Arslantürk AKYILDIZ İki Yüzlü Siyaset
Tarih : 2007-10-01
Tüm Yazılar

Arslantürk AKYILDIZ



Daha önce İsviçre, şimdi de Fransa'da sahneye konulmak istenen, Türklüğü köşeye sıkıştırma projesinin bir parçası olan "Ermenilere Soykırım yapılmadı demenin cezası hapistir" saçmalığı ile karşı karşıyız. İnsan bu olay karşısında, "Dinime söven bari Müslüman olaydı" sözünü hatırlamadan edemiyor. Tarihlerinin her safhasında, ezilen, yok edilen, sömürülen, fakirleştirilerek ölüme terk edilen milletlerin, acı Ferhatları,iniltileri işitilen bu devletlerin, böyle bir şeye cüret etmeleri ne kadar acıdır.. Olayların bu hale gelmesinde tabiî ki bizlerinde suçu var. Tarihte yaşadığımız acı olayları çabuk unutup, onları en azından ibret alınması için gelecek kuşaklara aktarmayışımız en büyük zaafımızdır. Bizler bu acı olayları unutmak isterken, başkalarının adeta ekmeklerine yağ sürdük. Yalanlarla süsledikleri " soykırım" masalı bütün dünyada hiçbir engel tanımadan anlatıldı. Zaten batı devletleri, tarihten gelen Türk fobisi yüzünden böyle masallara inanmaya hazırlardı. Maalesef, dünyada başta batı devletleri olmak üzere birçok yerde "soykırım" masalına inananların sayısı gittikçe artmakla kalmıyor, siyasi ve maddi destekte bulmaktadırlar. Ermeniler, başta Amerikan Birleşik Devletleri, Fransa, Avusturya olmak üzere, güçlü lobi faaliyetleri ile iktidarları yönlendirme gücüne erişmişlerdir. Bizler de ne hazindir ki, bırakın gerçeklerin dışarıya anlatılmasını, kendi insanımıza hakkı ile öğretemedik. Yurt dışında yaşayan başta, sayıları hiçte azımsanmayacak işçilerimiz olmak üzere, kendi insanlarımızı milli bir amaç etrafında toplayamadık. Gür çıkması gereken sesimiz adeta cılızlaştırıldı. Yurt dışında, sayıları Ermenilerden hiçte az olmayan Türkler, tepkisiz bir hale bırakılarak, Ermeniler gibi, diğer kronik Türk düşmanlarının önü açılmış olundu. Ülkemizde, Avrupa birliği uğruna her şeyin yapılmasını hararetle savunan çevreler, toplumda yükselen milli hassasiyeti törpülemek için olmadık yollara başvurmaktadırlar. Avrupa Birliği müzakerecilerinin dillerinden düşürmedikleri 301. maddenin kaldırılması tartışmalarının yapıldığı bir dönemde, bunları olması karşısında ne yapacaklarını şaşırmışlardır. Bizim içimizde Avrupa Birliği lobisinin bu şaşkınlığı devam ede dursun.. Türklüğe hakareti engelliyen bu kanun maddesi, sözde düşünce özgürlüğü bahanesi ile kaldırılmalıdır, diye koro halinde bağıranların başında gelen Fransa, iç politik ve bölgemiz ile ilgili planlarının gereği olarak böyle bir yola başvurmaktadır. Fransa'da bulunan Ermeni lobisi, yaklaşan seçimleri de kullanarak, yalan ve kin üzerine kurdukları, tarihi hiçbir temeli olmayan " Soykırım " masalını kabul ettirmekle kalmadılar.Şimdide , "böyle bir şey yoktur" diyenleri hapis cezası korkusu ile susturmaya çalışmaktadırlar. Bu arada bazılarının tabiri ile " düşünce özgürlüğü" güme gitmiş, kime ne … Amaç Türklüğü aşağılama, köşeye sıkıştırma, hakaret etmekse , düşünce özgürlüğü rafa kaldırılabilir….! İçte ve dışta 301. Maddenin kaldırılması için adeta yırtınan çevreler neredeler….? Hani insanlığın en önemli değerlerinden birisi " Düşünce Özgürlüğü" idi. Malum çevrelerin niyeti düşünce özgürlüğü olmadığı için, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da çifte standartlarını, samimiyetsizliklerini göstermişlerdir. Düşünce özgürlüğü elbette gereklidir. Ancak bu kutsal değer, birilerinin yaptığı gibi değil, gerçek manada kullanılırsa mana ifade eder. Aksi takdirde böyle traji-komik durumlara düşülür. Kaldı ki tarihle yüzleşmek gerekirse, sicili en parlak milletin Türkler olduğu görülecektir. Fransa'nın başta Cezayir olmak üzere sömürgelerinde yaptıklarının hesabını vermesi mümkün mü? Sırf Cezayir'de bir milyondan fazla insanı öldürdüler. Diğer yerlerde yaptıkları katliamların, öldürdükleri yüz binlerce masumun hesabını kim verecek..? İnsanlık alemi , İngiltere'nin, kendi ülkesinin yüzölçümünün, 103 katı büyüklüğündeki sömürgelerindeki katlettiği milyonlarca insanın kanı ne olacak ..? Hitlerin, Musolinin vahşetleri daha dün yaşanmadı mı ..? Bu gün işlerine geldiğinde insan hakları şampiyonu kesilen batı devletleri, bütün zenginliklerini, refah düzeylerini, yıllarca sömürdükleri, kanını, canını ve bütün değerli madenlerini, zenginliklerini aldıkları, geri kalmış ülkelere borçludurlar. Üzerine oturdukları medeniyetlerinin altı kan ve göz yaşıdır.. Şimdi sözde Ermenilerin haklarını arayanlar, onları yıllarca yaşadıkları topraklarda adeta bir canavar haline soktuklarını nasıl saklayacaklar..? İşleri bittiğinde, onları yüz üstü bıraktıklarına tarih şahittir. Maalesef şimdi de Ermeniler, bazı topluluklar gibi, büyük devletlerin çıkarları için kullandıkları birer maşa oldukları gerçeğini göremiyorlar…

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.

Kerbela

Kerbela Sayfası