Cabbar ŞIKTAŞ Sınır Şehriyiz, İşsiziz
Tarih : 2017-10-30
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



    Sınır Şehriyiz, İşsiziz
 

   Bu tarz kaç yazı kaleme aldım inanın bilmiyorum. Belki de birileri benim gümrük ticaretimin olduğunu sanacaklar. Ya da Vanlı komedyenin dediği gibi “mazotçi” olduğumu düşünecekler.  Oysa hiçbirisi değilim. Sadece bir Iğdırlıyım. Iğdır’ın geleceğinin güzel, insanlarının zengin, çalışan, para kazanan olmasını istiyorum.
 

   Falanca il ile kıyaslama yapmak, falanca ilde var bizde niye yok demek, birbirini çekemeyen klasik kıskançlık sendromu  yaşayan dedikoducular gibi bir tutum da sergilemek istemiyorum.Ya da, illegal işler yapmamıza neden izin vermiyorsunuz, bütün kanunlar bizim için mi çıkarılmış deyip hep şikayet eden bir gazeteci pozisyonuna düşmek de istemiyorum.Ben sadece meramımı dile getirip şehrimizin kalkınması için ne yapabiliriz ve olumsuzlukların nedenini sorgulamak istiyorum.


 1992 yılında Iğdır il olduğunda resmi kurumlar dahil, şehrin yapılanması tamamıyla Nahcivan kapısından mutat depo kapsamında yapılan mazot ticaretiyle mümkün olmuştu. Şimdi aynısı olur mu sanmıyorum. Ancak ihracat yapan tır ve kamyonların dönüşlerinde belirtilen miktarda mazot getirmelerine izin verilmesi, bölgemiz ekonomisini hareketlendirecektir diye düşünüyorum.
 

   Mazot’a müsamaha gösterildiğinde kapıda kargaşa mı çıkıyor, birileri illegal yollara baş vurup gümrüğün ahengini mi bozuyor, birileri kendi kafasına göre sıra düzeni mi kuruyor, birileri fazla mazot mu getirmek istiyor? Tüm bunlar devletin kararlı olmasıyla ve iki kelimesiyle anında düzeltilebilir. Koyarsın kolluk kuvvetlerini, işi olmayanı sahaya almazsın, sıra bekleyen kamyoncuyu kimsenin gelip rahatsız etmesine müsaade etmezsin olur biter. Standart depo 550 litreyse, 1000 litre sınırlaması getirerek şehrin ticari anlamda canlanmasına vesile olabilirsin. Ama tüm nakliyeci esnafa potansiyel suçlu muamelesi yapmak, bir litrenin peşine düşmek esnafı bitirir.

   Fahri hemşerimiz tıp doktoru, Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, maliyetleri düşüreceğine, ithal et getirip et fiyatlarını düşüreceğini söylüyor. Doğrudur Sırbistan’dan helal kesim olup olmadığı da belli olmayan et getirip fiyatları düşürebilirsiniz. İyi de mazot, gübre,  veteriner giderleri, yem giderlerini, işçi ve SGK giderlerini  düşürün bakalım kendi ülkemizdeki et fiyatları düşüyor mu, düşmüyor mu?

   Nahcivan’dan gelen mazotun büyük bir bölümü tarlaların işlenmesinde kullanılıyor. Zaten çıkmazda olan köylü en azından ucuz mazot ile giderlerini kısmen de olsun azaltabiliyordu.

                  BAKANLARIN BULUŞMASI

   Geçtiğimiz hafta sonu cumartesi günü Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Azerbaycan Ekonomi Bakanı Şahin Mustafayev, Nahcivan Ekonomi Bakanı  Famil Seyidov, Ak Parti Iğdır Milletvekili Nurettin Aras Iğdır’a geldiler. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü’nde bir toplantı tertip edildi ve alınan yeni kararlar iş adamlarına açıklandı. Alınan kararlar hayata geçirildiğinde Nahcivan da 82. vilayetimizmiş gibi 42 kalem sınırlaması ile ürün alabileceğiz. Toplantıda Iğdır Valisi Enver Ünlü ilin sorunlarını dile getiren bir rapor hazırladı ve davetlilere okuyarak ibraz etti. Azerbaycan ile Türkiye arasında uygulanan   vizenin kaldırılması, geçişlerin kolaylaştırılması, ticaret hacminin artırılması konularına değindiği bir konuşma yaptı.

  İşin özüne bakarsanız şehri yöneten Vali’nin sıraladığı sorunlar ve yaptığı tespitler noktasında aynı duyguları paylaştığımızı söyleyebilirim. Yani sınır şehri olmamıza rağmen işsiz bir şehiriz. Rakamlar üzerinden bakıldığında Türkiye’nin önemli ticaret yapan bölgesi gözükebiliriz. Bu rakamların gerçeği yansıtmadığı, birkaç kişinin yapmış olduğu ticari faaliyet olduğu, genel anlamda bu ticaretin halkla hiçbir ilgisinin olmadığını görmek mümkündür.  Ülke ekonomisinin kötü gidişatı haliyle Iğdır’ı da etkilemekte ve dahası global krizin en çok hissedildiği yerlerden birisi Iğdır olarak görülmektedir. Sebebine gelince Türkiye’de en çok banka çeki yazılan il Iğdır olmuştur. Bu durumda Iğdır’ın ekonomisinin iyi olmadığını gösteren en belirgin tablodur.

    Bu resmi verinin ardından sanırım fazlaca yorum yapmanın da bir manası yoktur. Bu şehirde işsizlik vardır ve bu sorunun çözümü için de tez elden birtakım düzenlemeler şarttır.

     PEKİ NAHCİVAN’A BİZ NE SATACAĞIZ?

  Bakanların Iğdır’daki buluşmasında, ilginç bir tablo ortaya çıktı. Henüz ismleri net olarak açıklanmayan 42 kalemin; Erzurum’dan, İstanbul’dan alınır gibi  Nahcivan’dan alınabileceği, bu sayede Nahcivan’a destek verileceği kararlaştırıldı. Nahcivan’ın kalkındırılması için bu çok güzel bir adım. Peki biz Nahcivan’a ne satacağız. Bizim satabileceklerimiz ile ilgili hiçbir söz söylenmedi ve dediğim gibi Nahcivan hangi ürünü isterse onun geçişine izin verilecek demektir.


  Biz mal satamamanın verdiği sıkıntıyı yaşarken üstüne bir de Nahcivan’dan ürün alabileceğiz. Örneğin Türkiye’de çimento fabrikası olmasına rağmen, Nahcivan’da kurulan çimento fabrikasının Türkiye’ye çimento satmasına izin verilmiş olacak, ama Nahcivan’da un fabrikası olduğu için biz Nahcivan’a un satamayacağız.  Bana kalırsa bu düşünce Iğdır ekonomisine hiçbir fayda sağlamayacak, aksine ekonominin daha çok zorlaşmasına sebep olacaktır.

   Velhasılı kelam  büyüklerimiz bizim yerimize düşünüp en doğru kararı vermişlerse kesinlikle doğru kararlardır.  Sonuçta rakamlara bakıldığında Iğdır’da çok ciddi bir ticaret hacmi görülmektedir.   

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.