Dağlık Karabağ’ın Üzerine Bir Görüş (Analiz)

Tarih : 2020-10-20 / Kategori : Genel Haber

Dağlık Karabağ’ın Üzerine Bir Görüş (Analiz) Reklam Alanı

Son günlerde gündemde oldukça yer eden ve ehemmiyeti yüksek bir konu olan Dağlık Karabağ konusunda bir
takım analiz ve görüşler…

Dağlık Karabağ, hukuken Azerbaycan’a bağlı olan günümüzde işgalci Ermeni güçlerinin (de facto) Artsah
Cumhuriyeti adı altında bulunan Güney Kafkasya’da bir bölgedir. Bölgenin bu denli önemli olmasında etkili unsur
ise zannedildiği gibi ekonomik amaç dahilinde olan bir sebep değil daha ziyade tarihi, kültürel ve stratejik
unsurdur. Bölgede tarım temel geçim kaynağı olmakla birlikte gün geçtikçe kangren olan ve Kafkasya’nın tıpkı
diğer bölgelerindeki gibi S.S.C.B. sonrası dönemde oluşan Rusya Federasyonu’nun izlediği politikalar
çerçevesinde bir dizi sorunlar oluştuğundan gelişmemiştir. Bu sorunlar temelinde S.S.C.B. ve hatta daha eski 17.
Yüzyıla kadar dayanır. Fakat S.S.C.B. ‘nin bölgeye hâkim olmak ve dahi Sovyetlere bağlı diğer cumhuriyetlerin
merkezi yönetimle sıkı bağ kurması bununla birlikte yine hâkim olunan bölgelerdeki söz hakkını güçlendirebilmesi
açısından sınırları dahilindeki her bölgede demografik politikalar izleyerek Sovyet siyasetinin ve gücünün etkisini
arttırmak istemesi sebebiyle Dağlık Karabağ’ın da içinde olduğu çeşitli bölgelerin nüfus yapılarında değişiklikle
beraber asimilasyon politikalarını da titizlikle uygulamıştır. İşte Azerbaycan ve Ermenistan’ın, Dağlık Karabağ
bölgesinde anlaşmazlığa girdiği nokta tam olarak da buradan hareket eder beslenir. Yukarıda belirttiğim gibi
S.S.C.B.‘nin demografik politikası sonucu bölgeye tarihsel süreçte Ermeni yerleştirilmiştir. Bölgede iskân edilen
Ermeni grupları silahlandırılarak güçlenmiş ve gün geçtikçe bölgede nüfuz alanını genişletmiştir. Hemen yukarıda
söylenen tez ışığında “İşgalci Ermenistan” bölgede hak talep etmektedir. Azerbaycan ise Dağlık Karabağ’ın
hukuki olarak kendi toprakları olduğunu ve söz konusu Ermeni nüfusunun sonradan oluşturulan suni bir yapıda
olduğunu ve bölgenin asli sahibi olan Azerbaycan devletine verilmesini savunur. Bu demografik nüfus
politikasının kökeni ise Rusya’nın ezelden beri sıcak denizlere inme hedefinin bir ürünü ve bölge hakimiyetini
güçlendirerek varlığını hakim kılma projesine dayanır ki bu durum da Dağlık Karabağ’ın çözülmeyen bir sorun
olduğunu açıklar. Dağlık Karabağ problemi yerel bir sorun olmaktan çıkarak zaman içerisinde uluslararası bir
boyuta taşınmıştır. Bunun temel nedeni şudur; Bölge Kafkasya’da stratejik ve ekonomik olarak güzel araçları
(petrol, doğal gaz) olan bölgelerle komşudur. Bu ölçekli coğrafi yakınlık devletlerin her zaman ilgisini çeker.
Bölgedeki çatışma durumlarında uluslararası hukuka aykırı duruşlar ve davranışlar sergileyen Ermenistan bir
yandan Rusya’dan destek bekler ve alırken diğer yandan katliamlar ve sivil kıyımlarına yönelir. Üstüne yasal
olmayan hukuken dahi söz hakkı olmayan topraklara girerek işgalci tutumunu devam ettirirken, Azerbaycan
diyalogdan, diplomasiden ve hakkı olan toprakları isteme arzusundan taviz vermeden politika üretir. Söz konusu
