100. YILINDA AZERBAYCAN’IN BAĞIMSIZLIĞI

Tarih : 2018-09-18 / Kategori : Kültür & Sanat

100. YILINDA AZERBAYCAN’IN BAĞIMSIZLIĞI Bahceşehir Koleji

yesil_igdir_yemek.jpg Reklam Alanı

Azerbaycan! Azerbaycan!
Ey kahraman evlâdın, şanlı vatanı!
Senin için can vermeye cümle kadiriz!
Senin için kan dökmeye cümle hazırız.
Üç renkli bayrağınla mesut yaşa!
        Aynı kökten gelip aynı kültür birikimine sahip Türk Milleti, yaşamış olduğu coğrafi koşulların sonucu olarak ayrı devletler şeklinde yaşamak zorunda kalmıştır.

21. yüzyıla girerken beklenmedik bir anda dünya; siyasi ve ekonomik anlamda hızlı bir değişim sürecine girmiş, bunun sonucu olarak tıkanan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin siyasi yönetsel politikası ülkeyi dağılma arifesine getirmiştir. Hızlı değişim süreci ile beraber Orta Asya ve Kafkas Türkleri bağımsızlıklarını kazanarak dünya siyasi konjektüründe yerlerini almışlardır.
Bu devletler Orta Asya’da; Özbekistan Kazakistan Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan ileKafkaslarda; Azerbaycan Ermenistan ve Gürcistan’dırlar.
Bu devletlerin ortaya çıkması dünya büyük devletlerinin bölge politikalarını derinden
etkilemiştir. Dünya devletleri, politikalarını Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından sonraki yeni konuma göre belirlemişlerdir. Özellikle Azerbaycan sahip olduğu zenginlikler ile dünya
devletlerinin bölge politikalarının odak noktası olmuştur. Azerbaycan Türk Cumhuriyeti bağımsız bir Kafkas Ülkesidir. Bugün stratejik açıdan dünyanınönemli bir yerinde bulunmaktadır. Ülke yeraltı kaynakları açısından zengindir. Kurulduğu coğrafya ticaret yollarının geçiş noktası üzerindedir. Azerbaycan geniş bir coğrafya ve derin bir tarihe sahip
olmasının yanında Türkiye ile sınırdaş ve Türk insanı ile etnik açıdan ırktaştır. Bu nedenle de
Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye ve Türk İnsanı için çok önemli bir yere sahiptir.
Azerbaycan; Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan kapısıdır ve Kafkas Türk Cumhuriyetleri ile
aramızda köprü görevi görmektedir. Aynı zamanda da tarihi, kültürel ve iktisadi ilişkilerimiz bulunan bir devlettir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Devleti ortak tarih, ortak kültür ve ortak değerlere sahip iki devlet bir millettir. Azerbaycan Coğrafyası ile Anadolu Coğrafyasının tamamen Türklerin eline geçmesi kısa aralıklar ile de olsa aynı döneme rastlar109. Oğuzların her iki ülke coğrafyasına hâkim olmalarının ardından gerek Selçuklular gerekse Osmanlılar döneminde iki ülke halkları arasında iyi ilişkiler kurulmuştur. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde 1918 yılında Mehmet Emin
Resulzade’nin önderliğinde kurulan Azerbaycan demokratik cumhuriyeti ile Osmanlı İmparatorluğu arasında dostane ilişkiler yaşanmıştır. 1918 yılında Ermeni çetelerinin Azeri Halkına yapmış oldukları
insanlık dışı katliamları önlemek amacı ile Osmanlı imparatorluğu içinde bulunduğu buhranlı döneme rağmen Bakü’ye Azeri Türklerini Ermenilerden korumak için asker çıkarmıştır. Osmanlı Devleti’nin bu
yardımı Azerbaycan halkını sevince boğmuştur110. Azerbaycan Türklerinin 1990’lı yıllarda Ebulfeyz Elçibey başkanlığında başlattığı özgürlük mücadelesi amacına ulaşmış Azerbaycan ikinci defa bağımsızlığını kazanmıştır. Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasının hemen ardından Azerbaycan ile Türkiye arasında ilişkiler üst düzeye çıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanıyan, Azerbaycan Cumhuriyeti ile
