“BÜYÜK MİLLETİ BİRLEŞTİREN, KÜÇÜK KÖPRÜ!” VE NAHÇIVAN

Tarih : 2019-02-15 / Kategori : Kültür & Sanat

“BÜYÜK MİLLETİ BİRLEŞTİREN, KÜÇÜK KÖPRÜ!” VE NAHÇIVAN Bahceşehir Koleji

yesil_igdir_yemek.jpg Reklam Alanı

          Bilindiği gibi "iki devlet tek millet" ifadesini ilk dile getiren Azerbaycan'ın Merhum lideri Haydar Aliyev’dir. Aliyev'in bir başka özelliği ise Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını ilk ilan eden bölgelerden birinin başında olmasıdır.
           Nahcivan tarih çağlarının hemen hemen tamamını yaşamış olan önemli merkezlerden biridir. Tarih boyunca Nahcivan, coğrafî konumu bakımından doğu ile batı, kuzey ile güney arasında önemli bir geçiş ve irtibat noktası olmuştur.

           Türkiye’nin en doğu uç noktasında, Dilucu mevkiinde, 18 km gibi kısa bir sınıra sahip olduğumuz Nahcivan Özerk Cumhuriyeti, Türk Dünyası ülkeleri içinde ülkemize komşu olan tek devlettir. Nahcivan, bağlı olduğu Azerbaycan Devleti topraklarından, Ermenistan Devleti’nin kontrolü altında bulunan Zengezur Koridorunun engeli nedeniyle fiziki olarak bağlantısız bir durumdadır. Güney Kafkasya’da Aras Nehri’ni takip eden doğu-batı ulaşım rotası üzerinde ve buraya hâkim bir konumda yer alan Nahcivan, köklü bir tarihe sahiptir.
          Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 1921 yılında imzalanan Moskova Antlaşması ile Nahcivan, özerk bir yapıya sahip olması ve başka bir devlete terk edilmemesi şartıyla Azerbaycan'ın himayesine bırakılır. Bu durum, Türkiye, Sovyetler Birliği, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında yine aynı yıl imzalanan Kars Antlaşması ile Azerbaycan ve Ermenistan tarafından da teyit edilir. Aynı zamanda Kars Antlaşması uyarınca Türkiye, Nahcivan’ın askeri tehditlerden korunması konusunda “garantör” yükümlülüğünü üstlenmiştir.
          Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Azerbaycan'ın 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesi ile Nahcivan, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ayrılmaz bir parçası olarak "özerk cumhuriyet" olarak statüsünü muhafaza eder.
          Mustafa Kemal Atatürk'ün "Türk Kapısı", Kazım Karabekir Paşa’nın “Şark Kapısı” olarak nitelediği Nahcivan Özerk Cumhuriyeti Türk Cumhuriyetleri arasında Türkiye’yle fiziki bağlantısı bulunan tek toprağa sahip olması nedeniyle ülkemiz için özel bir anlam ve önem taşımaktadır. Nahcivan şehir merkezi ile Türkiye'nin Iğdır şehri arasındaki uzaklık 160 km olup Türkiye ve Nahcivan arasında 28 Mayıs 1992’de açılan Umut Köprüsü’yle bağlanan 13 km’lik bir sınır bulunmaktadır.
          Moskova Anlaşması öncesinde müzakereler için Sovyetler Birliği’ne giden heyette yer alan Yusuf Kemal Bey, Ankara’dan ayrılmadan bir gün önce (13 Aralık) Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüş ve “Paşam Ruslar Nahcivan üzerinde ısrar ederlerse ne yapalım? Diye sorunca “Nahcivan Türk Kapısıdır. Bu hususu nazar-ı itibara alarak elinizden geleni yapınız” cevabını almıştı.
