YAVRU VATAN KIBRIS

Tarih : 2020-07-24 / Kategori : Kültür & Sanat

YAVRU VATAN KIBRIS Reklam Alanı

Emir Şıktaş
Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, konumu nedeniyle her zaman stratejik bir öneme sahip oldu. Yüzyıllar boyunca çeşitli medeniyetlerin egemenliği altına giren Kıbrıs, Osmanlılardan önce Venediklilerin elindeydi. Ada’da Venedik hakimiyeti 82 yıl sürmüş.

Ada o yıllarda İstanbul, Suriye ve Mısır arasında işleyen Türk gemilerine karşı saldırı üssü gibiydi. Ancak Venedikliler, bu saldırıların kendi bilgileri dışında, yabancı korsanlar tarafından yapıldığını iddia edilir
II. Selim şehzadelik günlerinden beri Kıbrıs’ı almak istiyordu. Bunun en büyük sebebi Mısır’dan kendisine gönderilen atların Kıbrıslı korsanlar tarafından alıkonulmasıydı.
Fetih hazırlıkları 1570’de tamamlandı. Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu 15 Mayıs 1570’te Kıbrıs’ı fethetmek üzere yola çıktı. 
Osmanlı donanması, temmuz başında nihayet Kıbrıs’a ulaştı. İlk olarak Lefteri Kalesi, 9 Temmuz’da da kuzeydeki Girne Kalesi alındı. Ardından Lefkoşe, 50 gün süren kuşatmayla ele geçirildi. Sonra Limasol, Larnaka ve Baf Osmanlı hakimiyetine girdi. Magosa kuşatması ise tam 11 ay sürdü. Kalenin 1 Ağustos 1571’de düşmesiyle Kıbrıs seferi tamamlandı.
Ada'daki Osmanlı hakimiyeti, halkı Venedikliler zamanında yaşanan baskıdan kurtardı. Toprağa bağlı kölelik kaldırıldı. Hıristiyanlara mezhep hürriyeti tanındı. Anadolu’dan, çoğunlukla da İçel ve Konya bölgesinden göçmenler getirilerek Kıbrıs’a yerleştirildi. Bugün Kıbrıs’ta yaşayan Türk halkının esası bu göçle oluşmuş.
Kıbrıs, 1832’de Mısır Valisi Kavalalı  Mehmed Ali Paşa’nın eline geçti ve yönetimi Mısır’a bağlandı. Fakat 1840’ta, Abdülmecid zamanında tekrar İstanbul’dan yönetilmeye başlandı. 
Osmanlı Devleti’nin 93 Harbi’nde Ruslara yenilmesi üzerine Kıbrıs’ta yeniden dengeler değişti. Osmanlı, 1878’de Kıbrıs’ın idaresini, destek almak amacıyla İngiltere’ye verdi. 
Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nin yenilen tarafta olması Kıbrıs’ı da etkiledi. İngiltere, 5 Kasım 1914’de Ada'yı ilhak ettiğini açıkladı. Lozan Barış Antlaşması’yla da Kıbrıs tamamen İngilizlerin kontrolüne bırakıldı.
Ada'nın kaderi 1959 yılında yine değişti, Türk ve Rum halklarının ortak yönettiği Kıbrıs Devleti kuruldu. Ancak EOKA (Kıbrıs Milli Mücadele Örgütü) adlı Rum örgütü, Ada'da yaşayan Türklere karşı saldırılara başladı. 1967’den sonra saldırılar iyice yoğunlaştı.
Kıbrıs’ın önde gelen mücahitlerinden Dr. Fazıl Küçük, Cumhurbaşkanı da olan Rauf Denktaş ve yerel milis güçleri ile Makarios ve diğerlerinin oluşturduğu Rum örgütüne karşı mücadele ettilerse de başarı olamadılar ve Kıbrıs halkına EOKA örgütü tarafından katliamlar yapılmaktaydı.
Çok aktif rol oynayan Dr. Küçük ve onun izinde mücadeleyi devam ettiren Rauf Denktaş, dönemin Türk Başbakanı Bülent Ecevit’i Kıbrıs’a müdahale etme hususunda ikna eder.
Kıbrıs’ta yaşanan katliamlara dur demek amacıyla Türkiye, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlattı. 
“Ayşe tatile çıkmıştı” çıkarmalar başlamıştı.
İlk çıkarmada Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel uçağının isabet alması sonucu paraşütle atlar ve Rumlara esir düşer, işkencelerle şehit edilir.
Beşparmak dağlarına yapılan paraşütle asker indirmede doğa şartları ile mücadele etmek zorunda kalan askerlerimiz yılanlarla da mücadele eder. 
Bölgede şiddetli çarpışmalar olur fakat Rum komutanları, askerleri siperleri bırakıp kaçmasın diye top’lara kelepçelendikleri görülür. Komutanları çoktan Beşparmak dağlarını terk edip kaçan Rumlar, asker ya ölsün ya da kendini ölene kadar savunmaya mecbur olsun diye askerlerine bu uygulamayı yaptığı savaştan dönen gazi askerlerimizce anlatılmaktaydı.
Harekat, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararına uyularak 22 Temmuz 1974’de sona erdi. Cenevre’de yapılan görüşmelerin ardından olumlu bir sonuç elde edilemeyince ikinci harekat başladı. 8 Ağustos 1974’te başlayan II. Kıbrıs Barış Harekatı ile Ada'nın bugünkü sınırları çizildi. 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Ardından 15 Kasım 1983’te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşu bütün dünyaya duyuruldu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini 2010  yılında görebilmek  Yakın Doğu Üniversitesinde bir öğrencimin mezuniyeti vesile oldu. 
Üniversitelerin kurulduğu, Türkiye ve dünyanın birçok yerinden binlerce öğrencinin okuduğu, hayvan çiftliklerinin kurulduğu, turizm otellerinin oluşturduğu, Hummer marka ciplerin evlerin önünü  doldurduğu, Türkiye’nin garantörlüğü, maddi manevi desteği ve savunmasına karşın, Türk sevgisinin azaldığının hissesdildiği, yabancı hayranlığının ağır bastığı bir Türk topluluk yapısı olduğunu gözlemledim.
Kıbrıs Barış Hareketi yıldönümü kutlu olsun..

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.