Mücahit Özden HUN GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMAK…
Tarih : 2019-04-17
Tüm Yazılar

Mücahit Özden HUN



           GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMAK…
            Değerli okuyucu! Bu kez sizleri 1950’li yılların Iğdır’ına götüreceğim. Mecit Hun’un o yıllarda yayımladığı PAMUKOVA isimli gazeteden alınan iki makaleyi dikkatinize sunarak Iğdır’ın temel sorunlarına o yıllarda nasıl yaklaşıldığını göstereceğim. Sivil Toplum Örgütlerinin Iğdır için önemini tartıştığımız bugünlerde bu iki makalenin yol gösterici ve özeleştiri anlamında değer taşıdığına inanıyorum.
 
           BİRİNCİ MAKALE
            Aşağıda dikkatinize sunacağım birinci makale PAMUKOVA gazetesi başyazarı  Mecit Hun tarafından 5 Kasım 1954 tarihinde kaleme alınmış ve gazetede yayımlanmıştır. Yazının başlığı, “Yeni Meclis (TBMM) Çalışmaları Münasebetiyle,” olarak verilmiştir. O yıllar Iğdır, Kars’a bağlı bir ilçedir. Vilayet olmak için çaba göstermektedir. Yazı şöyle devam eder:
“Büyük Millet Meclisi 1954-55 çalışmalarına Reisicumhurumuz (Cumhurbaşkanımız) Sayın Celâl Bayar’ın nutkuyla başladı. Büyük bir gayret ve süratle kalkınan Türkiye’nin iktisadi ve mali sahadaki çeşitli işleri ile iç ve dış politikayı alakadar eden mühim mevzularına (konularına) ait kanun tasarıları ve çeşitli sözlü ve yazılı soru önergeleriyle dolu olan gündemde Iğdır’a ve Iğdır’ın ana davalarına ait mevzuları (konuları) da görmek şüphesiz ki en büyük arzumuzdur.  İktisadi ve coğrafi bütün avantajları vilâyet (il) olma lehinde mevcut olan Iğdır’ın bu ezeli arzusunun tahakkuk (gerçekleşme) safhasına girdiğini görmek muhakkak ki hakkımız ve hatta en zaruri (zorunlu) talebimiz olmalıdır. Iğdır, Rus ve İran hudutları arasında geniş bir pamuk istihsal (üretim) ve istihlâk (tüketim)  merkezi, tüten fabrika bacalarını ihtiva eden bir sanayi şehri ve yepyeni bir vilâyet olarak kalkınan Türkiye’nin sembolü olmalıdır. İşte bu gaye ve maksatla hareket edildiği takdirde Iğdır’ı birkaç sene sonra Türkiye’nin turistik bir merkezi olarak göreceğiniz muhakkaktır. Bu hususu Iğdırlı düşünmelidir. Ama DP’li (Demokrat Partili), CHP’li CMP’li  (Cumhuriyetçi Millet Partisi) veya bitaraf(tarafsız)  Iğdırlı değil Iğdır’ın top yekûn sakinleri (bütün oturanları)... Birkaç ay evvel Ankara’ya gönderilmek için hazırlanan heyetleri Meclis’in açıldığı şu sırada yeniden teşekkül ettirmek ve onları alakalı makamlara Iğdır’ı ilgilendiren hususlarda tenvir edecek (bilgilendirecek) broşürlerle takviye (destek) etmek lâzımdır. Belediyeye yük olmak suretiyle değil şahsi fedakârlık yapmak suretiyle hemşerilerimizi bu davada hüsnüniyetle (iyi niyetle) birleşmeğe davet ediyoruz.”
 
            İKİNCİ MAKALE
           Sizlere sunacağım ikinci makaleyi de PAMUKOVA gazetesi başyazarı Mecit Hun kaleme almış, makale 29 Ekim 1954 tarihinde yayımlanmıştır. Makalenin başlığı, “Iğdırlılar Hastane İstiyorlar” şeklinde verilmiştir. Mecit Hun önce durumu özetleyen bir yazıyı kaleme alır. Daha sonra o dönem Iğdır’ının sivil toplum örgütü başkanları ve ileri gelenleriyle birlikte bir telgraf hazırlanır, Kars Valiliğine gönderilir.
 
          MECİT HUN TARAFINDAN KALEME ALINAN ÖN YAZI
           “Iğdırlılar, Iğdır Sağlık Merkezinin hastane haline getirilmesini istiyorlar. Sağlık merkezleri teşkilat ve kadrosunu değiştiren Sağlık ve Sosyal Yardım Vekâleti  (Sağlık ve Sosyal Bakanlığı) talimatnamesi (yönetmelik) evvelki gün kaza (ilçe) hıfzıssıhha (sağlık koruma) meclisinde görüşülmüştür. Bilindiği gibi, yeni talimatnameye (yönetmeliğe) göre Sağlı Merkezleri kadrosunda bundan sonra mütehassıs (uzman) tabip (doktor) bulunmayacak ve hiçbir suretle ameliyat yapılmayacaktır. Ancak ameliyata muhtaç ağır hastalar geldiği takdirde böylelerinin en yakın hastaneye sevki temin edilmiş olacaktır. Iğdır gibi hastane merkezine uzak ve bilhassa kış mevsiminde muvasalat (ulaşım) imkanlarından mahrum (yoksun) olan bir yerde derhal ameliyat edilmesi zaruri (zorunlu) olan bir hastanın vaziyeti ile Sıhhat ve Sosyal Yardım Vekâletinin (Sağlık ve Sosyal Bakanlığı) yürürlüğe koyduğu yeni talimatnameyi (yönetmeliği)  bir arada mütalaa edersek (incelersek) vaziyetin ciddiyeti kendiliğinden meydana çıkar. Bununla beraber biz hiçbir suretle, böyle bir talimatnamenin (yönetmeliğin) lüzumsuzluğu fikrinde de değiliz. Filhakika (doğrusu), bugünkü hekim buhranı ve mevcutların da İstanbul, Ankara gibi büyük merkezlere toplanması keyfiyeti karşısında hükümetin hastane ve sağlı merkezlerine ne gibi şartlar tahtında (altında)hekim bulduğuna da müdrikiz (anlamış durumdayız). Bu sebeple ekseriyeti hastane merkezlerine çok yakın olan Sağlık Merkezlerinin böyle bir kayıt altına alınması muhakkak ki zaruri (zorunlu) bir icaptır (gerekliliktir) ve faydadan hali (boşuna) değildir. Fakat bu umumi icaptan (genel gereklilikten) Iğdır gibi istisnai (kuraldışı) hususiyet (özellik) gösteren yerleri tefrik etmek  (ayırt etmek) icap eder. Bu sebeple Iğdır Sağlık Merkezinin mutlak surette hastane haline getirilmesi fikri evvelsi gün yapılan Hıfzıssıhha Meclisinde hakim olduğu gibi Iğdırlıları da bu yolda haklı dilek ve müracaata sevk etmiştir. Bu münasebetle Vilâyet makamına iki gün evvel aşağıdaki telgraf çekilmiştir: 
 
            KARS VALİLİĞİNE GÖNDERİLEN TELGRAF
             NOT: Gençler “telgraf” kelimesini bilmeyebilir. Email veya Whatsapp’ın olmadığı o yıllarda en hızlı yazışma aracı telgraftı. Telgrafta cümleler birbirine karışmasın diye her cümleden sonra “STOP” yazardı. Ben de yazının orijinaline bağlı kalmak istedim
GÖNDERİLEN TELGRAF
           Kars Valiliği Sayın Makamına KARS 
           Sağlık merkezleri kadrosunun pratisyen hekimlerden teşekkül ettirilmesi (oluşturulması) ve badema (bundan böyle) sağlık merkezlerinde ameliyat yapılmayarak bu gibi hastaların en yakın hastanelere sevkini istihdaf eden (amaçlayan) sağlık merkezleri talimatnamesi  (yönetmeliği) bugünkü kaza (ilçe) hıfzıssıhha (sağlık koruma) meclisinde yürürlüğe konacaktır. STOP. Iğdır’ın nüfus kesafeti (yoğunluğu) ve hastane merkezlerine olan uzaklığı ile bilhassa kış mevsiminde yolların müsaadesizliği (uygunsuzluğu) nazara  (dikkate) alınırsa mezkûr (yukarıda adı geçen) talimatnamenin sağlık merkezimize tatbiki Iğdırlının sıhhati için yıkım ve felâket olacaktır. STOP. Bu sebeple bizler sıhhatimiz mevzuunda (konusunda) ciddi bir endişe duymaktayız. STOP. Sayın Vilâyet makamının Iğdırlıların bu his ve düşüncelerine tercüman olarak ve mezkûr (adı geçen) talimatnamenin verdiği yetkiye istinaden (dayanarak) Iğdır Sağlık Merkezini ufak çapta bir hastane haline getirmek üzere alakalılar nezdinde teşebbüse geçmesini saygılarımızla arz ve istirham (rica) ederiz: 
Belediye Reisi (Başkanı): Ali Ural 
Demokrat Parti Başkanı: Nağdali Parlar 
Ticaret Odası Reisi (Başkanı): Abdurrezak Güneş
Belediye Encümen Azası (Üyesi: Hasan Tezel 
Meclis Umumi Azası (İl Genel Meclisi Üyesi): Eşref Kaya   
Meclis Umumi Azası (İl Genel Meclisi Üyesi): Musa Doğan 
Fabrikatör: Osman Ataman 
Encümen Azası (Belediye Meclisi Üyesi): Ali Işık 
Encümen Azası (Belediye Meclisi Üyesi): Eşref Başaran 
Pamuk Birlik Başkanı: Talât Tufan 
Tüccar: Fazıl Baykal 
Gazeteci: Mecit Hun 
 
         Bütün icraatında sadece halkın huzur ve menfaatlerini hedef tutan DP iktidarının Iğdırlıların bu haklı olduğu kadar mühim dileğini yerine getireceğine kaniyiz.
 
         SONUÇ
          Değerli okuyucu! 1950’li yılların Iğdır’ında ilçenin temel bir sorunun çözümü için sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, tüccarlar, fabrikatörler, gazeteciler bir araya gelip aşağıdan yukarı bir baskı mekanizması oluşturabilmişlerdir. Iğdır’ın benzer bir atılımla sorunlarını belirleyip kamuoyu oluşturması ve devleti bu yönde ikna etmesi gerekmektedir. Sayın Sivil Toplum Örgütleri, sorumluluk sizde!

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.