SEVDAM IĞDIR…

Tarih : 2019-03-07 / Kategori : Kültür & Sanat

SEVDAM IĞDIR… yesil_igdir_yemek.jpg Reklam Alanı

(Bütün Iğdır sevdalılarına)
Özlemin yüreğimizde yar özlemi,
Bağım Iğdır, canım Iğdır, cananım Iğdır.
Araz küsüpdü senden?



Hani nerde, 
Çıraklı, Sultanabad, İdirmava arkların?
Cennetti sanki, bağ, bahçelerin,
Buzların eridi mi nasıl da akardı arkların?
Bahar geldi mi ovana,
Nasılda çiçeklenirdi bağların,
Canım Iğdır, cananım Iğdır, sevgilim Iğdır…
Sevdiğimiz kızlarının yanakları al alman,
Dudaklarının rengi kirazın, tadı dutların…
Güzellerinin göğüsleri şamaman, 
Sevdiğimin toprağı, kucağı, kokusu,
Bağım Iğdır, canım Iğdır, cananım Iğdır…
Köylerinin duvar diplerinde,
Ne de güzel gızıl güller açardı,
Ne de güzel saçılırdı kokuları,
Eyvah ki ne gızıl güller kaldı, ne kokuları,
Kurudu kökleri, soldu renkleri,
Sanki sevgililerimizin yanakları solmuş gibi,
Gamlı Iğdır’ım, canım Iğdır’ım, cananım Iğdır’ım…
Kucağında pınar gibi çağlayan,
Su arklarını kuruttular,
Börtü gitti, böcek gitti, kuşlar gitti,
Bağ, bahçeler,
Erikler,
Alçalar,
Payız armutları,
Ağızların tadı gitti..
Düştük eski güzelliğinin hasretiyle ahu zara,
Sevgiliyi arar gibi arıyor gözlerimiz bağlarını,
Gızıl güllerini, Sultanabat, Çıraklı, İdirmava arklarını…
Göçüp giden hacı, kalbayı, meşedi dede ve ninelerimiz gibi,
Sen de göçüp gittin bütün güzelliğinle, kokunla,
Âşık olduğumuz yarin bakışları gibi bakışlarınla,
Bağım, kucağım Iğdır, canım Iğdır, cananım Iğdır…
Köyüm, şehrim, vatanım, toprağım, hasretim Iğdır…
Od düşüp yandı,
Bağların, tağların, bostanların…
Yağı baskınıyla talandı sanki güzelliğin…
Sevdalın Ağrı’nın saçlarına da ak düştü görmez misin?
Görmez misin?
Akşamları sana hasret güneşle tutuşup,
Birlikte yanarlar…
Kuşebbeyin, yelmiyin, yoncan,
Gazayağı, salmancan.
Domatesin, biberin badımcanın,
Yasa bürünüp, tatlarını kaybettiler,
O balaca, o küçücük, alça domateslerin de,
Başlarını alıp gittiler… 
Ne gören var, ne bilen…
Otların, bağların, bahçelerin hasretinle yanarken, 
Biz nasıl yanmayalım?
Hem yanarız, hem ağlarız, hem ah çekeriz…
Bağım Iğdır, canım Iğdır, cananım Iğdır?
Cemreler düşüp buzlar eriyende,
Nevruzun kokusu rüzgârla gelende,
Sıcaklığını toprağa salanda,
Arazın suyu ağaçlara yürüyende,
Bizim de gönlümüz açardı,
Toprağım Iğdır, canım Iğdır, cananım Iğdır…
Hava ısınırdı,
Yer ısınırdı,
Duvarlar ısınırdı…
Ev, bark, kapı, pencere ısınırdı…
Baca baca…
Yeddinevil heyecanı sarardı,
Yediden yetmişe hepimizi,
Toprağım Iğdır, canım Iğdır, canınım Iğdır…
Gün döndü, devran döndü,
Düştü gurbet diyarlara evlatların…
Sen tek kaldın,
Onlar garip… 
Hasret oduyla yanıp durdular yadellerde…
Ey toprağım…
Ey kucağında büyüdüğüm…
Ey suyunu içtiğim…
Ey toppaç, kırmızı kılçık buğdayından ekmeğini yediğim…
Ey meyvesinden, sebzesinden tat aldığım…
Ey ana, babamın, ey nine, dedemin kabrini
Kucağında saklayan…
Yüreklerimiz senin için yanar…
Gözlerimiz senin için yaş döker…
Gönüllerimiz senin için gam çeker…
Toprağım Iğdır, canım Iğdır, cananım Iğdır…
Güzeline gönül verip sevdiğim Iğdır…
Sevincim, 
Şanım… 
Türklüğüm…
Sevdam…
IĞDIR…
Müslim OĞUZ

 

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.