Cabbar ŞIKTAŞ Siyasi analiz
Tarih : 2018-05-12
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



         Seçim takviminin açıklanması ile birlikte hem aday adaylarının ve hem de seçime ilgi duyan vatandaşların yoğun trafiği ile muhatap olmaktayız. 
 
          Aday adayları Iğdır’da ki seçim havasını merak ederken, seçmen de kimin aday olacağını merak edip sorgulamaktadır. 
Şüphesiz ki kimin aday olacağını önceden kestirmek biraz zor. Tahminler olur elbet ama genel merkezlerin ne yapacağı hiç belli olmaz. Birde bakmışınız ki toplumda hiçbir karşılığı olmayan birini aday göstermişlerdir. Ya da tam tersi, hiç kimsenin aklına gelmeyen, toplumda karşılığı olan, duruşu güzel birini aday göstermişlerdir. . 
 
          Aday adayları hem kendi adaylıklarını garanti altına almaya çalışırken, hem de rakip olarak gördükleri partilerin adaylarının kimler olacağına kulak kabartmaktadırlar. Çünkü küçük yerlerde çoğu zaman aday partinin önüne geçebilir.  Güçlü parti toplumda karşılığı olmayan birini aday gösterdiğinde aldığı sonuç hüsran olabilir. Güçsüz parti de toplumda karşılığı olan birini aday gösterdiğinde rekor kırabilir. 
 
          Öz güveni tavan olan Ak Parti bu tarz hataları çok yaptı. Zamansız tercihlerle aday gösterdi. Mahallinde halka kulak asmadan aday gösterip hüsrana uğradı. Sonrasında kazanan bazı vekillerin başarısı partinin üstünde algılanmasın diye, parti içi hiyerarşiyi devreye sokup kendi vekillerini etkisiz hale getirdiler.  
 
          24 Haziran baskın seçimi çokta rahat bir ortamda yapılıyor diyemeyiz. Her şey birbirine karışmış durumda. Ak Parti mevcut vekil kadrosunun kaçıyla devam edecek bilinmiyor. Şayet bu vekillerin çoğunluğu ile devam edilecek olursa, geçmişte Fetullah Gülen’e nağmeler yağdıran vekillerle tekrar yola devam kararı almış olacaklardır. Bu kararın neticesi de haliyle hüsranla sonuçlanmış olur.  
 
         Cumhur ittifakı, Millet ittifakı ve DHP’nin yarışına az kaldı.
 
         Ama önemli olan ittifaklar değil, ittifaklarında bir birileri ile yapacakları yarıştır. Mesela MHP ile Ak Parti ittifakında her parti kendi adayını gösterecek ve kendi adayına oy isteyecektir. Oylar sayıldığında Ak Parti’nin oyu MHP’den çoksa, MHP’nin oyları Ak Parti’nin oylarına eklenerek hesap edilecektir. Ya da tam tersi, MHP, AKP’den çok oy almışsa, AKP’nin oyları MHP’ye ilave edilerek toplanacaktır. 
 
          Aynı durum Millet ittifakı olan CHP-İYİ Parti-SP-DP içinde geçerlidir. İller bazında hangisi çok oy alsa diğerlerinin oyu çok alan partinin oylarına sayılacak ve kazanma yeter sayısı kimde ise o vekil seçilecektir. 
Durum böyle olunca Cumhur ve Millet ittifaklarında yer alan siyasi partiler aynı zamanda kendi aralarında da yarış içinde olacaklardır. 
 
          Mesela Ak Parti’nin adayı seçim kampanyası yaparken iktidar adına vaatte bulunurken, MHP bu söylemi nasıl şekillendirecek bilinmez. Ya da Ak Parti bir miting yapacak olsa, devletin olanakları daha fazla kullanılacaktır. Yani MHP seçmende güçlü olsa da, iktidar nimetlerinden çokta pay sahibi gibi gözükmüyor. Bu tablo biraz da MHP’nin göstereceği adaya göre de değişebilir. MHP’nin göstereceği aday etkili biri olursa, partisinin iktidar ortağı olduğunu, iktidar yapılanmasında bir güç sahibi olduğunu ortaya koyar ve sözü de geçerlilik arz edebilir.   
 
           Aday adayları şüphesiz ki tüm bu analizleri hesaplamış, gerekli tedbirleri de almışlardır. Ancak adaylar netleştikten sonra ki stratejinin daha farklı olacağı muhakkaktır.  
 
           Cumhur ittifakını eleştirenler, Millet ittifakını kurdular.     
 
           Bu da demek oluyor ki, partiler kazanabilmek için her yolu mubah görmektedirler. Yani Ak Parti MHP ile kazanım elde edemeyeceğini düşünse elbette ki MHP ile ittifak kurmazdı. Hakeza MHP’de aynı paralelde olaya yaklaşmıştır diyebiliriz. 
Şunu da unutmamak gerekir ki, tepede ki ittifaklar bazen sahaya yansımayabilir. Ak Parti, MHP ittifakının hissedilmediği illerden biri de Iğdır’dır diyebiliriz. Çünkü Iğdır’da Ak Parti ile MHP’nin birbirine geçişgenliği, Ak Parti’nin farklı cemaatlerle olan geçişgenliği kadar değildir. Zaten Ak Parti’nin en büyük ve en sancılı sorunu da budur. Ak Parti bir yandan FETÖ ile mücadele ediyorum derken, bir yandan da mevzilerinin FETÖ kriptolarına teslim edilmesine göz yumuyor. AK Parti ya bir taktik uyguluyor, ya da Ak Parti’nin altını oymak isteyenler bu işi bilinçli yapıyorlar. 
Peki, Iğdır’dan nasıl bir sonuç alınır. 
 
           Yukarıda da belirttiğim gibi adaylar netlik kazanmadan yorum yapmak oldukça zordur. 
 
            Birileri HDP barajın altında kalacak falan diyor ya, bana kalırsa hiç alakası yok, Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden aday gösterilmesi bile hatırı sayılır bir ivme kazandırdı HDP’ye… Belki aday gösterildiğinde serbest bırakılsaydı bu kadar etki yaratmazdı. Aynı Meral Akşener’in mağdur pozisyonuna sokulup oyunun artırılması gibi. 
HDP’nin Iğdır’da 50 bin bandında bir oyu olduğunu düşünüyorum. 
İkincilik için MHP ile Ak Parti yarışır. 
 
            Ak Parti, bir Türk aday gösterirse şansı daha yüksek olur. Yok, eğer bir Kürt aday gösterirse, MHP’den çok oy alması gerekir ki ikisinin oyu birleşsin ve HDP’nin almış olduğu oyun yüzde ellisini geçip kazansın. Pek tabi ki aynı durum MHP içinde geçerli, MHP, Ak Parti’den bir oy fazla alsa, oylar MHP hanesinde toplanacak ve elde edilecek çoğunluk HDP’nin aldığı oyların yarısından bir fazlası ile kazanmış olacaktır. 
 
            Bir başka senaryoda şöyle olabilir. 
 
            MHP’nin adayı Türk, İyi Partinin adayı Türk, AKP’nin adayı Türk, CHP’nin adayı Türk olursa, zayıf ihtimalde olsa HDP iki sıfır yapabilir. 
 
           Dediğim gibi bütün partiler, aday adayları ve hatta seçmenler bu dediklerimi mutlaka değerlendiriyor ve hesap yapıyordur. 
Ama her şeye rağmen her partinin kendine göre azimle çalışacak seçmeni vardır. Kimse de kimseye sen niye aday oldun deme hakkına sahip değildir.
 
           Bizim acizane yapmış olduğumuz analiz tamamıyla tahmine dayalı analizlerdir. Asıl yorum 21 Mayıs’tan sonra yani adaylar belirlendikten sonra yapılır.
 
         Şimdilik tüm aday adaylarına başarılar dilerim.  

  1. CANER CANTÜRK 2018-05-14 10:46:12

    Iğdırlı hemşerilerime mesajımdır: 16 yıldır bu ülkenin çivilerini söküp, ABD, İNGİLİZ, İSRAİL ve S. ARABİSTANI SEVİNDİRENLERLE Mİ DEVAM, Bu anlayışa sığınıp, TBMM'de koltuk kapmak isteyen sözde Milliyetçilerle mi devam? Milliyetçilik, kişilere değil, ülkeye hizmet etme tutkusudur. Güçlünün yanında görünmek, korkakların işidir! Hakılının yanında olmalı haklının... SELAM ÖZGÜR YEŞİL IĞDIR'A...

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.