Ekrem BAYDAR OLMAZ! YIKICI DEĞİL, YAPICI OLALIM
Tarih : 2009-08-17
Tüm Yazılar

Ekrem BAYDAR



    Birkaç gündür İdirmava sakinleri diken üstündedir. En ufak bir kıvılcımda yangın dört bir etrafımızı saracaktır. Üç beş tane kendini bilmez genç yüzünden yüzyıllardır son derece dürüst ve samimi komşuluk içersinde yaşamlarını sürdüren Azeriler ve Kürtler birden bire birbirlerine düşman olacaklardır. Tarihin ve coğrafyanın birlikte yaşamaya mahkûm ettiği bu insanlar üzerinde hiç ama hiçbir gücün oyun oynamaya hakkı yoktur.
    Bu gün gittikçe yozlaşan, yozlaştıkça yobazlaşan bir gençlik bizleri utandırıyor. Davetli olmadığı halde onun bunun düğününde huzursuzluk yaratmak, olay çıkarmak, bağırıp çağırmak gençlik değildir. Aynı şekilde, bu gençlerin davranışlarından dolayı koskoca bir toplumu hedef alıp, tümüne birden küfürler savurup silahlı saldırıda bulunmak da gençlik değildir, etik değildir. Hani bizim buralarda derler ya   Ekmek karnını mı deliyor.  Gerçekten de ekmek bazılarımızın karnını deliyorsa ona da bir diyeceğim olmaz. Haydi diyelim ki bunlar gençtir, delikanlılığın verdiği bir psikoloji ile yanlış bir davranış içine girdiler. Ya büyükler, onlara ne demeli? Aynı mahallede yan yana oturan, bazen aynı sofrada oturup yemek yiyen, birbirilerinin ölüsünü gömen, aynı acıyı paylaşan insanlar birbirlerine düşman mı olsun istiyorsunuz? Ve yine aynı mahallede yeni bir Filistin İsrail mi yaratmak istiyorsunuz? Nedir bu kin, bu nefret, bu hiddet! Hele hele bu hiddetimizi şiddete dönüştürmek yakışıyor mu biz büyüklere, ha yakışıyor mu? O halde biraz hoşgörülü ve biraz da yaşımıza başımıza uygun davranışlar içerisinde bulunmalıyız.
    Iğdır; sosyal yaşam ve siyasi yaşam itibari ile son derece hassas bir yerdir. Yetmişli yıllarda bunun acı sonuçlarını çok gördük. Kürdü de, Azerisi de bunun acısını çok çekti. O günün gençlerine oynanan oyun, bu günün gençleri üzerinde yeniden sahneye konmak isteniyor. Bu konuda burnuma çok ama çok kötü kokular geliyor. Kimi gelecek siyasi emelleri için oy depolamaya, kimisi nereden ne şekilde kazandığı belli olmayan mal varlığına mal katmak için habire ellerindeki kürekle ateşe gidiyorlar. Olmaz gençler, olmaz ey siyasiler, olmaz ey zengin görünen insanlık fukaraları, herkes haddini bilsin. Kendi çıkarlarımız için, kötü emellerimiz için gençlerimizi alet etmeyelim.
     Bakın sevgili gençler; Bu gün birbirlerinize kem gözlerle baksanız dahi yarınlarınızda aynı masada oturacak, aynı sofrada yemek yiyeceksiniz. Aynı birlikte, aynı mangada askerlik yapacaksınız. Aynı karavanaya kaşık sallayacaksınız. Asker ocağındaki anılarınızı yıllarca anlatıp duracaksınız. Biz bunları yaşadık yaşıyoruz. Sizler de yaşayacaksınız. Onun bunun kişisel çıkarları için birbirinize düşman olmayın. Diyelim ki biriniz öldünüz biriniz de cezaevine girdiniz. Biriniz mahpus damında biriniz de toprak altında çürüyüp gittiniz, Çıkarınız ne olacak? Kahraman mı olacaksınız. Üç gün sonra beş gün unutulup gideceksiniz. O uğruna ölüp öldürdüğünüz kişiler bir gün olsun babanızın, annenizin kapısını açmayacak, onlar aç mı tok mu diye sormayacak, mezarınızın başına gelip size bir fatiha okumayacaklar.  ‘Ben mi sana git arkadaşını öldür dedim.’  Diyerek cezaevinden çıkmanı dahi istemeyecek. İyi düşünün, çok iyi düşünün sevgili gençler; Kürdü, Azeri si, Türkü, Laz ı Çerkez i, Terekeme si, Alevi si, Sünni si sizler bizim geleceğimiz, aydınlığımız, gözbebeğimizsiniz. Ne olur gözbebeğimizi çıkarmayınız.
    Elbette gezeceksiniz tozacaksınız, birbirinize küseceksiniz. Kiminiz fakir, kiminiz zengin çocukları olabilirsiniz. Kiminiz okumuş kiminiz okumamış olabilirsiniz. Kiminiz iş sahibi kiminiz de boşta gezer olabilirsiniz. Ama şartlar ne olursa olsun birbirlerinize karşı her zaman sevgi dolu anlayışlı ve hoşgörülü olunuz.
   Ben buradan Sayın Emniyet Müdürüne ve emniyet teşkilatına çok teşekkür ederim. Gösterdikleri hassasiyet büyük bir olayı önlemiştir. Ne olur hepimiz çok duyarlı, sabırlı ve hoşgörülü olalım. Birbirimize karşı saygılı olalım. Gençlerimizi kendi çıkarcı emellerimiz için kullanmayalım. Kıvılcımı yangına çevirmeyelim lütfen.                                                                                           

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası