Ekrem BAYDAR AH IĞDIR AH!
Tarih : 2020-06-11
Tüm Yazılar

Ekrem BAYDAR



AH IĞDIR AH!

        Oldum olası Iğdır, siyasi çekişmelerin girdabından bir türlü kurtulamadı. Bu güne kadar harcanan siyasi çabaların hepsi boşa gitti. Rüzgârda savrulan kuru yaprak misali sağa sola çarpa çarpa kayboldu.  Gelen her siyasi bu iki toplumu birbirine siyasi düşman haline getirdi. Ele ele tutuşarak birleşeceğimiz yerde, birbirimizi iterek ortak hedeflerimizden uzaklaşır hale geldik. Nedir günahımız, Kürt olmak mı, Türk olmak mı, Azeri olmak mı, Laz göçmen, Terekeme olmak mı? Nedir Allah aşkına, nedir bu başımıza gelenler. Toplumsal hafızamızı kaybettik. Yeter artık uyanalım bu birbirimizi çekememezlik uykusundan, bu gafletten. Yarınlarımız bu günden bizleri tehdit ediyor. Çünkü gidişat öyle gösteriyor. Yarınlarda bu günleri arar hale geleceğiz. Bastırılmış bir ırkçılık her geçen gün biraz daha derinleşiyor. Iğdır bunu hak etmiyor.
 
 Iğdır siyasetinin iki uç noktasında iki milletvekilimiz var, ikisi de birbirine küs gibi. Geçmişte de öyle şimdi de. Hangi gün bir araya gelerek Iğdır’ın sorunlarını tartıştılar, Iğdır seçmeniyle birlikte bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundular,  gören bilen var mı? Yok. Atı alan Üsküdarı geçmiştir. Çevre il ve ilçelerin her geçen gün çehresi değişiyor, alt yapısından üst yapısına, ekonomik ve sosyal yapısından, yerel anlamda siyasi yapısına kadar. Ya bizde, kos kocaman bir hiç! Ender görülen coğrafi ve iklime sahip Iğdır, güneşin ilk doğduğu yer olan Iğdır bir türlü aydınlanmadı, hep karanlıkta kaldı. Zaman zaman, seçimden seçime siyasilerin yaktığı mum ışığı ile avunup gitti. Bunun tek sebebi de yaşanmış ve de yaşanmakta olan ırkçılıktır. Okumuşu ırkçı, cahili ırkçı, çiftçisi ırkçı, çobanı ırkçı, esnafı ırkçı, hangi birini sayayım. Al birini vur ötekisine.  Güneşin ilk doğduğu yer olan Iğdır bir türlü aydınlanmadı. Bunun tek sebebi de yaşanmış ve yaşanmakta olan ırkçılıktır. İnsanoğlu verem aşısını buldu, sıtma aşısını buldu, kızamık ve benzeri aşıları buldu. İnanıyorum ki yüzyılımızın belası olan coronaya da aşı bulacak ama bu ırkçılık coronadan da beter,  bir de ona aşı bulunsa var ya, bunun en büyük mutluluğunu Iğdır yaşayacaktır.
 
Kızılderililerin bir atasözü var. Şöyle diyor;  “ Tek bir parmak bir tek çakıl taşını bile kaldıramaz.” Bizler birlikteliğimizi sağlamadıkça hiçbir sorunumuzu halledemeyiz. 
 
Oldum olası başımız siyasi belalardan kurtulmadı. En çok da yerel yönetimlerde sıkıntı yaşamaya başladık. Yeter artık bir filim onlarca defa seyredilmez. Evet;  Katılıyorum, demokrasi demek, seçimle gelen, millet iradesiyle gelen her kişinin de her istediğini yapması demek değildir. Ama halkın iradesini, adaleti ve hukuku hiçe saymak ta demek te değildir.
 
Bakınız, Herkese sesleniyorum; Bu ülke bizim, bu vatan bizim, Iğdır bizim hepimizindir. Baba ocağımızdır, ata ocağımızdır, doğup öleceğimiz yerdir. Ne bu ülke, ne bu vatan ne de Iğdır kimsenin babasının tapulu malı değildir. Bu tapuya bu topraklara ayak basan, bu topraklarda yaşayan herkes ortaktır, yerden hissedardır. Birtakım kendini bilmez siyasiler ve bazı çapulcular, sırf kamufle olmak için, vatan millet sakarya sloganlarıyla kimseyi kandıramazlar. Sırf bu sahte sloganlar yüzünden Iğdır yoruldu, yorgundur ama çaresiz değildir. Çare hiçbir gücün ve hiçbir siyasi emelin oyuncağı ve aleti olmadan, Kurtuluş Savaşı ruhu ve Çanakkale ruhu ile el ele, gönül gönüle birleşmektir.
                                                                                                       

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası