Cabbar ŞIKTAŞ SEÇİME 7 AY KALDI
Tarih : 2022-11-19
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



SEÇİME 7 AY KALDI

18 Haziran veya 2 Temmuz 2023 yılında yapılması öngörülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri için tüm siyasi partiler tam kadro sahaya inmiş çalışmalarını sürdürüyorlar.

Hayatta en zor şey birinden oy istemektir.

Hele ki aday olan veya yeniden seçilmek isteyen kişinin seçmende bir karşılığı yoksa seçilmek için verdiği sözleri yerine getirememişse, seçmeniyle zaman geçirmemişse, görev süresi boyunca seçmenini arayıp sormamış, ilgilenmemiş, dertleriyle hemhal olmamışsa işi oldukça zordur. 

Önümüz seçim, hem ülkemizin Cumhurbaşkanını seçeceğiz hem de ülkemizi yöneten milletvekillerini seçeceğiz.

Yaygın basında ve sosyal şebekelerde inanılmaz düzeyde bir bilgi kirliliği, ahlak sınırlarını aşan tartışma ortamları, toplumun örf ve geleneklerine uymayan ifadeler ulu orta sarf edilmektedir.

Adına siyaset denilen bu üzücü diyalogların toplumun gözü önünde yapılıyor olması gerçekten nahoş karşılanmaktadır.

Birileri vekil olacak, siyasette söz sahibi olacak diye böylesine pervasızca ulu orta tartışmalara girişmek, sokak dili ile ithamlarda bulunmak bence çok yakışıksız davranışlardır.

Evet kabul ediyorum, insanlar gerek ideolojik olarak ya da kişiye göre taraf olma haklarını kullanabilirler. Ancak bu tutumlarının toplumun huzurunu bozacak düzeyde dışa vurmaması gerekmektedir.

DEVLET VE SİYASET

Köklü devletlerde siyasetçi kim olursa olsun, işleyişte birtakım değişiklikler yapsalar da ana omurgaya dokunamazlar. Doğal olarak geçici olan siyasetçi gelir, görev süresi boyunca devleti yönetir ve süresi dolduğunda görevi devredip gider.

Yani siyaseti din gibi, devlet gibi görmemek gerekir. Çünkü siyaset gidici, din ve devlet kalıcıdır.

ASLINDA HER ŞEY KLASİK

Seçim öncesi aday olan kişi veya kişiler seçmen karşısına çıkar, birtakım vaatlerde bulunur, kimi zaman ırk, kimi zaman inanç, kimi zaman başka bir materyal bulunarak seçmenin gönlü alınarak oyuna talip olunur ve sonrasında çoğunlukla da seçmen ile seçilen arasında koca bir uçurum oluşarak memnuniyetsizlikler baş gösterir.  

Iğdır eski milletvekillerinden Adil Aşırım ile milletvekili olduğu dönemde sohbetimiz esnasında geçen bir diyaloğu anlatmak isterim.

Aşırım şöyle demişti: “Seçmen kendi penceresinden baktığında kesinlikle haklıdır. Çünkü isteklerinin çözüme kavuşması gibi bir karşılığı var. Zaman ayırıp üzerinde yoğun mesai harcanırsa olur. Ama böyle bir yaklaşım sergileyecek olan vekil görev süresi boyunca daha başka bir iş yapamaz, sadece bu işlerle ilgilenir ve bir zaman sonra yığınla birikmiş sorunlarla yüzleşmek zorunda kalır. Yani vekillik sadece birilerini işe alma, tayin, terfi gibi bireysel meselelerle uğraşma olarak algılanmamalıdır. Vekil, bireysel meselelere kayıtsız kalmamak şartıyla, şehrin, ülkenin sorunları ile de ilgilenebilmelidir. Ben Tansu Hanım’ın danışmanı olduğum dönemde denk geldi bir arkadaşa iş imkânı sağladım. Bir yıl geçmeden aynı arkadaş şef olmak istedi. Hadi onu da çözdük, bir süre sonra ben vekil seçildim aynı arkadaş geldi müdür olmak istediğini söyledi. Yutkuna yutkuna onu da yaptım. Yetmedi bir daha geldi ve beni falan ile müdür gönderir misin deyince patladım ve arkadaş senden başka kimsenin sorunu yok mu? Memur oldun, şef oldun, müdür oldun, şimdi de il müdürü olmak istiyorsun dedim. Haliyle o arkadaşımız bana küstü.” demişti.

Doğal olarak, yapılan onca iş bir çırpıda hiç olup gitti.

Yani seçilen vekil veya belediye başkanı her ne kadar suçlanıyor olsa da seçmen olarak biz de az değiliz. Taleplerimizin sonu hiçbir zaman gelmez.

En ufak bir durumda da küser kıyameti koparırız.

Ama seçmenin talebinin bitmemesi, seçilenin bahanesi de olmamalıdır.

Her iki taraf için de denge şart.  

SEÇİLMEK İSTEYEN İLE SEÇECEK OLANIN YÜZLEŞMESİNE 7 AY KALDI

Yukarıda sıraladığım yaşanmış olaylar ve yorumlar aslında hepimizin karşılaştığı durumlardır.

