Cabbar ŞIKTAŞ Hep Eskiler
Tarih : 2019-03-01
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



       Hep Eskiler
 
       Demek ki eski insanların kafaları bizden daha iyi çalışıyordu.

       Şöyle ki övündüğümüz tek şey tarihi eserler.

        Korumaya çalıştığımız tek şey tarihi yapılar.

        Adamlar binlerce yıl önce öyle şeyler yapmışlar ki, hem mimarisini, hem fizik kurallarını ve hem de el işçiliğini henüz çözebilmiş, becerebilmiş değiliz. Hatta alternatifini dahi inşa etmiş değiliz.

        Günümüze örnekleri verirken bile atalarımızın hikmetli sözlerinden veririz. Günümüze dair tecrübe ederek ürettiğimiz ve bizden sonraki nesillere bırakabileceğimiz bir kelime atasözümüz bile yoktur mesela. Yaşadıklarımızı atalarımızın sözleriyle ifade ederiz. Eski şairlerin şiirleri daha çok ilgi görür mesela. Eski düşünürlerin, yazarların, araştırmacıların kitaplarını çevirip çevirip zamanlara göre uyarlar okuturuz.  

       Bilim adamlarından bahsederken Mimar Sinan, Edison, Einstein gibi geçmişte yaşamış olan kişilerden bahsederiz. Yeni bilim adamları da mutlaka güzel icatlar bulmuştur ama, eskiler kadar ses getirememiştir. Eskiden iletişim yoktu, fakat bilim insanlarının icatları, buluşları, yazarların, şairlerin yazdıkları, mimarların yaptıkları eserler nesilden nesile ulaşıp geldi. Ancak iletişim çağında olmamıza rağmen yeni bilim adamları bu denli etkili olamadılar.   

      Eski yapıların akıl almaz mimarisini henüz daha çözmüş değiliz. Günümüzde siensi makinaları kullanılarak yapılanlar bile o günün el işçiliğinin sistematiğine, güzelliğine erişebilmiş değildir. Mısır piramitleri ve binlerce yapı, yüzyıllardır, binyıllardır varlıklarını korumakta, milyonlarca insan bu yapıları görmek için kilometrelerce yol kat etmektedirler.
 
     Teknolojimiz ilerlemiş kabul ediyoruz. Bazen binlerce yıl önce ki teknoloji bizim şimdi kullandığımız teknolojiden daha mı ilerideydi diyorum. Tarihi eserlere ve bilime ilgim var fakat sadece bakmakla yetinenlerdenim. Zira gördüklerim beni hep hayrete düşürmüştür. 

      Acaba diyorum eskiler olmasaydı 21. yüzyılın insanları olarak bizler ne yapardık? Nasıl yaşardık? Buğdayı, domatesi, soğanı, patatesi nasıl bulurduk veya bulabilir miydik? Tarımda kullanabilir miydik?

      ASLINDA BİZDE İYİ BULUŞLAR YAPTIK

      Mesela tohumu kısırlaştırdık. Her meyve doğası gereği devamlılığını sağlamak için tohum üretir. İnsanları tek merkez etrafında toplamak için, insanları açlığa mahkum etmek için tohumu kısırlaştırdılar. Suni tohumlamalarla doğallığı yok ettiler. Ekolojik dengeyi alt üst ettiler.

     Yapılan yapıların ömrü en fazla 50 ile 100 yıl olarak hesaplandı. İş makinaları  ile devasa yapıları kısa sürede, süslü püslü yapmamıza rağmen ömürlerini uzatamadık. 

     Davranışlarımızda suni oldu, yapıtlarımızda.

     Yani anlayacağınız iyi ki eskiler var ve biz bu eskilerle övünmek durumundayız. 

     TEKNOLOJİ İLERLEDİ, ŞARTLAR ZORLAŞTI

      Bilgiye ulaşmak öyle çok kolaylaştı ki, hazreti google'a girdin mi dünya avcunun içindeymiş gibi hareket ediyorsun.

     Ancak bu hıza rağmen şartlar  çok ağırlaştı, insanlar yaşamayı bile sevmez oldular. Şartlar zorlaşınca insanların gerçek yüzleri de ortaya çıkmaya başladı. Fitne riyakarlık, ihanet, cinayet, iftira arttı, samimiyet azaldı, çıkarcılık çoğaldı, yalan konuşma artık normal karşılanır oldu.

    Tüm bunların üstüne birde vatandaşın üzerine bitmek bilmeyen bir yük yükleniyor. Allah sonumuzu hayır etsin.

    Reisimizin Emrindeyiz

     Vallahi de yalan, billahi de yalan.

     Hâlbuki dürüstçe dense ki ben falanca partiye oy vereceğim emin olun daha çok saygı duyulacaktır. Ama insanın gözünün içine baka baka Reisimizin emrindeyiz deyip bunu da göstere göstere yapıyorlar ya, emin olunuz ki Reisinin emrettiği yere oy vermeyeceklerinin delili olarak kabul edilmektedir. 

    Bak işte yine atalarımıza baş vurduk, “Biz kırk bacıyız, kırkımızda birbirimizi iyi tanırız.” Birbirimizi tanıdığımıza göre, birbirimizin gözünün içine baka baka yalan söylememize ne gerek var? Ak Parti iktidarının nimetlerinden mahrum kalmamak için böyle söylediğiniz herkesçe biliyor. İyi güzel de bari bunu görüntü kirliliği yapmadan söyleseniz fenamı olur. Yani aklınız sıra Reis’i kandırdığınızı sanıyorsunuz. Bence sadece kendinizi kandırıyorsunuz.

    Fazla söze gerek yok, 31 Mart seçim gecesi Reisin emrine uyulup uyulmadığı ortaya çıkacaktır nasıl olsa, fazla kafa yormaya ihtiyaç yok sanırım. 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası