Cabbar ŞIKTAŞ Komşuda pişer bize de düşer
Tarih : 2018-01-06
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



Komşuda pişer bize de düşer

 
Böyle bir Atasözü vardır “Komşuda pişer bize de düşer.” Bu sözü derinlemesine anlayarak okuduğumuzda sadece komşuda pişen bir yemeğin kendilerine de ikram edileceği anlamını taşımaz. Bu söz aynı zamanda komşuluk hukukunun ne kadar önemli olduğunu, komşu bağlarının kuvvetli olması gerektiğini, muhabbet, saygı, sevgi taşıması gerektiğini, “komşu komşunun külüne muhtaçtır” anlayışıyla bütünleşmesi gereken bir sözdür. 
15 Temmuz’da ülkemiz de yaşanan vahim FETÖ kalkışması yaşanırken İran ordusu komşuluk vazifesini yapmış, teyakkuza geçmiş, Türkiye’den gelebilecek her türlü talebe karşılık verebilecek şekilde pozisyon almıştı. O gün Sayın Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan durumun vehametini anlamış, halkı darbecilere darbe yapmak üzere sokağa inmeye çağırmış ve darbe bastırılarak önlenmiştir. 
Geçtiğimiz hafta İran’da ekonominin kötü gidişatını protesto etmek için Meşhed’de başlayan protesto gösterileri, bir anda ülke geneline yayılmış ve gösterilerin seyri ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın kışkırtmasıyla değiştirilerek hükümete ve rejime karşı başkaldırı, hükümeti ve rejimi yıkmaya yönelik eylemlere dönüştürülmüştür. 
İran’da, Türkiye gibi tarihi geçmişi olan, köklü devlet geleneği olan bir ülkedir. Şüphesiz ki, Türkiye 15 Temmuz darbesini köklü devlet altyapısı sayesinde önlemiştir. İran’da aynısını yaptı. Başkaldıranların kendilerini iyice deşifre etmesine olanak sağladı. ABD, İsrail, Suud ajanlarının kendilerini açığa çıkarması için sayıları 50 bin civarında olan göstericilerin yakıp yıkmalarına müsamaha gösterdi. 
İran bu olaylarda sanki Türkiye’den kopya çeker gibi davranıyordu. 
          Çözüm sürecinde verilen tavizleri iyi değerlendiremeyen PKK, mevzi kazandığını düşünerek dağda yaptığını şehirde de yapmaya başlamıştı. Şehirde yapılan faaliyetlerin gözetlendiğini biliyor, ama bu iş artık bitti, PKK istediklerini alıyor rehavetiyle devletin yaptığı kayıtları çokta umursamıyordu. 
Çözüm süreci bitip, çatışmalı sürece dönüldüğünde, devletin derin yapısının bir kez daha farkına varmış oldular. 
Sözüm ona, İran’da kendi ülkesini yıkmaya yönelik faaliyet içerisinde olan ancak deşifre olmadıkları için dünya kamuoyu baskısını da hesap ederek çokta ses çıkarmıyordu. Nitekim takke düştü, kel göründü ve İran hükümeti içinde ki vatan hainlerini tespit etmiş oldu. 

TÜRKİYE’nin KOMŞULUĞU

Türkiye, İran’da yaşanan bu hadiselerin vahametini iyi idrak eden, geçmişte tecrübeleri olan bir ülke tecrübesiyle ve komşuluk hukukunun gereğini yerine getirerek, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan sürekli sağduyulu açıklamalar yapmış, İran halkının tahriklere kapılmamasını vurgulamış, ABD, İsrail ve işbirlikçilerinin kışkırtıcılığının yanlış olduğunu savunmuştur. 
Hakeza MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de yaptığı açıklama da İran’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını belirtmiş, olayların bir an önce son bulmasını temenni etmiştir. 
İran’ın iç işleri doğrusu bizi çokta ilgilendirmez. Ama komşuluk hukukumuz sebebiyle, yoğun ticari işbirliğimiz hasebiyle, ortak kültür birliği, inanç birliği taşıdığımızdan ötürü İran’da yaşanabilecek bir iç kargaşanın bizlere de sirayet edeceğinden endişelenmekte ve haklı olarak duruşumuzu buna göre şekillendirmekteyiz. 
Aslında daha objektif bakacak olursak, İran’da yaşanan üzücü olayların ardından ülkemizde birkaç taassup hastası kişilerin İran yıkılsın, dağılsın açıklaması ve yazısının dışında, iktidar, muhalefet ve aklıselim çoğunluk İran’da yaşanan olayların bir an önce son bulması için çağrılar yapmışlardır. 
Bazıları da derin bilim adamı edasıyla önce kışkırtıcı hamle yapıp, Traktör taraftarlarının yaptığı bozkurt işaretini paylaşıp ardından da azarı işitince açıklama yaparak millete “gerizekâlımısınız, okuduğunuzu anlamıyorsunuz” diyerek hakaret etmiş, aşağılama terbiyesizliğinde bulunmuştur. Oysa ki İran’da bulunan Türk’lerin ayaklanması için her fırsatta attığı adımlar çok iyi bilinmektedir. 

KABİNE DEĞİŞİRMİ BİLEMEM

Son günlerde kabine değişecek söylentileri reddedilse de sıkça konuşuluyor. 
Benim favorilerim. 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu
Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba
AB Bakanı Ömer Çelik
Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan
Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın
Hükümet Sözcüsü Mahir Ünal 

DOĞALGAZ RAHATLIĞI

Harika bir hizmet, yıllardır özlemini duyduğumuz Doğalgaz’ı kullanmak gerçekten de kolaylık ve güzellikmiş. Emeği geçenlere bir kez daha teşekkürler.

ŞEHİRDE DERİN BİR SESSİZLİK VAR

Son zamanlarda anlam veremediğim bir şekilde şehirde derin bir sessizlik hissediyorum.  Allah hayır etsin inşallah.  Ama hayır mı şer mi bilmem, her kes bir birinden sanki bir şeyler saklıyor gibi, devlet adamları sadece ziyaretleri kabul ediyor ve ara da birde görüntü verecek şekilde ziyaret gerçekleştiriyorlar. 
Ama cılız da olsa bir takım mırıldanmalar kulakları tırmalıyor. Bu sessizliği bozmak için sürekli ırk ve mezhep üzerinden algı yaratıp bir tartışma ortamı yaratmak istiyorlar. 
En önemlisi de yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, kendi işledikleri suçu sürekli birilerine ihale etme peşindedirler. Devletin gözünün içine baka baka konuşmakta, tarifi imkansız öz güvenle üste çıkmaya çalışmaktadırlar.  

BACAKLARINI KIRIN

Sayın Bakan Süleyman Soylu okul önlerini mesken tutan uyuşturucu satıcılarına yönelik Polis teşkilatına verdiği talimatta, acımayın, bacaklarını kırın ve suçu da bana atın açıklaması yaptı. 
Tam benim kafamda, bu işin yasası, kanunu tamda budur. Tecavüzcülere, ırz düşmanlarına, çocuk istismarcılarına, uyuşturucu satıcılarına, tefecilere kesinlikle müsamaha gösterilmemelidir.
Sayın bakanım sizi bu cesaretli açıklamanızdan ötürü kutluyorum.

  1. Sefa Yürğkel 2018-01-13 13:05:53

    Azerbaycan Devletine ve Cumhurbaşkanı Sayın ilham Aliyeve Çağrımdır: Azerbaycan Tarihindeki Sansürü Kaldırın.!Modern Azerbaycan Devletinin 100 Kuruluş Yılında, Milli ve Yerel Şahsiyetlere Resmi Tarihte Yer Verin. ! Bugün aşağıdaki Azerbaycan Devletinin, açıklamasını okudum, Hiçbir aklı başında insanın, akademisyenin ve siyasetçinin kabul etmeyeceği bir sansür var burada. Bu açıklamada, 2018 yılında, Azerbaycan liderler kültüründe olmaması gereken, tarihi şahsiyetleri ve yerel kahramanları, halkı es geçme ve inkar etme var. Bu açıklamada Azerbaycana büyük hizmetleri geçen: Alimerdan Topçubaşı, Ahmed Ağaoğlu, Bakü Fatihi Nuri Paşa nın isimleri, beğenmeyelim beğenelim, Sovyet döneminde, Azerbaycana büyük emeği geçen ; Neriman Nerimanov, Mirza Davud Hüseyinov, Davud Yakubov, Ruhulla Akundov, Mir Cafer Bagirov, Mir Teymur Yakubov, İmam Mustafayev, Veli Akhundov, Kamuran Bagirov, Abdurrahman Vezirov, Sonrada bağımsızlık ateşini yakan Ebulfeyiz Elçibeyin İsmi geçmiyor. Modern Azerbaycan Devletinin İlk Kurucu Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzadenin ismi artık mecburen yazılırken ( bu bir ilerleme ama yeterli değil) esas olarak Cumhuriyete hizmetin vericisi olarak sadece Haydar Aliyev gösteriliyor. Birde halk yok. Diğer yerel kahramanlar yok. Böyle tarih yazılmaz. Kimse kusura bakmasın, Azerbaycan tarihi Aliyevlerle başlamıyor. Onlarlada bitmeyecek tabiki. Benim Haydar Aliyevin tarihte yaptıklarına, Sovyet sonrası kargaşalıkta, Devleti tekrar yerine oturtmasına saygım ve şükranım var. Bu Azerbaycan tarihinin bir parçası. İnkar edilemez. Bunuda ilerde sansürlüyecekler olacaktır. Bunada karşı çıkmak ve doğru dürüst tarih yazmak lazım diye düşünüyorum. Azerbaycan artık tarihi doğru yazmalı. Dünya alemin bildiği şeyi kimseden saklayamaz ve sansürlü tarih yazmamalıdır. Yazarsanız gülünç duruma düşersiniz. Benimde kendimi bir Türk olarak ve kendimi bir parçası olarak gördüğüm Azerbaycanı kimsenin gülünç duruma düşürmeye hakkı yok. Azerbaycan Milli bir devlettir. Ağaların çiftliği veya aşireti değildir. Bugünkü Azerbaycan liderliği nin aşlağıda yaptığı resmi açıklama milleti birleştirmez. Tarihi bölen halkıda böler. Kırgınlık yaratır. Azerbaycanı güçsüz düşürür. Buna kimsenin hangi mertebede olursa olsun hakkı yoktur. Benim Azerbaycan Devletine, Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyeve önerim ve çağrım şudur; Tarihi Tarih gibi yazın. Milli ve yerel değerleri birleştirin. Tarihten görmezliği ve sansürü kaldırın. Milletin görünmez gönlünü kazanın. Milleti birleştiren olun. Modern Azerbaycan devletinin kuruluşunun 100 Yılında, Tüm Milli şahsiyet ve değerleri, sırası ile minnet ve şükranla anın! Seyyid Şah İsmail Hatayi , Fuzuli , Nizami , Nesimi ve Tağiyevin Diyarını bu sansürden kurtarın! Ve sizde bu şekilde tarihde önemli ve unutulmayacak bir rol oynayın. Devletin başı olarak büyüklüğünüzü gösterin. Artık bu tarih sansürleme utancından Azerbaycanı kurtarın ve tarihe birleştiren Milli Lider olarak geçin.! Saygılarımla, Sefa Yürükel Sosyal Antropolog ve Etnograf Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı sefamyurukel65@gmail.com XALQ CÜMHURİYYƏTİNİN ƏNƏNƏLƏRİNİ YAŞADAN AZƏRBAYCAN ETİBARLI ƏLLƏRDƏDİR! Azərbaycan Prezidenti cənab İlham Əliyevin 2018-ci ili Azərbaycan Xalq Cümhuriyyəti ili elan etməsi tarixi qərardır. Məlumdur ki, bu il Cümhuriyyətimizin 100-cü ildönümü qeyd ediləcək. Cənab Prezidentin də qeyd etdiyi kimi, müstəqil Azərbaycan Azərbaycan Xalq Cümhuriyyətinin varisidir. Varisi olduğumuz Xalq Cümhuriyyəti müsəlman aləminə, hətta Avropaya böyük nümunə idi. Avropanın aparıcı ölkələrində hələ o zaman qadınların səs vermək hüququ olmazkən, bu hüquq Xalq Cümhuriyyətində qanunla təsbit edildi. Xalq Cümhuriyyətinin qurucularından Məmməd Əmin Rəsulzadə “bir dəfə yüksələn bayraq bir daha enməz” dedi və gələcək nəsillər bunu unutmadı, həmin bayraq hələ SSRİ adlı imperiyanın dağılmadığı illərdə Naxçıvanda rəsmiləşdirildi. Ulu öndər Heydər Əliyev Naxçıvan Ali Məclisinin sədri olduğu dövrdə həm Moskva, həm də onun Bakıdakı tör-töküntüləriylə mübarizə apararaq, hər iki istiqamətdən təzyiqlərə rəğmən, Xalq Cümhuriyətinin qaldırdığı milli bayrağı Naxçıvanda ucaltdı. Təəssüf ki, Xalq Cümhuriyyəti iki il yaşadı, Azərbaycan işğal olundu. Üstündən 70 il keçdikdən sonra Azərbaycan yenidən müstəqilliyinə qovuşdu. Ancaq Xalq Cümhuriyyətinin obyektiv səbəblərdən uğradığı məğlubiyyətin 70 il sonra bu dəfə Bakıdakı hakimiyyətin yarıtmaz siyasəti nəticəsində subyektiv səbəblərdən yenidən təkrarlanması ehtimalı var idi. Heydər Əliyev buna imkan vermədi, xalq ulu öndəri Bakıya dəvət etdi, Azərbaycanda sabitlik yaratdı, inkişafa imkanlar açıldı. Ulu öndərin davamçısı olan möhtərəm prezident İlham Əliyev də bu sabitliyə əsaslanaraq ölkənin inkişafını daha da gücləndirdi. Prezidentimiz 2017-ci ilin sosial-iqtisadi inkişafının yekunlarına və qarşıda duran vəzifələrə həsr olunmuş iclasda əldə olunan uğurlardan danışıb, məmləkətimizin potensialının artdığını konkret misallarla, rəqəmlərlə vurğulayıb. 2018-ci ilə daha böyük ümidlərlə daxil oluruq. Bu isə 100 illiyini qeyd edəcəyimiz Xalq Cümhuriyyətinin ənənələrinin Azərbaycanda yaşadığını və daha da inkişaf etdiyini göstərir. Xalq Cümhuriyyətini quran babalarımızın ənənəsi davam edir, məmləkətimiz etibarlı əllərdədir!

  2. Mahmut demir 2018-01-14 17:50:28

    Sayın Cabbar ŞIKTAŞ, Iğdır için köklü sayılabilecek bir gazeteniz var ve kendiniz de küçük bir il olsa da bu yerde tanınan,bilinen bir yazar olmalısınız.. Sizden bir istirhamim olacak... Lütfen birçok sorunu olan(alt yapi,üst yapi,temizlik ,egitim,sağlık vb) ve hickimsenin çözmeye yanaşmadığı igdir'la ilgili gazeteniz ve internet kanalinizda şu konuyla ilgili şu toplantı yapıldı,vali şuraya gitti ziyaret etti bilmem adamin biri köpeğe çarptı,vali kaymaklamlarla yemek yedi,cay içti,bir köye gidip tandir ekmeği yedi...yazdikca inanin midem sisiyor sizin de oyle oldugunu tahmin ederek...lütfen bu ilin eğitim sorununu dile getirin neden türkiyede sonlardayiz saglik şartlarını,yatirmi,istihdami dile getirin siyasilere alkış değil baski kurun pohpohlamaya hazır cok insan var ama malesef sizler onlarin gorevini devralmissiniz biraz duyarli olun.ziyaret resimlerinizi siteye atmaktan yorulmadiniz mi? Bu gazetecilik değil... kusura bakmayin ama bunlar gerçekler bu ilin köy gibi kalmasinda sizin de payınız olmasin. .her neyse..iyi akşamlar

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.