Cabbar ŞIKTAŞ SEVGİ KAZANDI
Tarih : 2019-06-24
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



         SEVGİ KAZANDI
 
         Yazılarımda sık sık hoşgörüden, sevgiden, alçak gönüllülükten bahsetmiştim.
 
         Halk gerilmekten, kutuplaşmaktan, ötekileştirilmekten, tepeden bakılmaktan, azarlanılmaktan bıktı demiştim. 
Kazanmak uğruna çok anlamsız hamleler yaparak halkın gözünün içine baka baka ben yaptım oldu, olmak zorunda,  kabul edeceksiniz dayatmasıyla bir yere varılmayacağını hatırlatmıştım. 
 
         31 Mart seçiminde kazanılmış olmasına rağmen, oy farkı olmasına rağmen seçimin yenilenmesi tarihi bir hataydı. Bu hataya düşmeyin diyenlere koro halinde çaldılar çaldılar deyip susturmayın, tabana kulak asın, yargıya müdahale etmeyin, boş boş konuşup sizi hataya sürükleyenleri dinlemeyin, kriptoları baş tacı yapmayın dediğimizde hiç oralı bile olmadınız.
 
         Ne demişti Ali İhsan “Kesin bir şey oldu. ” ve bunu 80 milyonun gözünün içine baka baka söyledi. Tiye aldılar, eleştirdiler ama o ısrarla tv ekranlarına çıkıp bir şey oldu ama ne olduğunu anlayamadık gibi gülünç sözler sarf etmeyi sürdürdü. Sus otur yerine demediniz. 
 
         Yandaş TV ekranlarında boş boş konuşan, bu halka hakaret eden, mezhep, ırk, siyasi parti ayrıştırıcılığı yapan, Ak Partiye oy vermeyenlere terörist diyen, seçmeni küçümseyen, sitem edeni fütursuzca eleştiren,  acı bir dil kullanıp etrafa zehir saçanlara haddinizi bilin demediniz. 
 
         Öyle bir hava yaratıldı ki seçimi iptal edersek kesin kazanırız duygusuna kapılındı. 81 ilin valisi, siyasetçisi, bürokratı '' bende buradaydım'' pozu verip arşiv yapanlar sadece sizlere kendilerini iyi gösterme peşindeydiler.  Devletin tüm imkanları, bakanları İstanbul’daydı ama görüyorsunuz ki halka rağmen, bunca güce rağmen demekki olmuyormuş. Neticede fark 13 bindi, 800 bin oldu.  Yani partili Cumhurbaşkanı olarak size aksettirilen konular çoğu zaman gerçeği yansıtmıyordu. 
 
        31 Mart seçimlerinde alınmayan uyarının kanıtıydı 23 Haziran seçimi.  Ama hala uyarılardan bihaber davrananlar var. Hala troller Ak Parti’yi tamamen bitirmek için sövüp saymakta, millete bön bön bakmakta, boş boş konuşmaya devam etmektedirler. 
 
         Birçok yazımda şuna benzer sözler sarf etmiştim:
 
         İnsanları ötekileştirmeyin, insanlara tepeden bakmayın, kendinizi ulaşılmaz kılmayın, derdini meramını söyleyen kişileri azarlamayın, atadığınız valiler, bürokratlar makamları ile halk arasına kocaman duvarlar inşa etmesin, güvenlik kalkanı etten duvarlar oluşturmasın, halkı maraba, kendilerini seçilmiş özel kişiler olarak görmesinler, çabucak bu gidişatı durdurun. Halka kulak verin, halkın sıkıntılarını işitin, işsizliğini görün, borç batağında oluşunu anlayın, her gün her gün sırtına daha da yük bindirmeyin, tarım ve hayvancılığa el atın diyorduk. Sesini çıkarana terörist muamelesi yapmayın, itiraz edene, gördüğü yanlışı eleştirene linç girişiminde bulunmayın vs  dediysekte çokta umursanılmamıştı. 
 
          Hatta defalarca şöyle de demiştim: Bu yazdıklarım belki size ulaşmıyor olabilir. Ama ben yine de yazacağım demiş ve yazmıştım. 
 
         Bakınız güzel bir uygulama başlattınız: Bimer , Cimer. Buraya gerçek ismiyle şikayetini dile getirenler gayri ciddi bir biçimde deşifre edilerek mahcup edildiler. Gizlilik esasına riayet edilmedi ve buralara derdini yazanlar şikayet ettiği kurum tarafından cezalandırıldı. Yani halkı küçümsediniz. Taleplerini ciddiye almadınız. 
Atadığınız vali kendi saltanatını kurdu. Arkası siyasi anlamda kuvvetli ise kendisini eleştirenleri cezalandırmaya yeltendi. Baskı kurup susturmaya çalıştı.  
 
          BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN İYİDİR
 
         Aslında Ak Parti böyle bir gerçekle yüzleşmeliydi.  Ayaklar yere basmalı, şapkalar çıkarılıp düşünülmeliydi. 23 Haziran bir anlamda Ak Parti’nin irkilip kendisine geldiği gün oldu da diyebiliriz. Çünkü Ak Parti 31 Mart uyarısını anlamamış, hatada ısrar ederek 23 Haziran hezimetine bile bile lades demişti. 
 
         Nihayet bu da bitti ve bütün gerçekler gün yüzüne çıkmış oldu. 
 
         Şimdi hiç beklemeden kabineyi değiştirmek gerekiyor. Ne milleti azarlayacak kişiler kabinede yer almalı ne de ağzı var dili yok kişiler görevlendirilmelidir.  Yetenekli, bilgi sahibi, sahayı bilen kişiler kabinede yer almalıdır. 
 
        Valiler Kararnamesi mümkünse bugün çıkarılmalıdır.  Çünkü birçok vali halkın valisi olmaktan çıkıp kişilere endekslenmiş durumda. Kişilerin dediği ile hareket etmekte, toplumu çokta umursamamaktadırlar. Fikrinin sizden olması gerekmiyor. Vatan millet sevdalısı yüzlerce Mülkiye Müfettişi var. Mutlaka değerlendirilmelidirler. 
 
          Teşkilatlar bir an önce gözden geçirilmeli, daha önce partide yöneticilik yapmış olanlar kesinlikle yönetime getirilmemelidirler. 
 
          Bürokraside köklü değişiklik kesinlikle şarttır. Birçokları başında oldukları kurumu babalarının çiftliği gibi kullanmakta, yatırımdan ziyade dedikodu üreten, hizmetten öte eziyet eden kurumlara dönüşmüşlerdir. 
 
          Yani demem o ki eğer ki dil değişirse hoşgörü hakim kılınırsa, kraldan çok kralcıların ipi çekilirse, söylemler değişir sevgi dolu yaklaşımlar başlatılırsa bir şeyler değişebilir. Aksi halde bu böyle devam edip gider. 
 
         Halkın iradesinin yansıdığı her seçime saygı duymak gerekir. Bu sebepten ötürü İBB Başkanlığını kazanan Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kutluyorum. 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.