Arslantürk AKYILDIZ Kent Konseyi ve Demokrasi
Tarih : 2007-10-01
Tüm Yazılar

Arslantürk AKYILDIZ



Geçtiğimiz cumartesi günü, ilimizde kent konseyi hazırlık toplantısı yapıldı. Tabiî ki kanun çıkmasına rağmen, gerekli olan işleyişi sağlayacak yönetmenlik çıkmadığı için, toplantı yalnızca bilgilendirme düzeyinde oldu. Bilindiği gibi çağdaş devlet olmanın göstergelerinin en başında demokratik olması gelmektedir. Demokrasi, insanların kendi kendilerini yönetmenin en kestirme yolu olduğu hiç şüphe götürmez bir gerçektir. Bir devlette insanlar ne kadar yönetime katılırlarsa, demokrasinin o oranda sağlıklı olduğunu kabul edilir. Demokrasi kültürünün oturmasını etkileyen çeşitli etkenlerin başında, zaman gelmektedir. Demokrasinin oturması büyük oranda zamana bağlı olan bir süreç işidir. Tanzimat’la başlayan Demokrasiye geçiş serüvenimiz, birbirinden ilginç gelişmeler yaşadı. Ancak Osmanlı Devleti döneminde birçok atılıma rağmen ciddi bir gelişme kaydedilemedi. Asıl Demokrasi yolunda ki ciddi adımlar, Cumhuriyet ile birlikte atıldığını görmekteyiz. Atatürk, sağlığında demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan çok partili hayata geçiş denemeleri yapmışsa da, ister içerideki bazı gelişmeler, isterse dışarıdaki bazı olaylar bu teşebbüsü sonuçsuz bırakmıştı. Ancak Cumhuriyetin ilanı ile sağlam temeller üzerine oturtulan Demokrasi süreci ciddi meyvelerini zamanla verecek ve günümüzdeki halini alacaktır. Peki, gelinen Demokrasi seviyesi istenilen düzeyde mi? Toplumu oluşturan fertler tabandan itibaren yönetimde ki etkinlikleri yeterli mi? Bu konuda haklı, haksız birçok tartışmanın yapıldığı ortadadır. Elbette gelinen nokta çok önemli bir aşama olsalda, Türk Milleti daha fazlasını hak etmektedir. Devleti oluşturan fertlerin yönetime katılmasının birçok yolu vardır. Kimi zaman bu demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partileri, kimi zaman güçlü demokrasilerin göstergesi olan sivil toplum kuruluşlarıdır. Gerek siyasi partilerin işleyişinde, gerekse sivil toplum kuruluşlarını nitelik ve niceliğinde maalesef gelinen nokta hiçte arzu edilen ölçüde değildir. Türk siyasi hayatının, zaman zaman kesintiye uğraması, başta olmak üzere birçok faktör yüzünden siyasi partiler, olması gereken düzeye bir türlü gelemedi. Dolayısı ile bazen amaçtan uzaklaşıldı, istenilen verim bir türlü alınamadı. Diğer önemli bir katılım şekli olan Sivil toplum kuruluşlarının durumu, daha vahimdir. Sivil toplum kuruluşları ve mesleki teşekküller, amaçlarının; tabiri caizse , üzüm yemek olduğunu unutup, bağcıyı dövme yolunu seçtiler. Tabiî ki bunların içinde istisnalar var. Ancak çoğunluk ne yazık ki kendilerine hedef kitle olarak seçtikleri gurubun problemlerini ve çözüm yollarını ortaya koymaları gerekirken, amaca hizmet etmeyen kısır döngülere girdileri. Kimi zaman bazı ideolojik saplantıların esiri oldular, Kimi zaman bir kişi veya gurubun maşası oldular. Dolayısıyla toplumun her kesimini yakından ilgilendiren yığınla problem halledilemediği, gibi yenileri eklendi. Bu durum sivil toplum kuruluşlarının etkinliğini azalttığı gibi Demokrasi açısından çok önemli olan bir kalenin yara almasına yol açtı. Oysa, demokrasinin tabana yayılmasında çok önemli olan sivil toplum kuruluşları ne kadar önemlidir!... Halkın büyük bir kısmının yönetimde etkin olmasını sağlayacak olan bu sivil toplum kuruluşları gelişmiş demokrasi- lerdeki gibi gerçek işlevlerini yerine getirirse, bir çok problemin kısa zamanda çözümlendiğine şahit olabiliriz. Ülkemizde yeni yeni oturtulmaya çalışılan Kent Konseylerini, en azından sivil inisiyatif noktasında değerlendirme imkanımız olursa, en azından bu boşluk kısmen de olsa doldurulmuş olunur. Sayın Valinin işaret ettikleri gibi; “insanlar kahvehane köşelerinde konuşmayı bırakıp, amaca hizmet etmek için bu platformda konuşabilirler” . Bu konuşmalar problemleri ortaya koymanın yanında, çözüm önerilerini de beraberinde getireceği muhtemeldir. Kurulması düşünülen komisyonlara bakıldığında, hemen hemen bütün sahayı kucaklayan bir çalışma olarak görülüyor. Bu komisyonlarda görev alacak kişilerin, sahalarında uzman, işin içinden gelenlerden olması verimi büyük oranda artıracağı şüphesizdir. Burada esas dikkat edilmesi gereken esas önemli nokta; problemlerin tespitinin yanında, çözüm yollarının bulunarak bir an önce hayatiyete geçirilmesidir. Aksi taktirde amaçtan uzaklaşarak kısır döngülerin yaşandığı yerlere dönüşür,böylece önemli bir teşebbüs yok yere heba edilir…

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.