diplomatik ilişki kurarak Azerbaycan’da büyükelçilik açan ilk devlet olmuştur.
Bağımsızlık mefhumunu bilmeyen milletler için hür yaşamanın bir anlamı yoktur. Bağımsızlık
mefhumunun kıymetini bilen milletler ise sürekli olarak bağımsızlıkları için mücadele etmişlerdir. Bu milletlerden olan Türkler, tarihleri boyunca sürekli bağımsız yaşama karakterine sahip olmuşlar, bağımsızlıkları için sürekli mücadele vermişlerdir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasıyla 22 milyon km² toprak üzerinde on beş yeni Cumhuriyet bağımsızlığını kazanmıştır. Bağımsız olan devletlerin, 20. yüzyılda dünya devletlerin politikalarına yön veren petrol açısından zengin olmuş olması, bağımsızlığını kazanan cumhuriyetler arasında özellikle Azerbaycan’ı dünyada önemi artan bir konuma getirmiştir. Azerbaycan Türkleri asırlarca Rus baskısı altında ezilip, 1918-1920 yıllarında kısa bir bağımsızlık dönemi yaşadıktan sonra tekrar Rus istilasına maruz kalmışlardır. Rusya’nın baskısına rağmen Azerbaycan Türkleri bağımsız yaşama azim ve ideallerinden vazgeçmemişlerdir. 1990 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılma süreci ile birlikte Azeri Türkleri de bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir (18 Ekim 1992). Azerbaycan Halkı, ilk devlet başkanları Mehmet Emin Resulzade’nin; “ Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez” sözünü kendisine parola yaparak bağımsızlıklarına kavuşmuştur. Bağımsızlığı sonrasında yeraltı (petrol, doğalgaz…) ve yerüstü kaynakları ile dünyanın önemli stratejik konumunda bulunması sayesinde günümüz Kafkasya Coğrafyasında çok önemli bir devlet konumuna gelen Azerbaycan, büyük devletlerin Kafkasya
politikalarına yön verecek konuma gelmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin hem siyasi hem de kültürel anlamda Kafkasya’ya açılan penceresi olan Azerbaycan, Türkiye ile diğer Türk Cumhuriyetleri arasında köprü görevi de görmektedir. Bu görevinin
yanı sıra Azerbaycan ile Türkiye “ Bir Millet, iki devlettir.” Bize kültürü, tarihi, dili ve âdetleri ile en yakın Türk Cumhuriyeti Azerbaycan’dır. Bu kadar yakın manevi bağlarımız bulunan devletin tarihi ve üzerinde kurulduğu coğrafyası da çok önemlidir. Azerbaycan; Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan kapısıdır ve Kafkas Türk Cumhuriyetleri ile aramızda köprü görevi görmektedir. Aynı zamanda da tarihi, kültürel ve iktisadi ilişkilerimiz bulunan bir devlettir.
Enver Paşa'nın kardeşi Killigil, 1918 yılında Bakü'nün Rus ve Ermenilerden kurtuluşunu gerçekleştiren Kafkas İslam Ordusu Kumandanı olarak görev yapmış, Milli Mücadele'de görev almış komutan ve
girişimciydi. Cumhuriyet tarihinin ilk endüstriyel silah tasarımcılarından ve 1930'larda kurulan, 1949'da bir sabotaj sonucu havaya uçurulan Nuri Killigil Silah Fabrikası'nın da kurucusuydu.
Nuri Paşa yapmış olduğu, Kafkas İslam Ordusu Komutanlığı'yla, Azerbaycanlıların duydukları, Onun şahsında Türk askerlerine türkü yakmalarıyla somut bir hale dönüşen sevgileri, Anadolu Türklüğü ile Azerbaycan Türklüğü arasında bir köprünün ifadesi oldu ve bu köprünün sağlamlığı hâlâ bozulmadı,
bozulmayacak. "Azerbaycan'ın 18 Ekim Bağımsızlık Günü'nü kutluyor, 100. yılında Azerbaycanlı kardeşlerimize sevgi
ve saygılarımızı sunuyoruz.
Ziya Zakir ACAR
Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneği Başkanı

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.