Ekrem BAYDAR Bir Kasımın Verdiği Mesaj
Tarih : 2015-11-11
Tüm Yazılar

Ekrem BAYDAR



          1 Kasımın akşamı seçim bitti. 
    Herkesin eteğindeki taşlar döküldü. Seçim öncesi heyecan ve kimlik kabul ettirme üstünlüğü ve çabası yerini sükûnete bıraktı. Kendilerini seçimin kahramanı gibi gören ve Iğdır’a siyasi yön vermeye gelenler, Iğdır’ı Kürtlerden, ya da Azerilerden kurtarmaya çalışanlar, kendilerini gökten zembille inmiş gibi,  görenler, içinde,  pijamalarından ve ırkçılık mesajlarından başka hiçbir şeyi olmayan çantacılar, o sihirli çantalarını alıp gittiler. Bizler yine biz bize kaldık. Kürt’ü, Türkü, Azeri’si aynı yerde, aynı mahallede, aynı okulda ve aynı şehrin caddelerinde,  sokaklarında,  günlük yaşamımıza devam ediyoruz.
       Evet; Iğdır seçmeni, özellikle Azeri seçmen,  yıllardır gittikçe kalınlaşan, kalınlaştıkça kendisini sıkmaya başlayan, zarar veren o siyasi kabuğunu nihayet çatlattı. O çatlaktan sızacak olan siyasi ışık, gelecekte onlara yön verecektir. Ya birlikte, kardeşçe, özgür, sevgi ve hoşgörü içinde yaşamaya devam diyecekler, her şey Iğdır için diyecekler,  ya da,  o eski güdümlü siyasi yaşamlarına geri dönecekler.
Kanımca,  bu seçim Iğdır’da kimlik siyasetine dur dedi. Yıllardır nikâhına kıyılan, kıydırılmaya çalışılan siyasi partiyi boşadı. Başka bir zihniyet ve başka bir bakış açısıyla yola devam etmek istedi. Kutuplaşmanın buzlarını erittiler ve mensubu oldukları siyasi partinin, kendileri için vazgeçilmez olarak görülmemesi gerektiğinin mesajını verdiler. 
24.02.2015’te gördüğüm bir rüyamı anlatmıştım.  “ KEŞKE GERÇEK OLSAYDI” diye. Galiba o rüyam gerçek oldu. Bu seçimde Iğdır,  Azeri’siyle, Kürt’üyle siyasi çekişmelere, ötekileştirmelere, hoşgörüsüzlüğe, “YETER, ARTIK YETER” Demek istedi. İleriki seçimler için de bir mesaj verdi. Seçilecek milletvekili, seçilecek belediye başkanı, “Ne olursa olsun,  yeter ki bizden olsun.” Zihniyetine dur demek istedi.
    Iğdır siyasetinin nabzı olan İdirmava Kahvelerinin önünde oturan, Kürdü, Azeri’si Terekeme sinin birlikte çaylarını yudumlayıp sohbet ettikleri bazı masalara giderek sohbetlerine katılıyorum. Esnaflarla konuşuyorum, hacılarla hocalarla konuşuyorum, Kürtlerle, Azerilerle konuşuyorum. Hemen hemen hepsinin ortak fikri; “Çok iyi oldu. Biri  bizden, biri sizden.”  Diyerek esprili bir dille arzuladıkları siyasi bir tabloyu dile getiriyorlar. “ Hele hele bu ülkeye bir de barış, huzur, ölümsüz, infaz sız demokratik bir ortam getirilirse işte o zaman Iğdır’ın siyasi keyfine değme gitsin.” Diyen Hasan Amcanın bu fikrine Hacı Celil Amca; Çok doğru diyorsun Hasan, demokratik bir ortamda, her zaman iktidar olabilecek her hangi bir partiden bir Kürt, bir Azeri vekil birlikte seçilse hiç olmazsa bu memlekete hizmet gelir, huzur gelir. Bu hizmet ve huzur da beraberinde siyasi barışı getirir, refahı getirir, ekonomik güçlenmeyi getirir. Sosyal ilişkileri güçlendirir, Iğdır’ın çehresini değiştirir. Hacı Ahmet Amca;  “Kürt demeli,  “Ka aqıl”  Yani Kürdün dediği gibi,  hani akıl! Diyerek son noktayı koyuyor ama yan masada oturan yaşlı bir amca yarım yamalak Türkçesiyle; Sizler iyi diyorsunuz, ben de bu dediklerinize katılıyorum. Bu seçimde Kürtler üzerine düşeni yaparak Nurettin Arasa seçilecek oyu verdiler. Yani Iğdır’ın siyasi anahtarını onun eline verdiler. Şimdi  sıra onda. Bakalım o dediklerini yerine getirecek mi? Gerçekten Kürtleri kardeş mi görecek,  yoksa karnında taş mı görecek. Bekleyip göreceğiz. Bu sözler oradakileri biraz üzse de, ortamı yumuşatmak için ben hemen araya giriyorum.  Yok, kardeşim Nurettin benim okul arkadaşım,  öyle biri değil. Onun karnındaki taşlar çoktan yumuşamış, erimiş. Tıpkı senin, benim karnımızdaki taşlar gibi. Bak sen de Kürtler Nurettin’e 5-6 bin oy verdiler diyorsun, belki sen de vermişsin değil mi? Adam; “ İnşallah öyle olur. Biz veriyoruz ama onlar bize vermiyorlar.” Diyerek çayını yudumlamaya devam etti.
         Evet, sevgili Vekiller;  Öncelikle seçilişinizden dolayı sizleri gönülden tebrik ediyorum. Siyasetin, politikanın kalbinin attığı yerdeki vatandaşların genel bakışları ve görüşleri bu yönde. On binlerin günahı vebali sizlerin omuzlarında. Siz isterseniz Iğdır, refaha, huzura, siyasi barışa ve ekonomik bir güce kavuşarak bölgenin çekim merkezi olur. İstemezseniz 1 Kasım öncesi günlerine geri döner.
    

 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası