Iğdır’da “Yonca Islahında Yerel Popülasyonların Değerlendirilmesi” Konulu Konferans  Düzenlendi

Tarih : 2017-12-04 / Kategori : Eğitim

Iğdır’da  “Yonca Islahında Yerel Popülasyonların Değerlendirilmesi” Konulu Konferans  Düzenlendi Bahceşehir Koleji

yesil_igdir_yemek.jpg Reklam Alanı

           Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü Konferans Salonu’nda “Yonca Islahında Yerel Popülasyonların Değerlendirilmesi Konulu” konferans yoğun ilgi buldu. Konferansa konuşmacı olarak Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tamkoç katıldı. 
           Konferansın açılış konuşmasını yapan Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Yıldırım, Iğdır’daki yonca ıslahında yerel popülasyonlarında nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi.

 

         Konferansa konuşmacı olarak katılan Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tamkoç, Yonca’nın hayvan beslemesinde en önemli yem olduğunu kaydederek şunları söyledi: “Yonca hayvan beslemesinde kullanılan çok yıllık, lezzetli bir baklagil yem bitkisi olup, yaklaşık 6 bin yıl önce tarımı yapılmaya başlanmıştır. Türkiye’de 2016yılı verilerine göre yaklaşık 630 bin hektar ekim alanı ve 9.5 milyon ton kuru ot üretimi bulunmaktadır. Kuru ot, pelet yem, silo yemi, yeşil yem (2-3 saat soldurulmuş) veya otlatılarak (mera karışımları içerisinde) hayvanların beslenmesinde kullanılmaktadır. Türkiye kaliteli kaba yem üretiminin %25’ini tek başına karşılamaktadır. 15 Milyon büyükbaş ve 42 milyon küçükbaş hayvan varlığımız bulunmaktadır. Bu hayvanların kuru olarak kaba yem ihtiyacı 70 milyon ton dur. Bu yem tüketiminin ancak 35 milyon tonu kaliteli kaba yemden karşılanmaktadır. Geri kalan 35 milyon ton açık ise dane mısır, küspe, pancar posası, arpa, değirmencilik atıkları ve ithal edilen yağlı tohumlar ve küspesi ve beslenme değeri çok az olan samanla karşılanmaktadır.”dedi.
             Yoncanın yerel popülasyonlarının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Tamkoç “Türkiye, yoncanın ana vatanıdır, diğer bir ifadeyle en önemli gen merkezlerinden birisidir. Bu nedenle ülkemiz yonca açısından büyük bir genetik zenginliğe sahiptir. Bu genetik zenginlik, ülke genelinde ekotipler ve yerel popülasyonlar şeklinde dağılım gösterir. Bu popülasyonlar yeni çeşitlerin geliştirilmesi açısından büyük bir potansiyeldir. Bu güne kadar bu potansiyel yeterince değerlendirilememiştir. Ülkemiz genelinde yetiştirilen yonca çeşitlerinden sadece % 10 kadarı yerel gen kaynaklı çeşitlerdir.
           Konferansın sonunda Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Yıldırım, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tamkoç’a teşekkür belgesi ve tuz lambası hediye etti.

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.