diplomasi çabaları Avrupalı devletler AGİT nezdinde destek olsa da dünya yine bu olaya sessiz kalmıştır. Bu
kayıtsız tutumlar yanında BM ve AGİT’ in aldığı kararları Ermenistan’ın baltalama girişimi Ermenistan’ın terör
zihniyetinde olduğunu uluslararası topluma göstermiştir. Alınan kararların çözüm getirmemesi sürekli yeni
olaylara meydan açmaktadır. En son patlak veren savaş durumu neticesinde Azerbaycan kendi çaba ve
politikalarıyla (askeri ve diplomatik) harekete geçmiş ve yıllarca terörist devlet Ermenistan’ın işgali altında
bulunan topraklarını geri almaya başlamıştır. Bununla birlikte biliyoruz ki bölgede Rusya’nın onaylamadığı hiçbir
şey çözüme kavuşturulmuyor. Bu yüzden bölgede küçük büyük çaplı çarpışmalar sürekli bir hal alıyor fakat son
günlerde şiddetli ve Azerbaycan’ın zaferiyle devam eden bir savaş söz konusu Rusya ise bu duruma sessiz kalıyor.
Bu sessizliğin çeşitli nedenlerini şu şekilde açıklayabiliriz; Rusya, Paşinyan’ın destek taleplerini görmezden
geliyor bu tutuma sebebiyet veren olaylar ise biliyoruz ki Sovyetler birliği yıkıldıktan sonra Rusya’nın
Kafkasya’da ki en önemli müttefikinin Ermenistan olmasına binaen Azerbaycan ve Gürcistan’ın Rus etki
alanından kurtulmak için izledikleri politikalar bu yüzden Ermenistan’ı, Rusya’nın karargahı haline getirdi. Zaman
içerisinde ekonomik ve askerî açıdan besledi. Fakat bu zaman aralığında Azerbaycan gelişmeye ve iyi bir bölgesel
güç olmaya başladı. Bununla birlikte Kuzeyde Abazha ve Güney Osetya bağımsızlık kazanınca Ermenistan artık
eskisi kadar önemli bir yer olmaktan çıktı. Öte yandan Azerbaycan Cumhurbaşkanının bölgede Rusya’yı stratejik
ortak olarak gördüğü buna karşın Paşinyan’ın ise iktidara gelirken batı yanlısı yaklaşımı ve batıyla yakınlaşma
isteği gibi önemli konulardır. Açıklayıcı bir bakışla kısaca son gelişen olaylara Rusya , Paşinyan’ı Belarus devlet
başkanı Lukaşenko gibi hizaya çekmek ve ceza vermek diğer taraftan ise bölgede ticari bağı güçlü tutması gerektiği
gelişen ve güçlenen Azerbaycan devletinin varlığından ötürü sesliğini koruyor.
Türkiye’de bölgede yükselen ve söz sahibi olacak bir konumda, potansiyelini ve dış politika araçlarını gayet
yerinde ve uygun kullanıyor bu da bize şunu gösteriyor. İlerleyen zamanlarda Türkiye’nin bölgede yeni bir güç
merkezi olacağını gerek enerji gerek askeri gerek politik gücünü giderek arttıracağını bu gücüde diplomasi yoluyla
gayet yerinde kullanacağını, Azerbaycan’ın ise haklı davasında öz yurtları için mücadelesini (Askeri-siyasi) olarak 
devam ettirmesi gerekmektedir. Özellikle bu dönemde büyük güçler kendi meseleleriyle uğraşmaktadır. ABD’de
seçim yarışı ve pandemi krizi sürüyorken, Rusya Bir yandan Suriye diğer yandan Belarus ve Kırgızistan ile
uğraşırken AB, Brexit sürecinin etkisiyle dağılan ortamı toparlamaya çalışırken, Azerbaycan “İşgalci Ermeni”
varlığını kadim Dağlık Karabağ bölgesinden silmeli ve hakkı olan özlem duyulan güzel vatan toprakları ele
geçirilmelidir.
Muhammet Ali Tanık
S.S.C.B./ Kafkasya Uzmanı

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.