Ekrem BAYDAR 2015 Nevruzundan İzlenimler
Tarih : 2015-03-26
Tüm Yazılar

Ekrem BAYDAR



Güzel bir bayramdır Nevruz Bayramı. Bayramlar siyasallaşmadıkça güzeldir, güzelliklerini her zaman korurlar. 21 Martta Iğdır en güzel Nevruzunu kutladı. Meydanda sevgi vardı, birliktelik vardı. Yüzler gülüyordu. Gözlerde umut vardı. Herkes özgürce ve korkusuzca yaşadı Nevruzunu. İster Nevruz desinler, ister Novruz desinler, ister Newroz desinler,  ne derlerse desinler…   Bu bayram anlamından hiçbir şey kaybetmiyor.  Hatırlarsanız ilk resmi Nevruz kutlaması Iğdır’da yapıldı. Mesut Yılmaz başbakandı. Rahmetli Ali Asker de Belediye Başkanıydı.  Bana, Ekrem; “Başbakanla ilk bayram ziyaretini sizin eve yapmayı düşünüyorum. Ona göre hazırlıklı ol” dediğinde,- sakın ha! Sonra beni aforoz ederler, sıkıntı yaşarım demiştim.  Neydi sıkıntım? Kürt olmaktı. Kürtlerin Nevruzu kendilerince kutlamaları yasaktı. Büyük bir mahalle baskısıyla karşı karşıya kalacaktım. Ali Askerin de amacı bize gelerek,  işte ilk Nevruz ziyaretini bir Kürt’ün evine yaptık diyerek hem beni onurlandırmak hem de o günün koşullarında ortamı yumuşak tutmaktı.  Benden olumsuz cevap alınca Süleyman Taşkınsu’nun evine gittiler. O zamana kadar Kürtler Newroz dedikleri için cezandırılırken,  gömleklerinin yakasında sarı kırmızı düğme var diye gözaltına alınırken bu sefer Merkez karakolunun direğine sarı kırmızı yeşil balonlar asılmıştı. Biz şimdiye kadar bilmiyorduk meğer bu renkler oğuz Türklerinden kalma renklermiş demeye başladılar. Nevruz bizim bayramımızdır Kürtlerin değil. Onlar ne zaman Iğdır’da Nevruzu kutladılar ki diyerek sanki bu bayram sırf bu ırkçı düşünen insanlar için dört bini aşkın yıldır kutlanıyor. Dünyada ve bu bayramın nerelerde, ne zaman, hangi amaçla kutlandığını, kimlerin, hangi devlet ve halklarının kutladığını bilmeden siyasallaştırmaya çalıştılar. Kürt daha kendi dilini konuşamazken,   Nevruzumu kutlayacaktı. Sanki vardı da yemedi mi? Dili, kültürü, gelenek ve görenekleri, kendince bayramları dahi yasaklarla kelepçelenmişti.  O kelepçelerden kurtulmak otuz bini aşkın cana, gencecik delikanlılara, kızlara, askere, polise mal oldu. Şimdi ise tüm korkular yenilmiş, kelepçeler parçalanmıştır. Korkunun ve kinin, nefretin yerini sevgi ve hoşgörü almıştır, birliktelik almıştır.  Ya bayramların Kürtçesi, Türkçesi mi var kardeşim!  Hele hele Nevruz gibi, bir uyanışın, bir dirilişin, bir özgürlüğün, dostluk ve kardeşliğin sembolü olan bayramı siyasallaştırmak, onu kendi politik amaçları doğrultusunda kullanmak kimin haddine…

Bu bayramda Iğdır,  yıllar sonra da olsa bütün bu olumsuz ve art niyetli davranışları boşa çıkarmıştır. Onu siyasilerin politika malzemesi olmaktan kurtarmıştır. Bu bayram hepimizindir, Tüm Ortadoğu coğrafyasınındır, Iğdır’da yaşayan herkesindir dercesine bir birliktelik sergilemiştir. Geçenlerde “ KEŞKE GERÇEK OLSAYDI “  başlıklı yazdığım bir yazımda,  gördüğüm bir rüyayı yorumlamıştım. İşte o rüyam bu Nevruzda gerçekleşti. Belediye meydanında insan seli vardı. Dün de resmi Nevruz Kutlaması vardı, bu gün de. O gün kutlamalara katılmayan Kürtler, bu bayramda adeta alanı doldurmuşlardı. Kürt çadırları kurulmuş, çadırların önünde kazanlar kurulmuş, ocaklar yanıyor. Genç kızlar, delikanlılar, yaşlı kadınlar yöresel kıyafetleri içinde, kimi halay çekiyor, kimi çadırlara giren misafirlere çay veya ayran ikram ediyor. Protokol çadırına asılan Türk, İran, Azerbaycan ve Gürcistan bayrakları adeta düşman çatlatırcasına birlikte dalgalanıyor, Iğdır’daki Kürt, Azeri birlikteliğini ve misafirperverliğini haykırıyordu adeta.

Hemen hemen bütün Kürt kadınları sarı kırmızı yeşil renkli giysiler giymişlerdi. Azeriler, İranlılar, Gürcüler hakeza öyle.  Hepsi yöresel kıyafetleriyle oyunlar sergilediler.  Kıyamet kopmadı, Kürtler sarı kırmızı yeşil giymişler diye Türkiye bölünmedi. Kimse vatan haini ilan edilmedi. Aksine bağlılık ve özgüven sergileniyordu.  Kose kılığına giren, koç kılığına giren, Kosenın karısının kılığına giren Kürt erkekler birer tiyatro sanatçısıymış gibi eğitimli görünüyorlardı.  Kirvelik yeniden güncellenmişti sanki…  Azeriler Kürtlere, Kürtler Azerilere “ Kirve bayramınız mübarek olsun.” Diyerek adeta bir birlikte Nevruz kutlamasının hazzını yaşıyorlardı. Yılların siyasi düşmanlığı yerini barışa, sevgi ve hoşgörüye bırakmıştı. Tabloya bakınca içi açılıyordu insanın.  Bundan güzel ne olabilirdi. Bu gün Belediye Meydanı herkesin ve her kesimindi. Kürtler davul zurna eşliğinde halay çektiler, Azeriler tar ve akardion eşliğinde Şeyh Şamil oynadılar. Bayram aynı akış, aynı sevgi ve aynı hoşgörü içinde sona erdi.

     NOT:  Bu bayramın organizasyonunda, başta sayın Valimiz olmak üzere,  Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne,  Köy muhtarlarına, Iğdır halkına, Emniyet müdürümüz  Sayın Yüksel Babal’a ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederim. Bize arzu ettiğimiz bir Nevruz Bayramı yaşattılar.

 

  1. Ramazan DARENDEVİ 2015-04-09 08:16:39

    Sevgili Ekrem abi olayı gerçekten de güzel ve etkili bir dille resmetmişsiniz. Kaleminize sağlık. Gerek fikirde gerekse aksiyon ve eylemde Iğdır'ın Ekrem abi gibi kanaat önderlerine ihtiyacı var. Hem Kürtler hem de Kemalist ve Şövenist olmayan Ehlibeyt dostu Azeri kardeşlerimiz bu tabloyu iyi okumalılar. Zira iki kesim de Nasrettin hocanın tabiriyle "EŞŞEKTEN DÜŞEN" kesimlerdir. Birisi kavmi değerlerinden diğeri inancından dolayı. Artık empati yapmalarının zamanı geldi. İkisi de yaklaşan seçim döneminde "statükonun partilerini bırakıp ortak hareket etmelidirler. selam Darendeden

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası