Prof. Dr. Kerem KARABULUT IĞDIR VE TURİZM
Tarih : 2021-04-05
Tüm Yazılar

Prof. Dr. Kerem KARABULUT



IĞDIR VE TURİZM 
Turizm, “insanların devamlı ikamet ettikleri, çalıştıkları ve her zamanki olağan gereksinimlerini karşıladıkları yerlerin dışına seyahat etmeleri ve gittikleri yerlerde genellikle turizm işletmelerinin ürettiği ürün ve hizmetleri talep ederek, geçici konaklamalarından doğan olaylar ve ilişkiler bütünüdür” şeklinde tanımlanabilir.
Dünya Turizm Örgütü’nün, 85 ülkedeki gelişme trendlerini göz önüne alarak hazırladığı “Turizmde 2020 Vizyonu” adlı araştırmada, önümüzdeki kırk yıl içerisinde en hızlı ve düzenli büyüyecek sektör olarak turizm sektörü gösterilmektedir. Salgın sürecinden dolayı 2020 ve 2021 yılları için en çok zarar görecek sektörlerin başında turizm sektörü gelse de, salgın sonrası insanların gezme ve evde kalma sıkıntılarını giderme düşüncesi bu sektörde ciddi bir artış yaratacaktır. 
Deniz turizmi, yayla turizmi, kongre turizmi, av turizmi, sağlık turizmi, akarsu turizmi yat turizmi, dağ ve kış turizmi, inanç turizmi, kültür turizmi, kaplıca turizmi ve sanal turizm gibi çok farklı turizm türleri mevcuttur. Bilimsel literatürün büyük bir bölümü turizm ile büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişkinin varlığına işaret etmektedir. Turizmin büyümeyi olumlu etkilemesinin temel gerekçeleri ise; döviz kazandırıcı işlem olması, istihdam oluşturması, yeni alt yapı yatırımları oluşturması, diğer sektörler üzerindeki etkisi, kamu gelirleri üzerindeki etkisi, işletme maliyetlerini düşürmesi gibi hususlardır. “Bacasız fabrika” olarak da adlandırılan turizm sektörünün en önemli zayıf yönü ise, 2020 yılındaki Korona Virüs Salgını sürecinde olduğu gibi beklenmedik değişmeler (krizler) karşısında çok hızlı olumsuz etkilenen bir sektör olmasıdır. Bu yönü ile yatırım yapılması konusunda endişeyle yaklaşılan bir sektör olabilmektedir. 
Turistlerin yüzde 50’den daha fazlası, “gezi, eğlence, sportif ve kültürel amaç” gerekçesiyle turizm faaliyetlerini gerçekleştirmektedirler. Bu nedenle, Türkiye’nin çok önemli stratejik kenti olarak üç ülke ile komşu Iğdır ilinin turizm potansiyelinin etkin değerlendirilmesi ve Azerbaycan potansiyeli ile birlikte projelere alınması önem ve anlam içermektedir.  Coğrafi, tarihi ve kültürel açıdan Iğdır ili önemli avantajlara sahiptir. 
Turizm sektörü açısından dünyada 6’ıncı sırada olan ve 1980 yılında sadece 300 milyon dolarlık turizm geliri elde eden Türkiye, 2008 yılında 21 milyar dolar, 2019 yılı sonu itibarıyla 34,5 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir. Türkiye’nin, 2020 yılı turizm geliri pandemi sürecinden dolayı yaklaşık 15 milyar dolar olmuştur. İşte turizmdeki bu tür kayıpları gidermenin bir yolu da; “deniz, kum, güneş” turizmi üzerine kurulu temel anlayışın genişletilerek, Iğdır gibi şehirlerin sahip olduğu coğrafi, ekonomik, tarihi ve kültürel değerlerin ön plana çıkarılıp gelir sağlayan birer unsur haline dönüştürülmesidir.
Türkiye’ye gelen turistler genellikle ülkelerindeki gelir düzeyi düşük kesimlerden oluşmaktadır. Bu nedenle Türkiye’deki 2019 yılı kişi başına harcama yaklaşık 680 dolar iken, Dünya ortalaması 1000 doların üstündedir. ABD’de ise bu rakam yaklaşık 2400 dolardır. Bu harcama düşüklüğünü gidermek için üst gelir gruplarına ve mevcut gelenlere yönelik alternatif turizm faaliyetleri (turizm çeşitlemesi)  yapmak gerekir. Bu doğrultuda, Türkiye ve Azerbaycan birlikte projeler geliştirebilirler. Örneğin, Ağrı Dağı ile Nahcivan ve Karabağ turizm sektörü açısından birlikte değerlendirebilir. 
Iğdır iline sınırı olan İran’dan gelenlerin kişi başına harcamaları ise 1000 dolar civarındadır. İran’dan gelenler daha çok alış-veriş ve eğlence amacıyla geldikleri için harcama miktarları yüksek olmaktadır. Bu potansiyeller Iğdır ili için önemli turizm avantajlarıdır.
Kars-Iğdır-Nahcivan Demiryolunun açılacak olması ve Azerbaycan ile 1 Nisan 2021 tarihi itibarıyla kimlikle giriş-çıkışın başlaması, ildeki turizm sektörünün diğer önemli potansiyelidir. Çünkü kimlikle geçiş kolaylığı, Ağrı Dağı’nın turizm açısından değerlendirme çabalarında, Nahcivan ve Karabağ’ın destinasyona dahil edilmesi ve ortak turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ile yöreye daha çok turist çekilmesini kolaylaştıracaktır.
 
Iğdır ilinde turizm işletmeleri ile yaptığımız yüz yüze görüşmelerde ön plana çıkan temel sorunlar şunlardır:
Kalifiye eleman yetersizliği, 
Turistlerin ihtiyaçlarını karşılayacak alışveriş merkezleri yetersizliği,
Tanıtım ve reklam yetersizliği, 
Turizm altyapısı yetersizliği (hediyelik eşya eksikliği gibi..), 
Sosyal faaliyet yetersizliği,
Turizme yönelik eğitim eksikliği (turistlere yüksek fiyattan ürün satmaya çalışılması gibi…), 
Ağrı Dağı için gelenlerin yüzde 0,5 ile yüzde 1 civarında düşük olması.
Iğdır ve bölge düzeyinde turizm sektörünün belirtilen sorunlarının çözümü için devlet destekli plan, program ve çalışmalara ihtiyaç olduğu bilinmelidir. Devlet desteği, bu sektörden önemli gelir elde edilebildiğinin anlaşılacağı zamana kadar devam etmelidir. Çünkü, yapılan bilimsel çalışmalara göre, bölge insanının görmeden bir işi gerçekleştirme özelliği zayıftır. Bu nedenle, gelir elde edilebildiği gösterildiğinde sektörün önemli gelişim göstereceği söylenebilir. 
 İlde turizm sektörünün canlandırılması için şu hususların önceliklendirilmesi yararlı olacaktır:
1-Iğdır; Türkiye’nin Kafkasya, Orta Asya ve İran’a açılan kapısı konumundadır. Bu konumuna uygun olarak, her yıl düzenlenecek olan “Uluslararası Nevruz Festivali” sayesinde, uzun dönemde hem Iğdır ve bölgenin tanıtımı sağlanacak hem de tüm dünyadan turistlerin belli bir süre ziyaret ettiği kent haline dönüşecektir. Bunun sosyal, ekonomik ve siyasi açılardan ile ve ülkeye önemli katkıları olacaktır.
2- Yine, Kafkasya, Orta Asya, İran ve dünyanın değişik bölgelerinden hastaların tedavi edilebileceği “Sağlık Serbest Bölgesi” Iğdır’da kurularak il ve Türkiye’nin “Sağlık Turizmi” açısından önemli kazanım elde etmesi sağlanabilir.
3- 1 Nisan 2021 tarihi itibarıyla Türkiye-Azerbaycan arasında kimlikle geçiş başladığı için, Iğdır ilindeki turizm potansiyelleri Nahcivan’da bulunanlar ile birleştirilerek il ve bölgede önemli bir turizm destinasyonu oluşturulabilir. Bu uygulama Nahcivan-Azerbaycan Koridorunun açılmasıyla Karabağ’a kadar genişletilebilir. Azerbaycan’a giden turist sıralamasında Türkiye 3’üncü sırada iken, Azerbaycanlı turistlerin gittikleri ülkeler sıralamasında Türkiye 1’inci sıradadır. Yaklaşık yılda 800 bin kişi Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmektedir. Türkiye’den Azerbaycan’a gidenlerin sayısı ise yıllık yaklaşık 300 bin kişidir. Karabağ Savaşının etkisi ve Nahcivan-Azerbaycan Koridorunun açılmasıyla Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelecek turist sayının 3 milyon olması muhtemeldir. Bu anlamda, Iğdır, Azerbaycan’dan gelecek turistlerin öncelikli olarak tercih ettikleri bir kent konumuna getirilmelidir.
4- İldeki turizmi canlandırmak için başlangıçta bir veya iki yıl turizm kampanyaları başlatılmalıdır. Bu kampanyalar belli dönemlere denk getirilmelidir. Nevruz zamanı, ağaçların çiçek açtığı zaman, kayısı yetiştiği zaman, sonbahar renkleri zamanı, yayla zamanı ve kış döneminde. Bunun için il merkezi ve her ilçede “100 ev sahibi-300 dost turist” şeklinde bir kampanya ile, merkez ve üç ilçe dahil her dönem 1200 kişi aileler veya kişilerin finansmanıyla Iğdır’a getirilebilir. Yılda dört defa bu kampanya yapılırsa 4800 kişi eder. Gelen her turistin gördüğü olumlu bir durumu yaklaşık 25 kişiye anlatması durumunda 120 bin kişi eder. 120 bin kişinin yarısı anlatılanlar ve tanıtım sayesinde Iğdır iline gelirse, yılda 60 bin turist kazanılmış olur ki, bu rakam çok önemli bir sayıdır.
5- İlde devlet destekli tanıtım ve reklam faaliyetlerinin yanında, kalifiye eleman eksikliklerinin giderilmesi için de önemli eğitim planlamaları yapılmalıdır. Tanıtım ve reklamın en etkili yollarından birisi, tanınmış sanatçı ve yönetmenler ile görüşülerek belli dizi ve filmlerin Iğdır ilinde çekilmesini sağlamak olacaktır. 
Son söz: Iğdır sahip olduğu potansiyeller ile bölgenin ve Türkiye’nin en stratejik illerinden biridir. Bu nedenle, tüm sektörlerde olduğu gibi turizm sektörü açısından da stratejik planlamalar yapmak gerekir. Iğdır’daki her gelişme ulusal ve uluslararası etkilere sahip olacaktır. 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.