışmasının yıldönümünde abartılar olmuştur. Gereksiz uygulamalar olmuştur. Ama daha üzerinden 1 yıl geçen bu vahim hadisenin insanlar üzerinde yarattığı travmayı daha yoğun hissetmeleri sebebiyle olabileceği varsayılamaz mı?

15 Temmuz gecesi meydanda dev ekranda Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan konuşurken şöyle dedi. “Acımayın bu hainlere, elinizde ne bilgi varsa sunun ve gereği yapılsın. Güçlü değilsek bize bir tek gün bile yaşam hakkı vermeyecek o kadar çok ülke var ki, isimlerini tek tek sayarsak çok ciddi uluslararası krizle karşılaşırız.” Demiş ve Pensilvanya da yaşayan hain FETÖ’nün bu ülkeye kurmuş olduğu kumpası anlatarak halkın uyanık ve duyarlı olması gerektiğine vurgu yapmıştı.

Iğdır’da 11 Temmuz’dan itibaren başlayan “15 Temmuz” haftasını dolu dolu geçirildi. Iğdır Valisi Enver Ünlü ve çalışma arkadaşları son derece güzel organize olmuşlardı.

Programlarda hiç aksama olmadı desek yeriydi. Gerek ziyaretler, gerek yürüyüş ve gerekse iki gün tutulan demokrasi nöbeti coşkulu ve inançlıydı.  

15 Temmuz 2016 günü yaşanan hain kalkışmanın ardından meydanlara inenler ile şimdi meydana çıkanlar arasında kısmen de olsa fark vardı. O gün işi şova dökenler vardı, bu gün ise doğal seyrinde devam eden bir anma merasimi vardı.

Elbette bakış açısı olarak bir eleştirmen mantığı ile yapılan her ne olursa olsun eleştirecek bir şeyler bulabilirsiniz. Ancak ben konu 15 Temmuz olunca ve karşımızda gerçekten acımasız, sinsi ve alçak bir örgütünün varlığını bizzat hissederek yaşayan biri olmam hasebiyle yapılan abartıda olsa göremeyebilirim.

Çünkü geçmişte sizi de devletin bir valisi telefonla arayıp tehdit etmiş olsaydı, mali yönden bitirin talimatı vermiş olsaydı, işiyle, ekmeğiyle imtihan etmiş olsaydı, hiçbir kurum ve kuruluşta ilgi alaka göstermemiş olsaydınız siz de sanırım ki benim gibi düşünebilirdiniz.

Bu ortamda külhanbeyi olmak çok kolay, bu ortamda FETÖ demek, kafa tutmak, küfür etmek çok kolay, ama dün durum hiçte öğle değildi. İnsanlar bir şekilde baskı altında tutuluyorlardı. Baskı altında olduklarını, haksızlığa uğradıklarını kimseye söyleyemiyor, çare bulamıyorlardı.

16 Temmuz gecesi Iğdır Milletvekili Sayın Nurettin Aras yaptığı konuşmada ne demişti: “Çok dertliyim çok, dün bizleri bu şehirde yok hükmünde gördüler, ötekileştirdiler, raporlar yazdılar, gümrüklerde taciz ettiler, hakim savcı atamayanlar, devlet kademelerinde işe almayanlar, baskı yapıp sindirmeye çalıştılar, bu gün hesap veriyorlar.”

Şüphesiz ki, FETÖ kalkışmasının ardından suçsuz günahsızların mağduriyeti de söz konusu oldu. İçlerinde gerçekten kandırılanlar, çaresizlikten ve daha önemlisi o gün ki devletin teşvik etmesinden ötürü gidip o örgütün yurtlarında kalan, barınan ve hatta onlar eliyle iş imkanı elde eden kader mahkumları da yok değildir.

FETÖ temizliği her geçen gün yapılırken, FETÖ mağduru olup işinden, ekmeğinden olan, ceza evine atılanların da mutlaka daha iyi incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Daha da önemlisi, devletin bütün hücrelerine sızan, ele geçiren ve kendisini gizleyerek FETÖ operasyonu adı altında vatanperver kişileri işten atan, ceza evine tıkan ve sonrada kendisi yakalanın birçok örnekte bulunmaktadır.

15 Temmuz başlıklı yazım biraz gecikmeli oldu ama, umarım okuyucularım hoşgörüyle karşılarlar.

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası