Cabbar ŞIKTAŞ UYUŞTURULUYORUZ
Tarih : 2017-06-20
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



UYUŞTURULUYORUZ

             Aslında tüm gündemleri iptal etmeli ve sadece  uyuşturucu ile mücadeleye yönelmeliyiz.

             Bilinçli bir el, çok acımasızca, bilinçli bir şekilde gençlerimizi zehirliyor ve çok hızlı bir şekilde yok ediyor.

             Her gün yüzlercesine rastlamamıza rağmen, haber kanallarında sadece birkaçı haber konusu olan uyuşturucu madde kullanan gençlerimizin dramı duyarlılık hissi taşıyan herkesin yüreğini burkmakta, içini sızlatmakta, endişeye sevk etmekte ve  toplumsal tepkinin verilmesi gerektiği düşüncesini hakim kılmaktadır.

             Genelde ülkemiz, özelde şehrimiz Iğdır uyuşturucu tacirlerinin esareti altında. Doğrusunu söylemek gerekirse bakkaldan sigara almak daha zor. Marketler 18 yaşını doldurmayan çocuklara sigara satmıyorlar. Oysa uyuşturucu içiciliği ilk okul çağlarında  ki çocuklara kadar indirilmiş durumda. Zira her yerden rahatlıkla temin edilebiliyor ki, çocuklarda ulaşıp alıyorlar.

            Şüphesiz ki, Suriye olaylarının ardından ülkemize gelen ve çoğunluğunun kimler olduğu bile belli olmayan milyonlarca sığınmacının içerisinde binlerce suç örgütü üyesi, suça ve suç işlemeye meyilli kişilerin ülkemizde huzuru bozduğu gerçeği hepimize malumdur. Bu suç örgütü üyeleri ülkemizde uyuşturucu trafiğini inanılmaz ölçülerde  arttırdığı da hepimiz tarafından görülmekte ve bilinmektedir. 

            Şu anda Türkiye 15 Temmuz hain darbe girişiminin bir benzerini yaşıyor diyebiliriz.   Uyuşturucu satıcıları tarafından ülkemizin çocukları, gençleri, uyuşturularak, yok edilerek, sanki darbe yapılmak isteniyor. Gençlerimiz bilinçli bir şekilde zehirleniyor, uyuşturuluyor ve kötü niyetli kişiler tarafından kullanılıyor. Uyuşturucuya bu kadar kolay ulaşabilen, düşük fiyatlarla özellikle kimyasal, sentetik uyuşturucuların gençliğe sunulması, servis edilmesi kesinlikle tesadüfü değildir.

            Eminim bu yazıyı okurken aklınıza ilk gelen Polis ve Jandarma ne iş yapıyor sorusu olacaktır. Polis ve Jandarma’nın 15 Temmuz’dan sonra neler yaşadığını hepimiz biliyoruz. Kendi içlerini temizlemekten, dışa zaman bulamamaları lazım iken, özellikle uyuşturucu konusunda çok ciddi operasyonlar yaptıkları, birçok suçluyu ve uyuşturucu maddeyi yakaladıkları bilinmektedir.

            Ancak yeterli değildir.

            Tam manasıyla sonuç alabilmek için halk destiğinin olması gerekmektedir. Halk olarak bizlerin bu işe bir dur demesi, çocuklarımızı gözetim altında tutması, tanımadıkları kişilerle olan diyaloglarının mercek altına alınması, uyuşturucu madde satan, kullanan, aracılık edenlerin ihbar edilmesi gerekmektedir. 

            Halk olarak, çocuk sahipleri olarak böyle davranmadığımız sürece bu uyuşturucu belasının önüne geçmemiz mümkün olmayacaktır.

            Halkı bilgilendirmek, uyarmak, ihbar etmelerini sağlamak için mutlaka ve mutlaka  bir kampanya başlatılmalıdır.

            Bu kampanyayı en iyi yapacak olan kurum ise şüphesiz ki Üniversitedir. Iğdır Üniversitesi, Iğdır halkını uyuşturucu madde kullanımına yönelik aydınlatıcı konferanslar vermeli, afişler asmalı, broşürler dağıtarak kamuoyunu bilgilendirmeye çalışmalıdırlar.

            Bu eylem bir iki günde olup bitecek şekilde değil, günlerce sürebilecek bir çalışma olmalıdır. Üniversite bu işe akademik olarak el atarsa, Emniyet ve Jandarma’dan da gerekli desteği alarak çok doğru sonuç alınır diye düşünüyorum.

            Uyuşturulan bir insana her şey yaptırılır.  

            Madde bağımlısı olan bir genç veya çocuk, her türlü suç örgütünün emrine rahatlıkla girebilir.

            Uyuşturucu kullanan bir kişi uyuşturucu temin edebilmek için para bulması gerekiyorsa bunu elde edebilmek için her türlü yola başvurabilir.

            Gasp yapar, hırsızlık yapar, kendi evinde huzur bırakmaz, sokakta dolaşan insanlar açısından tehlike oluşturur ve kendisi ile birlikte birçoklarının canını yakabilir.

            UYUŞTURUCU SORUNU NASIL ÖNLENEBİLİR

            Bu çok vahim durumu devletin her kademesi  görmeli ve önlem alınması noktasında hemfikir olmalıdır.

            Halk duyarlı olmalı, ihbar etmeli, çocuğunu gözetim altında tutmalı, kendi çocuğu bulaşmışsa dahi tedavi ettirmek için devletten yardım istemelidir.

            Madde bağımlıları tespit edilmeli, rahabilite edilmeli, tedavileri devlet tarafından yapılmalı ve topluma kazandırılmalıdırlar.

            Üniversite bu işi üstlenmeli ve bir komisyon kurmalıdır. Komisyonda Polis, Jandarma, Sosyal Politikalar Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, Belediye, sivil topluk kuruluşları ve ilgili kişiler yer almalıdır.

            Belediye Valilik kararı ile terkedilmiş binaları yıkmalı, yıkılmayacak olanların etrafı örülmeli, önlem alınmalıdır.

            Yargı’da uyuşturucu satıcılarına en ağır cezayı vererek caydırıcı olmalıdır.

            Kafe veya benzeri mekanların denetimi artırılmalı, küçük yaştaki kişilere nargile ve benzeri içecekler sunan mekanlar kapatılmalıdır. 

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.