         Anlaşmayla, Nahcivan’ın Azerbaycan’a bağlanması Mustafa Kemal Paşa tarafından olumlu karşılanmış ve Ankara’ya dönen Yusuf Kemal Bey “ Muhterem Paşam! Nahcivan üzerinde elden geleni yaptık” deyince Paşa, “Yusuf Kemal Bey! Kapımız mevcudiyetini muhafaza ediyor, bizim için mühim olan budur.” cevabını vermiştir. (İbrahim Ethem Atnur, Osmanlı Yönetiminden Sovyet Yönetimine Kadar Nahcivan: 1918-1921; Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2001; syf. 439-441.)
             Nahcivan Sınır Kapısı’nın açılışı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak planlandı. Fakat gerekli çalışmalar tamamlanamadığından dolayı köprünün 28 Mayıs 1992 tarihinde açılmasına karar verildi. Nahcivan Sınır Kapısı’nın açılış tarihi belirlenmesinden sonra köprünün 35-40 km uzağında toprakları bombalayan Ermeniler ’in saldırısına karşı Erzincan’daki 3. Ordu ve Erzurum’daki 9.Kolordu bünyesindeki bir tugay alarma geçirildi.
Nahcivan Meclis Başkanı Haydar Aliyev konuşmasında “Misafirimiz büyüktür Büyük Türk milletine yakışan karşılama yapacağız. Ermenilerin ateşkese uymasını bekliyoruz. Bu konuda bir problem çıkaracaklarını sanmıyorum” dedi. Fakat yapılan bu çağrıya Ermenistan’dan gelen bazı kişiler riayet etmedi. Köprüyü havaya uçurmak amacıyla mayıs ayının ilk haftasında yurda kaçak yollarla giren üç Ermeni vatandaşı yakalandı.
          Nahcivan Sınır Kapısı ya da diğer adıyla Hasret Köprüsü 30 28 Mayıs 1992 tarihinde Bakanlar Kurulu’nun aldığı karar neticesinde Türkiye Cumhuriyeti adına Başbakan Süleyman Demirel ve Nahcivan Meclis Başkanı Haydar Aliyev’in katılımıyla açıldı. Sabahın erken saatlerinde Nahcivan’dan Türkiye yönüne binlerce taksi, kamyon, motosiklet gibi araçlar geçiş yaptı. Törenle açılan köprünün Türkiye ve Nahcivan’da yaşayan Türkler üzerinde uyandırdığı sevinç, coşku, heyecan çok fazlaydı. Bir asra yakın bir ayrılığın özleminin insan ruhunda uyandırdığı bir sevinçti. Köprü yalnızca Türkiye’de yaşayan Türkler ile Azerbaycan Türkleri arasındaki bir asırlık özlemi gidermekle kalmadı aynı zamanda Nahcivan’ın son yıllarda büyük kalkınmasına olanak sağlayan ekonomik açılımı kolaylaştırdı. 
“Hasret Kapısı” adı sonradan “Dostluk Köprüsü” olarak anılmaya başlandı. Yetmiş yılın ardından iki devleti bir araya getiren köprünün açılışına Başbakan Süleyman Demirel ve heyeti katıldı.
“İzlenen yolda Anadolu ve Azerbaycan Türklerini hiçbir kuvvet ayıramaz” pankartı ile Resulzade’nin “bir kere yükselen Bayrak bir daha indirilemez” sözleri yazılı pankartlar dikkat çekiciydi. Törenin yapılacağı Azatlık Meydanı’na “Siz yalnız Türkiye’nin değil bütün Türklerin babasınız” yazılı pankart asıldı. Haydar Aliyev yaptığı konuşmada: “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 74. Yıldönümüne rastlayan Demirel’in ve beraberindekilerin ziyaretinin Türklerin birliğini bütün dünyaya bir kez daha gösterdiğini söyledi”.
Tören sonunda Nahcivan’dan Türkiye’ye harekete eden heyete yoğun sevgi gösterilerinde bulunuldu. Arabaların ön camlarına ve yollara asılan baba yazılı posterler dikkat çekiciydi. Heyet yaklaşık iki buçuk saat sonra köprüye ulaşırken araç kalabalığı yüzünden heyet üyeleri bir kilometre mesafeyi yürüyerek gitti. Kalabalıkta çıkan kargaşadan dolayı liderler köprünün altında düzenlenen tören alanına toprak yamaçlardan ve tarlalardan geçerek ulaştı. 
Tören alanında konuşmayı yapan Başbakan Süleyman Demirel “Azerbaycan’ın milli azadlık gününde Türkiye ile Azerbaycan’ı birleştiren köprünün başında Aras Nehri’nin yanında toplanmış olmaktan gurur duyuyoruz.” diye konuşmasına başladı. Olayın sadece köprü açılışından ibaret olmadığını yetmiş yıldır birbirinden ayrı kalan insanların hasret gidereceğini belirten Demirel Ümit adını verdiği köprü ile Türk Milletinin iki ailesinin kucaklaştığını söyledi. Hasretin umuda dönüştüğünü vurgulayan Başbakan konuşmasını şöyle sürdürdü: “1918’de başlayıp 1920’de sona eren azadlık yeni baştan Azerbaycanlı kardeşlerimizin eline geçmiştir. Bunun değerinin iyi bilinmesini herkese söylüyorum. Burada cereyan eden olay sadece bir köprü açılışı değildir. Cereyan eden olay yetmiş sene birbirinden ayrı kalmış insanların hasret gidermesidir. Bu bir milli coşkudur.” Ümit Köprüsü ile Kafkasya ve Orta Asya’nın Avrupa’ya bağlanacağını anlatan Demirel konuşmasında Azerbaycan ve Nahcivan’a yapılan Ermeni saldırılarına değindi. Demirel sözlerine şöyle devam etti: “Keşke Azerbaycan’a, Nahcivan’a ait olan topraklara kimse saldırmasaydı da kan dökülmeseydi. Kuvvet kullanılarak toprak kazanma dönemi bitmiştir. Kim kuvvet kullanmaya kalkarsa bilmelidir ki kendisinden daha güçlü daha kuvvetlisi mutlaka vardır. Barış ancak herkesin hakkına saygılı olmasıyla savunulabilir. Halkın bileğini bükmek kolay değildir” diye konuştu. 
Nahcivan Özerk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’de köprü ile asırlardır birbirinden ayrı kalan insanların hasret gidereceğini söyledi. “Bugün büyük bir bayramdır yetmiş yıllık kördüğüm çözülmüş demir perdeler parçalanmıştır. Bizi artık birbirimizden bir tek Allah ayırabilir” diyerek ilişkilerin önemini dile getirdi. Konuşmasının diğer kısmında ise Aliyev Nahcivan ve Azerbaycan’ın kötü günlerinin devam ettiğini belirterek “Nahcivan’ın yiğit çocukları saldıranlara kahramanlar gibi karşı koyuyorlar” dedi. 
Azerbaycan Devlet Başkanı Sayın İlham ALİYEV, Nahcivan’ın özerklik kazanmasının Yıldönümü kutlamalarının yapılması için 14 Ocak 2014 Tarihinde Serencam (Kararname) imzalamış. Bu Serencam Nahcivan’ın özerklik kazanmasının önemine değinmiş, özerkliğin Azerbaycan için ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca Nahcivan Özerk Cumhuriyeti Ali Meclis Başkanı Sayın Vasif TALIBOV’un 17 Ocak 2014 tarihli talimatıyla onaylamış “Nahcivan’ın Özerk Cumhuriyeti Yıldönümüne dair Etkinlikler Planı” çok önemli bir resmi belgedir.
Niyet ettim daha yola girmeden 
Geçilir mi Nahcivan’ı görmeden 
Nahcivan’da bir çay içip durmadan 
Bakü'deyim şaşıyorum şu anda (O. Arif)
Can Azerbaycan’ın bir parçası ve Türk Dünyasının önemli bir kavşağı olan “Nuh Nebi” kenti Nahcivan’a kucak dolusu selamlar.
 
Ziya Zakir ACAR
Iğdır-Azerbaycan Dil, tarih ve Kültür Birliğini
Yaşatma ve Destekleme Derneği Başkanı 

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.