HOCALI SOYKIRIMI KİTABI YAYINLANDI

Tarih : 2020-06-15 / Kategori : Kültür & Sanat

HOCALI  SOYKIRIMI KİTABI YAYINLANDI Reklam Alanı

Emir Şıktaş
Yaşadığımız coğrafya da bizden önce veya sonra duyduğumuz, okuduğumuz, şahit olduğumuz bir çok soykırım olmuş maalesef..
Geçmişte; Almanlar, Amerikalılar, İngilizler, Fransızlar, İsrail, Kıbrıs Rumları.
 

20. Yy son çeyreyi ve 21 yüzyıl ilk çeyrek zaman diliminde Sırpların Boşnaklara yaptığı katliam, Ermenilerin Azerbaycan Türklerine Hocalı da yaptığı katliam, Yemen de Suud hanedanının yaptığı katliam, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da vd. Amerikalıların demokrasi getiriyoruz yalanı ile getirdiği, “parçala, yönet ve tüm zenginliklerini ellerinden al kullan” zihniyeti ile yaptığı katliamlar.
En acı tarafı da kendi kendini idare edemeyecek durumda olan müslüman devletler de hep bu katliamlar yaşanmış ve yaşatılmakta.
Bu katliamlardan biri de Türk dünyasında herkesin malumu olan, fakat bir türlü medeni! Batı’ya kabul ettiremediğimiz Azerbaycan Karabağ Hocalı soykırımı.
İşin bir acı yönü de Türk dünyası olarak dünyaya anlatmaya çalıştığımız bu soykırımı kendimizde yasal olarak meclislerimizden geçirip soykırımdır deyip onaylamış mıyız? Benim bugüne kadar haberim olmamış böyle bir çalışmadan.
Soykırım Türk devletleri içerisinde en çok Azerbaycan Cumhuriyetinde yaşayan Türklere yapıldı. Gerek İrevan, Gence,  Karabağ, Baku, Tebriz, Nahcivan şehirlerinde çeşitli adlarla kurulan hanlıklar Çarlık Rusyaya yenik düştükçe, işgale uğradıkça Rus ordusunun maşası, eli kanlı ermeni subayları ve oluşturdukları çeteler halka katliam yapmış, soykırım uygulamış, göçe zorlayarak yaşadıkları toprakları ele geçirip suni bir katil Ermeni devleti oluşturmuşlar.
Osmanlı Türk büyüklerine Ermenilerin yaptıkları bombalı suikastları, cinayetleri önlemek zorunda kalınarak tehcir (nakil) ile başka bir bölgeye nakledilen Ermeniler yok edilmişlerse, nasıl oldu ot gibi yerden mi bittiler de İç anadolu, Doğu ve Güney doğuda katliamlar yaptılar. İnsanları camilerde, tandırlarda, evler de yakarak, ya da çeşitli işkencelerle öldürdüler.
Azerbaycan Bölgesinde Soykırım belgeseli çekmek için giden meslektaşımız, ”Yüreyim İrevan’da (Hocalı’da) Kaldı” isimli eseri ile 4 kitabı yayınlanmış eğitimci, araştırmacı yazar Serdar Ünsal “SOYKIRIM” adlı kitabında 1,5 milyona yakın, Karabağ’dan katliam yapılmaya başlandığı için kaçmak zorunda kalan savunmasız insanlarla konuşup, Soykırım yapıldığının belgeselini hazırlamakta. 
Geçmişte Iğdır bölgesinde Ermeni katliamına uğramış insanlarla röportaj yapıp TRT arşivine belgesel kazandırmış olan ve şimdi de Soykırım kitabında Karabağ kaçkınları (katliamdan kaçanlar) ile görüşüp, olayları yaşayanlardan dinleyip, TRT arşivlerine belgesel hazırlamaya çalıştıklarını yazmaktadır.
Her zaman kültürel ve milli konularda desteklerini esirgemeyen ve yine bu çalışmada da her konuda destek olan Kartaş şirketi sahibi Caferali Taşbağ’a, Necmeddin Taşbağ’a ve diğer yardımcı olan herkese teşekkür ediyor Serdar Ünsal. 
Böyle kıymetli iş adamlarının desteği olmazsa bu faaliyetlerin yapılması çok zor olmaktadır. 100 yapraklı bir kitap 3-4 bin liraya mal olmaktadır. 
Bölgemizde bir çok soykırımlar ve katliamlar konusunda hatıralarını yazmış yazarlarımız,  şiirler yazmış şairlerimiz, anılarını kağıda dökmüş, yaşayan canlı tarihler bu çalışmalarını kitaba dönüştürememiş ve yazdıkları sahipsizlikten zay olup gitmiştir. 
Benim duyduğum; örnek Rahmetli Hamit Dönmez amcanın tarihe ışık tutabilecek “Gence isyanı anıları”, Ramiz Özler Otaylı amcanın bir bakkalın anıları halen  yayınlanamadı.
Müseyip Zeğem rahmetlinin kitabı Nizamettin Onk destek ve çalışması ile yayınlandı.
Şunu demek istiyorum ki; biz, yerel kaynak ve belgelerle hem yeni nesillere tarihini öğrenebilmesi için zemin hazırlamak zorundayız. Kendi kamuoyumuzu bilinçlendirirken, bu yayınları İngilizce, Arapça, Fransızca vs dillerine çevirip Ermeni’lerin, Avrupa'da yaydığı yalanlarını ve oluşan ön yargıları kırabiliriz.
Yoksa, malum zihniyetler (milli ruhsuz Kıbrıslı ) yetişir ülkemizde. 
Avrupalı zaten din bağlamında Ermenilere sempati duymakta, duygusal bakmakta. Türklere ise, “yine Viyana kapılarına dayanırlar”  kabusuyla, kindar, düşmanca bakmaktalar.
Bu ve benzeri gerekçelerle sürekli Türk milleti için ihanet şebekesi, örgüt, düşman, biri birine düşürme, sağ-sol, fetö, vs. suni belalar yaratma yollarına başvurmaktalar.
Serdar Ünsal hocamızı bu “Soykırım” adlı eseri ve belgesel çalışmasından dolayı kutluyorum.
 “Karabağ’a bir gün muhakkak döneceğiz inşallah” ümit ve dileğiyle yaşayan kaçkınlarımıza ve acılarını yüreğimizde hissettiğimiz şehitlerimizin ailelerine selam ve saygılar gönderiyoruz.. 
Ruhları şad, mekanları cennet olsun şehitlerimizin..

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası