Cabbar ŞIKTAŞ TASARRUF TEDBİRLERİ
Tarih : 2019-05-27
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



TASARRUF TEDBİRLERİ 
     

      Neye göre, kime göre? 

      Yani ülkemizde ekonomik kriz var da birilerinin umurunda mı sanıyorsunuz.  

      Yani kamu kurum ve kuruluşlarında tasarruf tedbiri yeterince uygulanıyor mu sanıyorsunuz?  

      Tasarruf tedbiri uygulamak o kurumun ihtiyaçlarını alacağı paraları keserek mi sağlanır sanıyorsunuz? 

      Gereksiz harcamalar sonlandırılmadan tasarruf yapılacağını mı düşünüyorsunuz?  

      Vakıflar, dernekler, ülke dışında neye hizmet edeceğiz bilmiyorum yaptırdığımız milyon dolarlık camiler ve sınırsız giderler durdurulmadan düzlüğe çıkacağımızı mı düşünüyorsunuz?   

      ÖNLEM ALMALI, TASARRUF YAPMALIYIZ! 

      Her şeyden önce savurganlığı bırakmalıyız. İsrafı hayatımızdan çıkarmalıyız. Para bizden çıkmıyor diye şımarık çocuklar gibi gelişi güzel harcamalar yapmamalıyız. Yani ülke genelinde ihtiyaç dışı gereksiz şeyler almamalı, anlamsız hediyeler dağıtmamalı, şatafattan uzak durmalı, 400-500 tl’lik  köpek maması yerine yiyecek fazlalıkları ile durum idare edilmelidir. Devletin aracını mesai saati dışında kimse özel aracıymış gibi kullanılmamalı. Bazı idarecilerin, siyasilerin, keyfi harcamalarına izin verilmemelidir. 

     Şimdi memur kardeşlerim bana kızacaklar ama doğrusu bu ve bunu söylemek gerekiyor. Her yıl hizmet içi eğitim adı altında 5 yıldızlı otellerde 4-5 günlük eğitimlere ne kadar para harcandığını tahmin edebiliyor musunuz? 
Birçok eğitim semineri tamamen göstermelik olarak yapılır zaten. Seminere giden çoğu memur ne semineri dinlemeye gider, ne de orada kaliteli bir eğitim verilir.  Yani anlayacağınız  yapılanların çoğu göstermelik ve gereksiz. Gelenler harcırahını alır, beş yıldızlı otellerde tatillerini yapar ve dönerler. 

     Tümden kaldırılsın demiyorum. Ama otelleri zengin etmek için de yılda birkaç kez olmasın, iki yılda bir olsa da kimse eğitimsiz kalmaz diyorum.   

     Yani şimdi okuyucular diyecek ki bir tek bu mu gözünüze çarptı. Elbette hayır. Gözümüze çarpanları sıralamakla bitiremeyiz. Her vilayetin fuzuli harcaması, gereksiz hediyeleri,  kendi ceplerinden çıkmadığı için bonkör davranışları yok değildir. Bakan, müsteşar, vali, genel müdür, daire başkanı say sayabildiğin kadar makam ve makam aracı, hizmet aracı, koruma aracı, benzin, mazot, mesai yığınla gider var.  Bugün mü başladı bu savurganlık kesinlikle hayır, eskiden de vardı. Yani 17 yıl öncede benzerleri yaşanıyordu. Şimdi de yaşanıyor. 

    Türkiye gerçekten de büyük bir ülke, bunca gidere, savurganlığa rağmen dimdik ayakta durabiliyorsak gerçekten de büyük bir ülkeyiz. Her ne kadar şu anda ekonomi hepimizi bir şekilde etkilese de, ticari anlamda iş potansiyelimiz düşse de ülkemizin büyüklüğü ve güçlülüğü anlamında hiç şüphemiz yoktur.  

     Ama korkularımızda da haklıyız. Vatandaş olarak ülkemizi istila eden Suriyeli ve diğer sığınmacılardan korkuyoruz. Ekonomimizin kötü gidişatından korkuyoruz. Aşırı pahalılık karşısında ne yapacağımızı bilmiyor korkuyoruz. El âlemin petrolü, gazı, madeni var, bizim o da yok, nasıl ayakta duracağız, zaten etrafımız şeytan güçler tarafından sarılmış, ordumuz her geçen gün zayıflatılıyor, orduda bir birine güvenen çok az sayıda komutan var. Korkmakta haksız değiliz ki!

    ŞUNLAR OLMASAYDI

    Suriyelilere milyar dolarlar harcamasaydık. Bırakın Suriyeliye harcamayı o ülkeye yapacağım ihracata devam etmiş olsaydık,  ülkemizi istila eden Suriye başta olmak üzere, Afgan, Afrikalı, Irak’lı gibi göçmenlere milyar dolarlar harcamasaydık ülkemiz daha güçlü kalırdı. 

     Dünyanın birçok yerine Cami yapıp yaklaşık 500 milyon dolar para harcadık, bu işin görünen yüzü, birde görünmeyen yüzü var. Bu paralar bizim Tarım ve Hayvancılığımıza aktarılsaydı daha güçlü olurduk. 
Sırf yatırım olsun diye mi yaptık, yoksa desinler diye mi bilemiyorum ama bazı betonumsu yatırımlar bence çok gereksizdi. Mesela üçüncü köprü gibi. 

    Yani buradan ülkeme ekonomi dersi verecek değilim. Ama bir yurttaş olarak gördüklerim benimde canımı acıtıyor. Yöneticilerimiz bu olumsuzluklara müdahale etsin istiyorum. 

     ARAS EDAŞ YAKIYORSUN BİZİ 

    Sevgili Aras Edaş dağıtım şirketi, cihazlarım yandı teknik servis raporları ile elektrik dalgalanmasından ötürü yanmıştır belgesini sundum, talebimizi reddettiniz. Dinamom yandı aynı gün yüzlerce dinamo yandı yine reddettiniz. Tüketici hakem heyetine gidildi, hakem heyeti haklı buldu konu mahkemeye taşındı. Hiçbir şeyi umursamadım ama o gün elektriklerimizde herhangi bir sorun yoktu açıklaması yapmışınız ya pes doğrusu… Valla söyleyecek söz bulamıyorum.  Valilik açıklama yaptı fırtına var dedi. Fırtına oldu. Ağaçlar devrildi. Elektrik onlarca kere gidip geldi. Küçük bir cihazım yandı. Kim bilir birçoğunun tv, beyaz eşyası, bilgisayarı kesin yandı veya arızalandı. Biri gidip mahkemeye verse bizim o gün elektriklerde hiçbir şey yoktu mu diyeceksiniz. 

    Neyse biraz daha yazsam papaz olacağız. Çünkü Iğdır’da kim ne yaparsa yapsın itiraz etmeyeceksin. Her kim ne yapmışsa sırtını sende sıvazlayacaksın, sana bile hakaret etseler hiçbir şey demeyeceksin.  

 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.