Her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi sonu da vardır.

Sona yaklaşıyoruz. 7 ay gibi bir zaman diliminin ardından seçmen ile seçilmek isteyen kişiler buluşacak, karşılıkları oranında oy alarak ülke yönetimine tabi olacaklardır.

Cumhur ittifakı ve Millet ittifakı diye iki gruba bölünen ülke siyaseti, her gün yeni bir gündem ile seçmenin karşısına çıkmakta, ikna etmeye çalışmakta, taraftar toplama gayreti içinde oldukları görülmektedir.

Şunu hep söylerim, seçmen eski seçmen değil, her şeyi en ince ayrıntısına kadar irdelemekte, kılı kırk yarmakta ve sorgulamaktadır.

Belki sesli düşünmeyebilirler, ama sessiz bir çoğunluğun bu düşüncede olduğunu tahmin edebiliyorum.

Kaldı ki bilgi çağında, bilgiye ulaşamama gibi bir durum söz konusu değildir.

İsteyen herkes dünyada, ülkesinde, şehrinde ne olup bittiği bir çırpıda görebilir, bilgi sahibi olabilir.

Bu sebeple seçmen eski seçmen değil diyorum.

Yapılanı da görüyor, yapılmayanı da…

IĞDIR’DA SON DURUM

Siyasi partilerde aday adaylığı için olağanın dışında bir hareketlilik var diyemeyiz.

İktidar partisi Ak Parti’den ben adayım deyip ortaya çıkan gördüğümüz kadarıyla bir tek Ahmet Tutulmaz var.

Aslında etrafta dolaşan, fırsat kollayan kişi sayısı bayağı fazla ama, ben adayım deyip açıklama yapan Tutulmaz dışında kimse yok gibi. 

Ak Parti için ismi en çok zikredilen kişi şüphesiz Cantürk Alagöz.

Popülaritesi oldukça yüksek ve kısa zamanda kendini halka sevdirdi.

Iğdır Spor ile sahaya inen ve bugün bile aklında siyaset olmayan Cantürk Alagöz’e yapılan yakıştırmayı, Cantürk Başkan da elinin tersiyle itmiş değil. Şimdilik bir yerlerde dursun, zaman neyi gösterecek bakıp görelim diyor.

Alagöz Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Iğdır FK Kulüp Başkanı Cantürk Alagöz mütevazı bir insan. Ülkede sayılı zenginler arasında olsa da doğduğu şehri, arkadaşlarını, çevresini unutmayan, dizini vurup “şor çörek” yemekten zevk duyan bir yapıya sahiptir.

Ama aynı zamanda bulunduğu konum gereği olarak ülkemizin en üst düzey bürokrasisi ile dış ticari bağlantıları bizzat kendisi yönetmekte ve başarılı neticeler almaktadır.

Dediğim gibi Cantürk Alagöz ben aday olmak istiyorum şeklinde bugüne kadar tek kelime söz etmemiştir. Ama aday olması için çok yoğun tekliflerin olduğunu biliyorum.

Aynı şekilde eski milletvekili Nurettin Aras’ın da Ak Parti’den aday adayı olacağı söylenmektedir.  

Cumhur İttifakı olarak MHP, Ak Parti birleşip tek aday mı gösterecek, yoksa her iki parti de ayrı ayrı adaylarını mı gösterecek şimdilik net bir durum yok. Bu belirsizlik doğrultusunda mevcut milletvekili Yaşar Karadağ’ın aday olacağını kesin söyleyebilirim.

Geçtiğimiz haftalarda Iğdır’a gelen iş insanı Ak Parti eski milletvekili adayı Yaşar Akkuş, CHP Iğdır İl Başkanlığını ziyaret ederek rozet taktı.

İş insanı Yaşar Akkuş’un durum değerlendirmesi yapmak için Iğdır’a geldiğini, muhtemelen de CHP’den aday olacağını açıklaması bekleniyor. 

İyi Parti’den aday olmak isteyen birçok kişinin olduğu bilgisine ulaştık. Ancak şimdilik isminin zikredilmesini istemeyen aday adayları da var.  Bugün itibariyle emekli eğitimci Tuncay Güney, Sağlık Bakanlığı eski genel müdür yardımcısı Orhan Nesip Kesemen, mali müşavir Fuat Mirzeoğlu bizzat aday adayı olduklarını açıklamışlardır.

HDP’de aday adayı bolluğu var.

Mevcut vekil Habip Eksi’nin yeniden aday gösterilmesi muhtemel gibi gözüküyor. Son olaylarda ayağının kırılması yeniden aday gösterilme şansını artırdığı söyleniyor.

Ama rakibi de yok değil. İsmi zikredilenler arasında eski Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş, eğitimci Yılmaz Hun konuşulanlar arasındadır.

Mahkeme dosyaları şu an istinafta olan eski meclis başkanı Abdulkadir Özsular, eski belediye başkanı Av. Murat Yikit, eski belediye başkan yardımcısı Av. Şaziye Cantepe  de mahkeme dosyaları olmasaydı aday adaylıklarını açıklayacaklardı.

Son durum bu şekilde, ama gün yaklaştıkça çok şeyin değişeceği muhtemeldir. 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.