Nebraska'ya Kar Yağmıştı

Tarih : 2013-01-22 / Kategori : Kültür & Sanat

Reklam Alanı

    Başlığa bakıp da Nebraska’ya kar yağmaz sanmayın. Amerika Birleşik Devletlerinin orta batısına düşen Nebraska soğuk ve karlı bir eyalettir. Iğdır’a yağan kardan bir hafta sonra böyle kardan bir yazı yazmak istedim. Şu an Iğdır’da (eğer bu yazı basılıncaya kadar yeni kar yağmazsa) kardan adam yapamayız ama buzdan adam olabiliriz. Yani buz ile altlı üstlü bir macera her an yaşayabiliriz. Farkındayım, sır gibi bir yazı oluyor. Amerika nere, Iğdır nere? Sizinle bir Amerika hatırası paylaşmak istiyorum. Kısa bir hatıra, belki bir ders çıkar bizlere bundan da…
    İlk gittiğimde Amerika’da bir ailenin yanında bir ay kaldım. Ocak ayının başlarıydı. Kar boran ayları Lincoln’ün (Kaldığım şehir). Soğuk mu soğuk? Öyle bir ayazı var ki, adamın alnını çatlatır. Bir gün akşamüzeri ev sahibim oğlu ve ben salonda oturuyoruz. Ben mutat olduğu üzere çayımı yaptım. Nerede demleme Türk usûlü çay? Sıcak suyun içerisine salladığımız torbacıktan yalap şalap tat almaya uğraşıyoruz.  Dışarıda akşamüzeri başlamış olan kar yavaş yavaş yağıyor. Tam karda yürüme romantizmine uygun bir hava... Ama benim hayâllerim okyanus ötesinde… Miss Footh, biz dışarı çıkıyoruz, dedi. Yapacakları işi de söyledi ama şimdi hatırlamıyorum. Bana da kar dinince, kürürsün, değil mi, dedi.  Ben de “evet” dedim ama ne yapacağımı da bilmiyordum. Gece biraz ilerleyince yattım. Karın dinip dinmediğini hatırlamıyorum. O anda da dikkat etmemiştim zaten.
    Sabah kalktığımda bayan kızgındı. Bana niçin karı kürümediğimi sordu. Ben de nasıl yapacaktım dedim. Siz, kar kürümez misiniz, dedi. İşte bu güzel bir soruydu. Evet, biz gerçekte kar kürümezdik. Aklımdan bizim memlekette kar yağışından sonra ne olduğu geçti. Bazı evlerin ve iş yerlerinin önleri biraz süpürülür. Büyük şehirlerde ana yollarda tuzlama vb işler yapılır, biraz da anayollarda kar temizliği olur, hatırladığım. Erzurum’da kış sonunda yapılan kar temizliğini hatırlarım birde… Onun dışında kar erisin diye bırakılır yollarda, kaldırımlarda, otoparklarda, resmî kurumların bahçelerinde… Kar erir gündüz hafifçe, gece dona çeker buz olur. İnsanlar, arabalar başka ortamlarda yapamadıkları dansın zevkini çıkarsınlar diye davet edilmişlerdir, sanki…
    Anlayamamıştım bayanın kızgınlığını. Ben bizim öyle kar kürüme gibi işlerimiz olmadığını söyleyince, o da beni anlayamadı. Eminim, o beni hiçbir zaman anlamadı ama ben bir ay kadar sonra onu anladım. (Yaşadığınız şehri anlamak, hayatı kolaylaştırıyor. En azından istemediğiniz eylerle yaşamayı öğreniyorsunuz, mutluluğunuz buruk da olsa devam ediyor. Örnek mi?...) Kaldırımların yayalara ayrılmış kısımlarını kürümek mecburdu. Eğer kar dinince kürümezseniz ceza gelebiliyordu. Hatta o kaldırımda biri düşse, kürümediğiniz için bütün kusur size yükleniyordu. Ömür boyu bir adamın hastane masraflarından mesûl olmak bile mümkün, maazallah…
    İşte böyle… Siz bunu masal sayın… Gökten üç şey düştü: Bir buz parçası, bir torba çöp ve bir çarşaf pislik… Yerden üç şey parladı: birikmiş su, buzlanmış yol ve atılmış plastik şişe… Bulabilsek, çıkacağız kerevetine, tozlu ve isli olsa da…
                           Ahmet ULUDAĞ

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası