ARAS NEHRİ BERRAK AKARDI

Tarih : 2020-07-10 / Kategori : Kültür & Sanat

ARAS NEHRİ BERRAK AKARDI Reklam Alanı

 

Emir Şıktaş
Ne güzeldi o yıllar..
Aras Nehri berrak akardı..
Su gibi aziz ol denilirdi..
Tüm canlıların hayatının vazgeçilmezi, can dostları tatlı su idi.

 
Yeşil Iğdır ovası göl yatağı, eski akarsu yatağı, ya da Nuh tufanı koparken yerden kaynamaya başlayan suyun kaynağının Ağrı dağının eteği olan Iğdır ovasının olması ihtimali ile yer yer üç metreden tulumba ile su çeke-bilmekteydik.
Altı metre derinliğe inildiğinde çok berrak, pırıl pırıl içilebilir su çıkmakta idi yer altından. Galiba yer altındaki akarsu damarına denk gelmekte ve kolay ve temiz su temin ede-bilmekteydik. 
1960 lı yıllarda köylerimizde su şebekesi yoktu. 
Sonraları, genelde derinlere vurulan kuyulardan çekilerek taşınan ve  yer altı döşenen şebekelerden gelen suyu içme suyu olarak kullanmaktaydık. 
Mesela Karakoyunlu ilçesinin (köyünün) her mahallesinden gelen kızlar, killi  topraktan “senek”lerini sırtladıkları gibi eve içme suyu temin etmek için okulun tulumbasına kadar gitmekte, bol bol sohbet edip,  haberler toplamakta, yavuklusunu çeşme başında görebilmekteydi.
Tarımın yanı sıra hayvancılıkta yapmakta olan köylerimizde yaşayan halkımız hayvan sulamada tulumbalar yetersiz olunca, çareyi Aras nehrinden yaz, kış devamlı berrak akmakta olan ve kışlar tahliye kanalları vasıtası ile boşa akıtılan tertemiz, hiçbir zararlı madde karıştırılmamış su, hayvanlarımıza ve insanlarımıza hayat vermekteydi.
Çocukken bir köşesinden buzunu kırıp hayvanlarımız su içsin dediğimiz yerde, susayınca bizde su içmekte idik. 
Buz üzerinde  canımızın istediği kadar oynayıp yorulunca, sudan doymuş büyükbaş hayvanlarımızı sürer eve getirirdik.
Köyün hemen hemen tüm halkı hayvanlarının içme suyunu bu tahliye kanalından temin etmekteydiler.
Buzlu su ile yıkanmayı seven kişiler de yine buzu kırıp içindeki su ile duş almaktaydılar.
Sonraları, insanların bozulduğu, havanın kirlendiği, doğanın katledildiği dünyada Aras nehri temiz kalabilir miydi?
Aras nehri de geçen zaman içerisinde kirlilikten nasibini aldı elbette.
Kana kana suyundan içtiğimiz nazlı nazlı berrak akan Aras nehri, kimyasal atıklar, pis sular, kirli havadan inen toz, toprak karışımı neticesi sularını kirletti.
İnsanlarımız bu kirliliğe itiraz edemediler, etmediler. 
Şehirlerin kanalizasyonlarının Aras nehrine akıtılması  ile asit, kirlilik, sabunlu sular hayvanları da rahatsız etti ve bir dönem geldi kimse içmedi bu sulardan.
Çocukluğumuzda avlandığımız ve hiç tereddüt etmeden balığını yediğimiz tahliye kanalında şimdi zararlı maddeler oluşmakta  sadece..
Kar, fırtına, soğuk, hastalanma riskleri olsa bile yarım saat yürüyerek vardığımız tahliye/kılçık kanalda buz tutmuş su yüzeyi vazgeçilmez kayma oyun alanımızdı. 
Topumuz, buz patenimiz, kaykayımız, bisikletimiz yoktu ama üzerinde züvzüv/kaykay yapabileceğimiz Aras nehrinin donmuş buzu vardı.
Buz oyunumuzla mutluyduk işte..
Dilimizde dolaşan Aras manisi gibi şirindi bize hayat;
Aras gelir lilinen,
Üstü dolu gülinen,
Mektup yazdım elime,
Şirin şirin dilinen.
(Ören'den selamlar)

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.