Serdar ÜNSAL IĞDIR TÜRK DÜNYASINA AÇILAN KAPI..
Tarih : 2020-05-02
Tüm Yazılar

Serdar ÜNSAL



IĞDIR TÜRK DÜNYASINA AÇILAN KAPI..

          Bu günlerde Iğdır’la ilgili çeşitli yazılar yazılarak,Iğdır’ın tarihi tahrip edilmeye çalışılarak bir algı operasyonu yapılmaya çalışılıyor.
        Ben tarihçi değil araştırmacı bir gazeteci ,edebiyatçı yazarım ..Bu Iğdır tarihi ile ilgili olarak bir araştırma yaptım..
               Iğdır,Dede Korkut kitaplarında  Oğuzların en eski yurdu olarak geçer .Iğdır  Türk dünyasına açılan kapı, Türklüğün kutsal coğrafyasından bir yerdir.
                             Tarihe baktığımızda çeşitli milletlere ev sahipliği yaptığını en çokta Türklere yurt olduğunu görürüz. Çeşitli milletlerin işgaline uğramış en sonda Rus ve Ermenilerin işgaline uğramış daha sora yeniden Türk yurdu olmuştur.
              Iğdır ve köyleri Türklüğün bir merkezi durumundadır. Iğdır Oğuzların Üç-Ok kolunun  merkezi  o dönemdeki Sürmeli Karakalesi olan bir Türk yurdudur.
            Iğdır da ki köy ve oymak adlarına baktığımızda Türklüğün, Anadolu’da ki en eski yerleşim yerleri olduğunu, Türk tarihinin derinliklerinden geldiklerini görebiliriz.
              Kutsal sayılan Nuhun gemisinin  İndiği Ağrı Dağı’nın eteğinde olan Iğdır herkesin Uğrak ve işgal ettiği yer olmuştur.
       Maalesef önce Rusların sonrada Ermenilerin işgaline uğrayan Iğdır’da Ermeniler Rusların desteği ile adeta bir soykırım yapmışlardır.
             Iğdır’ın Türk dünyasına açılan bir kapı olduğunu bilen Atatürk o dönemde Iğdır’ın kurtuluşu için bizzat ilgilenmiş Kâzımkarabekir Paşaya, Iğdır’ın Ermenilerden temizlenmesi ve kurtuluşu için talimat vermiştir. Bunu Özellikle Dilucu bölgesinin Türkiye tarafında kalmasını sağlamasından anlamamız mümkündür.
          Dilucu bölgesini parasını vererek satın almış Türkiye topraklarına katmıştır. Buda gösteriyor ki Iğdır Türk yurdudur. Türkiye’nin bütünlüğü açısından ne kadar stratejik öneme sahiptir.
               Maalesef Atatürk’ün bu  hassasiyetini günümüzde göremeyenler Iğdır’ı siyasi ihtiraslarına kurban ettiler..!!!  Iğdır’da Ağrı Dağı’nda gözü olan Ermenileri sevindirdiler…!!
               Ermeni işgaline ve soykırımına son vermek isteyen Türk ordusu Kars,Arpaçay gibi bölgeleri almış 9. Kolordu komutanlığına bağlı askerler ve yerel milisleri  Iğdır’a doğru haraket etmişlerdir.Iğdır’ın kurtuluşuna katılan Gazi Ali Ilgaz Iğdır’ın kurtuluşunu şu şekilde anlatmıştır.” 9. Kolordu komutanlığına bağlı askerler ve milis güçleri olarak Iğdır’a hareket ettik.Tuzluca da Şamil beyden ,Iğdır’ın girişinde  Kerem bey ‘den yardım aldık. Iğdır Tuzluca sınırında Ermenilerle çatıştık onları top atışına tuttuk  Ermeniler bizim güçlü olduğumuzu görünce kaçmaya başladılar. Bizde peşlerinden Iğdır’a doğru girdik. Iğdır da şiddetli bir silahlı bir çatışma olmadı. Tek tük Ermenilerin silahla ateşi oldu ona da anında karşılık verdik. Ermeniler ,Ermenistan’a  Aras nehrine zaten korkudan kaçmaya başlamışlardı şehir cesetlerle doluydu. Kaçarken silahsız Iğdırlıarı öldürmüşlerdi. Ben hemen Türk bayrağını göndere çektim. Durumu Kazımkarabekir Paşaya bildirdik. Iğdır’ı Ermenilerden ,işgalden kurtardık. Peşlerinden gittik Dize köyünden insanları camiye ve su kuyusuna doldurup öldürdüklerini gördük. Bizim geldiğimiz görünce Aras nehrini geçip Ermenistan-Rus bölgesine geçtiler. Biz Iğdır’a girince diğer yerel milis güçlerde bizlere destek verdiler. Ermeniler korkudan kaçıp gittiler.”
