Prof. Dr. Kerem KARABULUT ERMENİSTAN’DA YAŞANAN GELİŞMELER
Tarih : 2021-03-01
Tüm Yazılar

Prof. Dr. Kerem KARABULUT



ERMENİSTAN’DA YAŞANAN GELİŞMELER

 

Ermenistan’da 25.02.2021 tarihi itibarıyla ortaya çıkan karışıklığın sebebi; Başbakan Nikol Paşinyan’ın Genel Kurmay Başkanını görevden alması ancak Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan’ın bu istifayı onaylamayacağı beklentisinin olması ve nihayetinde de onaylamamasıdır. Bu süreçte üst düzey askeri yetkililer de Paşinyan’a istifa etmesi yönün de çağrı yapmaktadırlar. İşte tam bir kargaşa ortamının yaşandığı Ermenistan’da, Cumhurbaşkanı görevden almayı onaylamadığı için kargaşa ortamının daha da artacağı söylenebilir. Çünkü Askeri birliklerin daha çok Rusya yanlısı olduğu, Paşinyan’ı destekleyenlerin ise Batı yanlısı olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, Ermenistan’da yaşanan olayların değişik sosyal, siyasal, askeri ve ekonomik gerekçeleri vardır. Bunları genel hatlarıyla özetleyelim.
Ermenistan Başbakanının megafonla halkı sokağa davet etmesini şu şekilde yorumlamak mümkündür: Başbakan kendisini devirmek isteyen önemli bir gücün olduğunun farkındadır. Ancak, halkı sokağa çıkmaya davet edebiliyorsa kendisini savunacak önemli güç ve güçlerin olduğunun da bilincindedir. Zaten gelecekte bu ülkede kargaşanın atması olasılığı, birbiriyle çatışan iki grubun olmasından dolayıdır. Üstelik bu grupların birisi Rusya’dan, diğeri de batılı ülkelerden destek görmektedir. Bu nedenle, yaşanan gelişmeleri bir yönüyle ABD ve Rusya’nın Ermenistan ve bölgedeki güç mücadelesi olarak da değerlendirmek mümkündür.
Ortaya çıkan kargaşanın temel sebeplerinden birisi de Rusya’nın Ermenistan’a verdiği İskender Füzelerinin Karabağ Savaşındaki başarısızlığıdır. Çünkü, Azerbaycan’a atılan füzelerin yüzde doksana yakın bir bölümünün patlamadığı ve bu nedenle yenilginin kaçınılmaz olduğu yönünde Paşinyan tarafından eleştirilmesi, Rusya tarafında büyük rahatsızlığa sebep olmuştur. Bu tür eleştiriler Rus teknolojisi ve onun güvenilirliğini tartışmaya açtığı için önemli rahatsızlık duyulmaktadır. Zaten batının desteği ile iş başına gelen Paşinyan’ın iktidardan uzaklaştırılması Rusya’nın istediği bir sonuçtur. 
Türkiye ve Azerbaycan açısından önemli olan ise Ermenistan ile Karabağ konusunda varılan anlaşmanın etkilenip etkilenmeyeceğidir.
Bunu iki yönlü düşünmek mümkündür. 1- Paşinyan bu anlaşmayı imzaladığı için muhalefetin bunu kabul etmeme yönünde bir irade ortaya koyması ve savaşın devam ettirilmesi yönünde baskı yapması. 2- Ermenistan’ın içindeki güçlerin birbirleriyle sürekli çatışmasına bağlı olarak bağımsızlığını bile kaybeden bir ülke haline dönüşmesi.
Rusya’nın itidal çağrısı yaptığı bu gelişmeleri,  Türkiye ve Azerbaycan’ın da benzer yönde değerlendirmeleri ve darbe girişimlerini kınamaları gelecekte bu üç ülkenin Karabağ’daki işbirliklerinin devam edeceğinin işareti olarak değerlendirmek mümkündür. Bunun aksi bir gelişme olur ve Ermenistan tekrar savaşma yönünde bir eğilime girerse, çok daha büyük kayıplar yaşar ve ülke bağımsızlığını kaybedebilir. Çünkü, Azerbaycan ordusu dünyanın 64’üncü büyük ordusu iken, Ermenistan ordusu 111’inci ordu olarak sıralanmaktadır. Yine SİHA ve İHA’lar gibi silahlara sahip olması da Rusya’nın Ermenistan’a verebileceği silahlardan daha üstün silahlara sahip olunabileceğinin göstergesidir. Rusya, hem kendi teknolojisinin bu bölgede tekrar karşılaştırılması veya şüpheli duruma düşmesine izin vermemek hem de Türkiye ve Azerbaycan gibi bölgenin en önemli ülkeleri ile ters düşmek istemeyecektir.
Bu kargaşanın sebep olacağı iki muhtemel sonuç bulunmaktadır. 1- Paşinyan’ın istifa etmesi. 2- Erken seçim kararı alınması. Paşinyan istifa ederse, Rusyan’ın istediği gerçekleşmiş olur ve Rusya bu ülke ve bölgedeki varlığını güçlendirerek ABD ve Fransa’ya karşı önemli bir başarı sağlamış olur. Türkiye ve Azerbaycan açısından bu sonucun faydalılığı şüphelidir. Erken seçim kararı alınır ve Paşinyan kaybederse yine aynı etkiler olur. Erken seçim kararı alınır ancak Paşinyan kazanırsa işte bu durum Rusya’nın asla istemeyeceği bir durum olur ki, Ermenistan’daki karmaşa ortamı daha da derinleşir. Görüldüğü gibi tüm muhtemel sonuçlarda, Güney Kafkasya’da gelecek kısa dönemde istikrarlı bir ortam beklemek güçleşmektedir.
Türkiye ve Azerbaycan açısından daha doğru olan ise Karabağ’da varılan anlaşma Paşinyan ile yapıldığı için yine onunla sonuçlandırılmasıdır. Kargaşanın devam etmesi durumunda, ABD’nin bölgeye girişini de engellemek için Rusya Ermenistan’a ve bölgeye yeni askeri güç yığma eğilimine girebilir. Bu durum, bölgedeki dengeler açısından istenen bir durum değildir. 
Hem Türkiye hem de Azerbaycan’ın askeri otoritelerin müdahalesini kınaması ve seçimle gelenin seçimle gitmesi gerektiği yönündeki beyanatları, bu ülkelerin Ermenistan’ın tarihten beri yaptığı gibi fırsatçı olmadıklarını, barışı ve demokrasiyi ne kadar önemsediklerini göstermektedir.
Bölgede Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan açısından üzerinde çalışılması gereken en önemli sorunlardan birisi de miadını doldurmuş olan Metzamor nükleer santralinin kapatılmasıdır. Bu konuda, Türkiye ve Azerbaycan’ın Ermenistan’a enerji desteği vermesi karşılığında da olsa Rusya’yı ikna edip bunu başarmaları gerekmektedir. Aksi durumda, yaşanacak bir facianın acısını büyük bir coğrafya çekebilir. Kesin kanıtlanmış olmasa da Iğdır ilindeki kanser vakalarının artışının bu tehlikeden kaynaklandığı görüşleri bir işaret olarak değerlendirilmelidir. 
Sonuç olarak Ermenistan’da yaşanan karmaşanın asıl sebebi, Ermenistan’ın işgalci ve saldırgan tutumlarının kendi başına iş açmasıdır. Tarihten beri işgalci, saldırgan ve ihanetçi tavır sergileyen Ermenistan, Azerbaycan topraklarını işgal etmesinin ve bu topraklardan çıkarılmasının kendisi için ortaya çıkardığı kargaşa ortamını yaşamaktadır. İşgalci ve saldırgan tutumundan vazgeçmeyerek Türkiye ve Azerbaycan’a karşı asılsız iddialarına devam ederse, kendi varlığı bile tehlikeye düşecek ve Ermenistan’da yaşayan insanların refah düzeyi dünyanın en düşük refah düzeylerinden birisi olacaktır. Eski istihbarat ajanı Vova Vardanov yönetiminde kurdukları VOMA terör örgütü bu ülkenin terör devleti olma yönündeki eğilimde olduğunu göstermektedir. Ermenistan’ın bu tutumlarından vazgeçerek barışçıl ve uzlaşmacı tavır sergilemesi, varlığını devam ettirebilmesinin teminatı olacaktır.  

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.