Cabbar ŞIKTAŞ Isıracak İt Dişini Göstermez
Tarih : 2019-06-15
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



        Isıracak İt Dişini Göstermez
 
         ABD, Türkiye’ye Rusya’dan aldığımız S-400 hava savunma sistemi ile ilgili sürekli dişini gösterip duruyor. Dövizin sürekli dalgalanması, bu dalgalanmayla birlikte doların yükselmesinin ABD’nin bir oyunu olduğu net ifade edilmese de gayet iyi biliniyor. 
 
         Ülke olarak güçlüyüz ama güçlü bir ekonomimizin ve teknolojimizin olmadığını biliyoruz. Yani dışa bağımlı bir ekonomi elbette estirilen fırtınalardan etkilenir. ABD, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almayın baskısı yapmakla beraber, alırsanız F-35 savaş uçağı anlaşmamızı askıya alacağını söylüyor. 
 
        Ülkemizi köşeye sıkıştırmak için sürekli farklı adımlar atma çabası içinde olan ABD, Türkiye’yi tamamıyla etkisi altına almak için uzun yıllardır, yoğun bir gayret içerisindedir. Dönem dönem iktidarlar günü kurtarma çabası içerisinde olsalar da, yakaları hep ABD’nin elinde olmuştur. 
 
         Son FETÖ kozuyla Türkiye’ye açık aleni bir ihanet gerçekleştiren ABD, güçlü ve zorba olduğundan karşısına geçip diklenerek adam akıllı bir hesap soramamışızdır. Hakeza PKK ve PYD’ye binlerce tır dolusu silah ve mühimmat verdiğinde de sesimiz çok cılız çıkmıştı.  
 
         ABD’de ekonomimizle uğraşarak dişini gösterip hırlayarak bize zarar verir mi elbette verir. Ekonomik anlamda ülkemize istediği kadar zarar verebilir. Çünkü güçlü bir ekonomisi ve teknolojisi var.  
 
         Bu gün ülkemizin içinde bulunduğu Suriye ve Afgan göçmen krizi tamamıyla ABD’nin bölgede yarattığı hadiselerden kaynaklandığı bilinirken, özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı ipotek altına almaya çalışan ABD ince hesaplarla hem ekonomik ve hem de toplumsal sorunlar yaratarak hükmetmeye çalışmaktadır. 
 
        Bu gün ülkemiz aylardır seçim gündemiyle meşgul olurken, vatandaş, esnaf, tüccar, iş insanları inanılmaz düzeyde ekonomik sıkıntı çekmektedirler. Suriyelilerin ülkemizde yaptığı densizlik, ahlaksızlık, huzur bozduğu gerçeği nasıl gizlenemezse, ekonomik dar boğazda aynı şekilde gizlenemez bir gerçektir. 
 
        Suriye ülkemiz için çok talihsiz bir adımdı. Bu adım Suriye şehirlerini nasıl harabeye dönüştürdüyse, ülkemizin gözde şehirlerini de yaşanılmaz kılmıştır. Bu sorunun çözümü ve ekonomimizin düzlüğe çıkış yolunun aranması sağduyulu bakış açısıyla mümkündür. 
 
        İRAN, ABD’YE RESTİNİ ÇEKTİ
 
        ABD, İran ile yıllardır didişip duruyor.  Daha doğrusu dişini gösterip duruyor. Doğrusunu söylemek gerekirse İran ekonomisini etkilemiyor da değil. Ama İran’ın yeraltı kaynakları bir şekilde bu olumsuz tabloyu bertaraf edebiliyor. 
 
        Ülke olarak zorluklar yaşamıyorlar mı, mutlaka yaşıyorlardır. Daha birkaç ay önce bir dolar 18-20 tümendi. Şimdilerde 10 tümen civarında. Ama buna dayanmakta, yılların vermiş olduğu abluka ile kendi kendine yetme çabasıyla dışa bağımlı olmaktan kısmen de olsa kurtulmuş durumdadır. 
 
        Türkiye’de ise durum biraz farklı. Dışa bağımlı olarak yaşıyoruz. Hele ki tarım ülkesi Türkiye, artık tarım ürünleri ithal eden bir ülke konumundadır. Bunları görüp, önlem almak zor değil, ama önlem almayı aksatır, günü uzatırsak toparlamamız zor olur. 
 
        Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın S-400 hava savunma sistemlerini “alacağız demiyorum, aldık” sözü şeytanın bacağının azda olsa kırıldığı anlamına gelmektedir. Kendimize güvenir ve de tavrımızı net göstersek bence daha başarılı oluruz. Çünkü ABD ve İsrail bu coğrafyada Türkiye, İran, Irak, Suriye karşıtlığı olduğu sürece hiçbir iş yapamaz. Ama sacın bir ayağı kırık olursa şu an yaşadıklarımızın çok daha ağır bedelini ödeyeceğiz demektir.
 
        Yani bizde ki “dişini gösteren it ısırmaz” atasözü doğrudur.  ABD ısıramayacak ama dişini göstermesi bile bize bir şekilde zarar verecektir. Bu zarardan kurtulmak istiyorsak eğer kararlılığımızı ortaya koymalıyız.  
 
        Mesele Ak Parti hükümeti değildir. Ak Parti bu gün var, yarın belki de başka parti iktidarda olacaktır. Önemli olan toplumsal bilincin kaybolmaması, toplumsan birliğin dağılmamasıdır.  Yani partiler üstü bir tablonun sergilenmesi şarttır. Samsunda bir araya gelen liderler, milli meselelerde de bir arada olmalıdırlar. Ak Parti’yi zayıf gösterip alaşağı etmek, ülkeye bir şey kazandırmaz. Seçmen günü ve zamanı geldiğinde eğer ki beğenip devam derse, halkın iradesi zaten tecelli eder. Aksi halde sağduyulu düşünmek zorundayız. Ve Ak Parti iktidarı da üzerine düşeni yapmaktan beri durmamalıdır. Toplumun hassasiyetlerine önem göstermeli, insanları aşağılayan, küçük gören, azarlayan, ötekileştiren, günün koşullarına göre pozisyon alıp hak etmediği makamları işgal eden siyasetçi ve yöneticileri bir an önce uzaklaştırmalıdır. 

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.