KAZAKİSTAN KALBİMİZDİR

Tarih : 2022-01-11 / Kategori : Kültür & Sanat

KAZAKİSTAN KALBİMİZDİR Reklam Alanı

 Birkaç günden beridir, Türk Dünyasının kalbi olan Kazakistan'daki olaylar, haberlerin başını çekmeğe  başladı.

   Siyaset bilimciler, analistler ve bu coğrafyanın uzmanları kendilerine göre bu olayları yorumlamaya çalıştılar ve çalışıyorlar.

  Süper devletlerin bu bölgede emel peşinde olduğu hususu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Zira bölge iştah açıcı madenlerle doludur. Doğalgaz, petrol ve uranyum yönünden çok zengin olan bu coğrafya, emperyal toplumların ağız suyunun akmasına sebep olmaktadır. Özellikle Çin ile Rusya nice zamandır fırsat kollamakta ve bu devletin zayıf bir anını beklemekteydi. 

   Bu meselede siz bakmayın Amerika ile Rusya'nın birbirini suçlamasına... "Rusya bir eve girdiğinde o evden bir daha çıkarmak zordur" diyen ABD'ye  Rusya "ABD evinize girdiğinde hayatta kalmak, tecavüze uğramamak ve soyulmamak zordur" diye yanıt vermiştir. Bu sözlere ancak şu türk atasözüyle çevep verilir: "Tencere dibin kara, seninki benimkinden kara"

  Kazakistan deyip geçmemek lazım. Burası Türklerin atayurdudur. İki süper güce ucsuz bucaksız sınır komşusudur. Nüfus yoğunluğu çok azdır. Etnik açıdan Rusya ile ilişkileri zorunluluk arz ediyor. Nüfusun yaklaşık % 25'i Ruslardan müteşekkildir.

  Bağımsızlığını kazandığı1992 yılından bu yana Türk devletlerinin içinde en akıllı ve en stratejist politika yürüten Kazakistan, son derece muvazeneli bir yönetim anlayışı geliştirmişti.

  Biz bu ülkenin düştüğü bu durumdan güçlenerek çıkacağından eminiz. Ancak kaosun ve başkaldırının arkasında yabancıların parmağının olduğu gerçeğini de unutmamamız gerekir.

  Özellikle Çin ile Rusya'nın Kazakistan'a yönelik olumsuz emelleri bellidir. Uzun süredir bu devletlerin Kazakistan'ın uyguladığı Türkçü politikalardan rahatsız olduklarını biliyoruz.

  Türk Keneşi, Türk Devletleri teşkilatı, Türk alfabesi ve diğer Türkçü uygulamalar sadece bu iki devleti değil, başta Amerika olmak üzere Batılı devletlerin tamamını bir hayli tedirgin ediyordu.

  Bu karışıklıkları içteki zaafiyetten ziyade, buralarda aramak daha isabetli bir yaklaşım olur kanaatindeyim. Her ne kadar özgürlük, insan hakları, demokrasi yolsuzluk ve gelir dağılımındaki adaletsizlik bahane olarak kullanılsa da, asıl sebebi dış ve iç düşmanların planlı ve progamlı oyununda aramak realist düşünceye daha yakın olarak görünmektedir.

  Kollektif Devletler İşbirliği Örgütü'nün bu ülkeye asker göndermesini çok fazla abartmak  ve bunu da Eski Sovyetler Birliği'nin doğuşu gibi göstermek bence Türk Devletler Teşkilatı'nın gücünü bilmemekten veya güçümsemekten kaynaklanıyor. Bugün ne Rusya o şanlı gücündedir ne de Türkiye o zayıf ve çelimsiz dönemindedir.

  Ortada oyun kuran ve oyun bozan bir Türkiye'nin varlığını kimse yadsıyamaz!

  Putin, her yere uzanmaya çalışıyor ama bunu çok ileriye doğru götürebileceğine inanmıyorum. Kazakistan'ın dış politikası çok denklemli bir yapı üzerine kurulmuştur. 
 Bu yardımı psikolojik olarak değerlendirmek en mantıklısıdır. 

   Tabii ki, Türk Devletleri Teşkilatı duran yerde, Rusya'nın ve diğer devletlerin Kazakistan'a davet edilmesi hoş değil! Ancak kendi aralarında yapmış oldukları anlaşma bu çağrıyı uluslararası hukuk normlarında haklı kılmaktadır.

  Rusya'nın tazyikinden korkup Türkiye'in Azerbaycan'ın yanında yer almasından tedirginlik duyanlar, şimdi bakıyorum yeniden sahneye çıkmaya başladılar.

  Türk dünyasının aklı Türkiye, kalbi Kazakistan ve kılcal damarları diğer Türk devletleridir!

  Kazakistan atayurdumuzdur! Atayurdumuz ise baba ocağımızdır!

  FAHRETTİN MASUM BUDAK

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası