Derya AKDEMİR TÜRKİYE_AZERBAYCAN
Tarih : 2020-03-24
Tüm Yazılar

Derya AKDEMİR



Diğer Yazıları

Türkiye Azerbaycan kardeşliği tarih boyu
sürmekte ve her gecen gün bu kardeşlik pekişmektedir. Oğuz boyu Türkleri olarak vatanları sadece sınırlar ayırmaktır. Din, dil, ırk ve kültürel bakımdan birebir benzerliktedirler. Azerbaycanın dili, eski Türkçe yani öz kök Türkçedir. İklim ve bitki örtüsüde aynı coğrafyanın içinde bütünleşmiştir. Tarihsel ve kültürel miras bakımından iki ülkede çok zengindir ve tam bir bütündür. Bir ananın iki oğlu biri Azerbaycan biri Anadolu. 
Kurtuluş Savaşı sırasında Azerbaycan Türkiye’ye mühimmat, asker ve altın yardımında bulunmuş. 
Atatürk ülke borcunu ödemek istemiş. Neriman Nerimanovsa: ‘‘Kardeşin kardeşe borcu olmaz’’ diyerek almamıştır. 
30 Ağustos 1991’de Türkiye, Azerbaycan'ı bağımsız bir devlet olarak tanıyan ilk ülke oldu. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki diplomatik ilişkiler 14 Ocak 1992'de kuruldu. 2010 yılında ikili ilişkileri güçlendirmek için başkanlık düzeyinde Stratejik İşbirliği Konseyi için bir mekanizma oluşturuldu. Azerbaycan'ın düzenlediği Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan, Türkiye-Azerbaycan-İran ve Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan'ın üçlü toplantıları da bölgede istikrar ve barış sağlanmasına katkıda bulunan önemli mekanizmalar haline geldi.
Kardeş ülkenin enerji kaynaklarının dünya pazarına ulaştırılmasını öngören Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum gaz boru hattının inşası için projelerin gerçekleştirilmesi, kardeş ülkeler arasında stratejik ortaklığın geliştirilmesi yönünde önemli bir adım haline gelmiştir.
Karşılıklı güven ve dayanışma temelinde kurulan Azerbaycan-Türkiye ilişkileri uluslararası platformlarda gelişmeye devam ediyor. Her iki devlet de Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Konseyi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Türk Konseyi ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi yapılarda başarılı işbirliği göstermektedir. Bağımsızlığına kavuşmasından sonraki aşamada Azerbaycan ekonomisi açısından Türk yatırımları stratejik bir öneme sahip hale geldi. Türkiye’nin Azerbaycan’da özellikle enerji dışı sektördeki en büyük yatırımcı ülke olması, ekonomisi enerji sektörüne büyük ölçüde bağımlı olan Azerbaycan açısından stratejik önem taşımıştır. Bağımsızlığın ilk yıllarında Türkiye Eximbank aracılığıyla Azerbaycan’a ciddi kredi desteği de sağladı.
Son yıllarda karşılıklı yatırımlar konusuna farklı bir boyut eklenmiş, Azerbaycan’dan Türkiye’ye yapılan yatırımlar önemli ölçüde artmıştır. Bu yatırımların, özellikle de büyük sermaye gerektiren sektörlerde yapılmış olması ekonomik ilişkilerin stratejik niteliğinin göstergesidir.
2019 yılı Aralık ayında Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın 2019 yılı itibarıyla Türkiye’ye 17 milyar dolardan fazla, Türkiye’nin ise Azerbaycan’a 12 milyar dolardan fazla sermaye yatırdığını ifade etmiştir. Aliyev, SOCAR’ın yeni yatırım projeleriyle birlikte Azerbaycan’ın Türkiye’ye yatırımlarının 20 milyar dolara ulaşacağını vurgulamıştır.
Günümüzde TANAP projesi, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi ve diğer küresel projeler sayesinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin stratejik önemi artmaktadır. İşbirliğinin geliştirilmesinde her iki ülkenin kararlılığını da özellikle vurgulamak gerekmektedir.  Gelecekte ülkeler arasındaki ilişkilerin hızla gelişmesi, Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak faaliyet programlarının uygulanmasında büyük başarı elde etmelerini sağlayacaktır.
Azərbaycan Türkiye kardeşliği dünyada eşi benzeri olmayan bir durumdur. Zaman zaman ortak askeri harekeatlar yapılmakta ve iki ülke halkı, bu durumdan memnuniyetini dile getirmekte. Yakın zamanda vize uygulamalarının kaldırılması, iki ülke vatandaşlarının daha çok kaynaşması, gerek ekonomi, gerekse kültür ve eğitim anlamında mesafeleri ortadan kaldırmış yeni yaptırımlara kapı açmıştır. Iğdır ve Nahçivan arasında bulunan literatüre Umut köprüsü olarak geçen Dilucu sınır kapısı iki halk arasında dostluğun maneviyatını da güçlendirmiş günlük alışveriş merkezleri haline dönüşmüştür. Aileler kurulmuş, kan bağları pekişmiş, Oğuz boyu nüfüsü Türklüğünü kaybetmeden büyümüştür. 
Iğdır, Kars, Ardahan ve Türkiye’nin birçok ilinin soyağacını incelersek, geçmişinde Ermenilerin yaptıkları soykırımlardan nasibini almış,bulundukları toprakları terketmek zorunda kalıp, göçe zorlanan ve sınırlarda daha çok olarak yerleşen ve yayılan Azerbaycan Türkleri olduğunu görmek zor değil. İki ülkeyi anlatmaya günler yetmez elbette. 
Azerbaycan’ın Ulusal Lideri Haydar Aliyev’in “Bir millet, iki devlet” veciz kelamı Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkileri en iyi anlatmakta, onun geleceğine ışık tutmaktadır. Bunlar sadece kelimeler değil, iki ülkenin tüm alanlardaki gerçek etkileşiminin bir yansımasıdır. Ve bu etkileşim ilelebed sürecektir.

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası