Cabbar ŞIKTAŞ CAMİ ÇOK, AMA İÇLERİ BOŞ
Tarih : 2019-10-03
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



CAMİ ÇOK, AMA İÇLERİ BOŞ 

Türkiye’de her sokakta bir cami var. 

Her sokakta bir tarikat yuvası var. 

Her sokakta bir İmam Hatip Lisesi var.

Her Üniversitede bir İlahiyat Fakültesi var. 

Bunca varlığa rağmen Camiler boş. İnsanlar Dinden uzaklaştıkça uzaklaşıyor.  Geçenlerde İslami yazarlardan Abdurrahman Dilipak şöyle yazmıştı; “İnsanların dinden soğumasına sebep bizleriz.”  Yani İslam savunucuları, tebliğcileri, dayatıcıları İslamiyet’i öyle bir hale getirdiler ki, artık insanlar Müslümanlıktan kaçar oldu. 

Ülkemiz genelinde öylesine devasa Camiler dikildi ki akıllara zarar. Maddi olarak hesabını tutmaya kalksak ülke bütçesinin nerelere gittiğine sanırım ışık tutar. 

Camiler Allah’ın evi, olsun başımız gözümüz üstünde yeri var. Peki, bunca camiyi dolduracak cemaat nerede? Yani camilerin çokluğunu Müslümanlığımızın ölçüsü olarak gördük ve ha bire cami yaptık ama şunu hiç sorgulamadık! “İçi boş camimiz mi olsun, yoksa beyni dolu cemaatimiz mi?” 

Üzülerek ifade etmeliyim ki, hem camilerimiz boş, hem de beyni boş cemaatimiz var. Dikkat ederseniz Ortadoğu’dan kaçan Müslümanlar, Hıristiyanlara sığınmak için ölümü göze alıyorlar. Dere tepe, deniz, ırmak dinlemeden Hıristiyanlara ulaşmaya çalışıyorlar. Siz hiç Müslümanlara giden göçmen kafilesi gördünüz mü? Türkiye’ye gelenlerin tamamı, Avrupa’ya gitme ümidi ile ülkemize geldiler. Avrupa’ya gidemeyenler ülkemizde kaldılar. Ve burada da yapmadıkları kepazelik kalmadı. 

Cami, İmam Hatip, Tarikat evleri, İlahiyat Fakülteleri, Diyanetin devasa bütçesi insanların İslam’a sarılmasına, İslami kuralları özümsemesine, hayatında yaşamasına vesile teşkil etmedi. 

Burada şöyle bir soru geliyor akıllara, ya biz İslam’ı yanlış yorumluyoruz, ya da bizim İslamiyet’le falan alakamız yok ve sadece çıkarımız için kendimize bir İslam modeli yarattığımız için insanlar İslamiyet’ten uzaklaşıyor.   

İslam’ın şartı diye bir söz var mesela, oruç tutmak, hacca itmek, namaz kılmak, zekat vermek gibi… Bu öğretilerle yetişen bir topluma İslam’ın asıl şartı, “helal yemek, kul hakkı yememek, iftira atmamak, fitne yaratmamak, insanı, doğayı, hayvanı sevmek, ırz düşmanı olmamak, başkasının namusuna bakmamak, küçük çocuklara tecavüz etmemek, dini ticarete dönüştürüp din pazarlayıcısı olmamak gibi şeyler öğretilmediğindendir ki, insanlar İslam’dan soğumakta, dinden uzaklaşmaktadır.   

Türkiye’de 2018 verilerine göre yaklaşık 84.684 cami, 144.250 personel ve bunun içerisinde 100 bine yakın da din görevlisi var.  Diyanetin bütçesinin Milli Eğitim Bakanlığının bütçesinden çok olduğu da hep söylenir zaten.  Yani bu devasa yapıya rağmen insanlar dinden uzaklaştıkça uzaklaşıyorlar. 

Daha da önemlisi eğitim kalitesi düştükçe düşüyor. Beyni boş tarikat adamlarına verilen değer, beyni dolu akademik insanlara verilmiyor. 

ASLINDA SEBEBİ ORTADA AMA GÖRMEK İSTEMİYORUZ 

Çocuk Tecavüzleri, bademlemeler,  birkerecikten bir şey olmaz sözleri, saçma sapan fetvalar, bırakın Müslümanlığı insanlığa aykırı, fıtrata aykırı, mide bulandırıcı açıklamalar özellikle Ak Parti hükümeti tarafından görmezden gelindi ve züppelilerin elinde kalan din bu sonucu doğurdu. 

Ders alındığını da sanmıyorum.  

Ben 50 yaşında biri olarak Tv. Programlarında din sohbeti olduğunda hemen kanal değiştiriyorum. Nedeni işte bu saydıklarım. Kadir Mısırlıoğlu gibi bir şizofreni dinlemektense, dinlememek en doğrusu değil mi? 

Öz kızından şehvet duyan bir din anlayışı ateistlikte yoktur, Hristiyanlıkta yoktur. Bu kepaze sürüsünü dinleyen, ona itaat edenler oldukça, sus otur yerine edepsiz herif denilmediği sürece elbette din bu hallere düşecektir. 

Hz. Peygamber efendimiz saç ekimini reddetmiştir diyen bir din görevlisine ben ne deyim. Günlerce sosyal medyada hakaret edildi, alay edildi. Kepazenin birisi sözde din adamı olarak bir yalan uyduruyor ve bu yalana da Allah’ı, Resulünü ortak ediyor. 

ŞUNUN ALTINI ÖZELLİKLE ÇİZİYORUM

Elbette Muhammedi din bu değil. Bu, din simsarlarının kendileri için, rantları için uydurdukları dindir. Camilerden uzaklaşanların büyük bir çoğunluğu ibadetlerini evlerinde eda ediyorlar.  Ancak bir kısmı da doğru söylemek gerekirse din simsarlarının çirkin görüntüsü sebebiyle dinden uzaklaşıyorlar.   

Mücahitler Müteahhit olunca, bakara, makara dalgası geçince, IŞİD Sünnilerin hırçın çocukları denilince, din adına olmadık ahlaksızlık yapılınca İslam’ın geldiği son durum maalesef ki böyle oldu. 

Biz dindar nesil yetiştirmeyelim, ahlaklı nesil yetiştirelim. Ahlaklı insan zaten dinini, diyanetini öğrenir. 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.