            Rahmetli Nihat Çetinkaya’da Iğdır Tarihi isimli kitabında şu görüşlere yer veriyor:”   Ermeniler bölgede katliama 1918 yılında başlayıp masum silahsız insanları öldürünce Türkler Kazım Karabekir Paşa’nın bilgisi dahilinde Tuzluca Aralık ve Melekli beldesinde silahlanmaya başladılar. Vatandaşlarda bu silahlı Türk güçlerine destek vermeye başladı çünkü kendilerini koruyacak o şartlarda tek kuvvet bu silahlı milislerdi.  Çünkü Anadolu işgal ediliyordu.
                Tuzluca ve Kağızman bölgesinde Şamil bey ve Ali Ataman bey, dağlık kesimde Kerem bey ve kuvvetleri vardı
            Melekli, Aralık bölgesinde Ali, Ekber bey,Kerem bey,Ali Mirze bey,Meşhedi, Bilal bey,Paşa bey,Tayfur bey kuvvetleri vardı. Bunlar Anadarik isimli vahşi Ermeni komutana karşı vur kaç mücadelesi yapıyorlardı. Bu arada Ermenilere karşı mücadele etmek amacıyla Iğdır merkez olmak üzere Aras Türk Cumhuriyeti adı altında bir hükümet kurulmuş Ermenilere karşı mücadele başlatılmıştı. Kazım Karabekir paşanın Arpacay’ı kurtarması ve Aras boylarında ilerlemesi ile Ermeniler Iğdır’dan çekilmeye başladılar.14 kasım 1920 tarihinde Türk ordusu ve milis güçlerin birlikte saldırıya geçmesi ile Ermeniler Iğdır’dan top yekün çıkarıldı.”
          Ermenilerin arkalarına bakmadan kaçmasına 9. Kolordunun toplarının da etkili olduğu belirtiliyor.              
           Kazım Karabekir Paşa 14 Mayıs tarihinde Iğdır’a yaptığı ziyaretle ilgili hatırasında Iğdır’a geldik her yer yeşil ve bahçelikti. Halk etrafımda toplandı kuraklıktan ekmek bulamadıklarını dua etmemi istediler. Öz be öz Türk olan bu insanların isteği üzerine dua ettim ve akşamına yağmur yağdı halkın sevinci görülmeye değerdi.
                Şimdi bazı yazarların Iğdır’ı asker kurtarmadı sözüne yukarıdaki açıklama yeterli gelmiştir sanırım.
                Iğdır’da Türklerin azınlıkta olduğu iddiasına gelince ,Iğdır’ın geçmişinde baktığımızda en basitinden Iğdır’ın merkezi,Iğdırmava diğer adıyla Yeni Iğdır, Yaycı,Küllük,Erhacı,Arapkir,Melekli,Karakoyunlu,Kuzugüden,Bayat, Kacer, Dize, Cennetabat,Aralık,Sürmeli,Baharlı gibi  v.b yerleşim yerlerinde yaşayan Oğuz Türklerini yok saymak bence bir algı operasyonudur.
                Sözün özü Iğdır ,Iğdır da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına saygılı olan herkesin yaşadığı,Türk dünyasına açılan bir Türklük kapısıdır. Ermenilerin göz koyduğu soykırım yaparak Iğdır’da yaşayan Türk, Kürt ayırt etmeden öldürdüğü bir şehirdir.
                Iğdır Türkiye’de “Güneşin Doğduğu ilk yerdir. Bingöl’den kalkıp Hazer’de çalkalanan Aras Nehrinin geçtiği  Nevruz geleneğinin en güzel şekilde yaşatıldığı, Nuh’un gemisinin olduğu Ağrı Dağı’nın eteklerinde insanlara huzur veren bir yerdir…

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası