Ben Hocalıyım. Yine sesleniyorum.

Tarih : 2020-02-26 / Kategori : Kültür & Sanat

Ben Hocalıyım. Yine sesleniyorum. Reklam Alanı

             28 sene öncesi tam da bu gün Şubat ayının 25 ile 26sını bağlayan geceydi. Tüm halkım gibi uyuyordum gecenin sessizliğiyle. Kışın dondurucu soğuğunda sarılmıştım yorgana olacaklardan habersiz. Bilsem uyurmuydum, bilsem çocuklarımı, kadınlarımı, yaşlılarımı öylesine uyuturmuydum?! Bilmiyordum ki. Nereden bileyim yıllarca soframın en güzel yemeklerini yedirdiyim itler o gece kuduzlaşacak. Şubat kuş boranlarıyla mehşurdur.

Beklemediğin bir gecede fırtına kopar, rüzgar delirircesine esmeye başlar. Ama ne olursa olsun “Tabiat ana” kıyamazdı Hocalının güzelliyine. Bu başka tufandı. Bu düşman işiydi. Gecenin sessizliğini bozarak bir şehri umulmadık anda külli tufan ederek harabalığa çevirdi. Bu bir savaş olacak kadar adil değildi bile. Katliamdı... Katliam. Insanlık adına yapılmış en iğrenç soykırımdı. Ben uyurken "su uyur düşman uyumaz" dedikleri ermeniler töretdi SOYKIRIMı. Anne ninnisiyle uyuyan bebeklerim top sesiyle uyandı aniden. Futbol topunu yatağının başı ucuna koyarak ilk baharın gelişini bekleyen çocuklarım savaş topunu kucaklamalı oldu. Ne kadar gebe gelinlerim vardı, soyunu sürdürecekdi. Kimisi bu dünya için bir eren, kimisi nazlı gelin doğuracaktı. O gece karınları yırtıldı. Yanlış anlamayın, sezeryan doğum değildi. Diri-diri yandırıldı daha güneş yüzü görmeyen bebeklerim. Anne sütü yerine toprak altında kan emmeye başladılar. Bir çoğu kadınım tecavüze uğramakdansa kendilerini öldürdüler. Neredeyse 8 saat içinde beni yer yüzünden sildiler. Dan yeri söküldü sökülecek, saat sabahın 7-si bağrım od tutmuş yanıyordu. Toprağımda kanlar sel-su, yaprak yerine ceset toplanmıştı. Kalbine hançer saplanmış annenin ahı gök yüzünü titretmeye yetecekken yer yüzünde kalbi titreyen olmadı mı hiç? Olduysa peki neden 28 senedir bekliyorum adalet harayıyla. Bakın şimdi terörist diyorsunuzya, her kesin ismi geldiyinde korkuya düşdüğü, yine çocuklar ölücek, yine savaş, kan diye tedirgin oluyorsunuzya şayet ermeni teröristinin yaptığına göz yumulmasaydı şimdi bunlarda belki olmazdı. İt itden güç alır. Dünya susdu Hocalının adı geldikde, görmezden geldi öyle bir soykırımı, katliamı. Bu günün teröristi de güç aldı dünün ermeni dığasından. 28 senedir söylediyim gibi, şayet dünyada vahşi bir soykırım arayan varsa işte o benim-Hocalıyım. Demokrasi diye gece gündüz konuşanlara sesleniyorum. Türküm diye mi, müslüman olduöum için mi bu suskunluk? Ne zaman her şeyi bir kenara bırakıpta insanlık adına yapıldığını görüceksiniz. Ne kadar insanlığa tecavüz olarak kabul edilmezse Hocalı soykırımı, o kadar yeni savaşlar doğacakdır dünyada güneş yerine.
 
NOT:-- Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde yaşanan ve Azerbaycan sivillerinin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Ermeni güçlerinin 1991’in sonlarına doğru ablukaya aldığı Hocalı, 936 kilometrekarelik alana sahipti. 2 bin 605 ailenin, 11 bin 356 kişinin yaşadığı bir şehir olan Hocalı’da Aralık 1991’de Karabağ’ın başkenti olarak kabul edilen Hankendi şehrini işgal eden Ermeniler daha sonra Hocalı’yı hedef aldı. Katliam, Ermenistan'ın ve 366. Motorize Piyade Alayı'nın desteğindeki Ermeni güçleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Hocalı şehrinde, Resmi kaynaklara göre, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 sakin öldürülmüş, 487 kişi ağır yaralanmıştır. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başlarının kesildiği görülmüştür. Hamile kadınlar ve çocukların da maruz kaldığı tespit edilmiştir. Hocalı da yaşananları unutmadık, unutdurmayacağız.
 
Gülnar Yüzbaşıyeva

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.