Nahcivan’ın Yeni Yüzü ve Vasıf TALİBOV

Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçası olan Nahcivan, son yıllarda sosyal, iktisadi, siyasi alanlarda suretle gelişmektedir. Nahcivan’da büyük ölçekli tadilat ve yeniden kurma işleri Azerbaycan’ın Umumi Lideri Merhum Haydar ALİYEV’in ve onun siyasetini başarılı bir şekilde devam ettiren Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham ALİYEV, MR Ali Meclis Başkanı Sayın Vasıf TALİBOV’un başarılarına bağlıdır. Kadim Azerbaycan toprağı olan Nahcivan’ın çok yönlü olarak bütün sahalarda tarihin her döneminden daha başarılı bir gelişme göstermesi aşıkardır.. 
Nahcivan, tarih çağlarının hemen hemen tamamını yaşamış olan önemli merkezlerden biridir. Tarih boyunca Nahcivan, coğrafî konumu bakımından “doğu ile batı”, “kuzey ile güney” arasında önemli bir geçiş ve irtibat noktası olmuştur.
 
Büyük bir Türk yerleşim yeri olan Nahcivan’ın İskitler ve Hazarlar dönemine kadar uzandığı bilinmektedir. Bu bölge coğrafi konumu gereği Kafkasya ve Anadolu-İran hattındaki Sasani, Bizans, İskit, Hazar gibi devletlerin mücadelelerine sahne olmuştur.
 
Müslümanların bu coğrafyayı fethetmesinin ardından Arap Valileri, Selçuklular, Atabey İldeniz Devleti, Harzemşahlar, İlhanlılar, Timurlar, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Safaviler ve Kaçarların idaresinde kalmıştır. Osmanlı-Safevi mücadeleleri boyunca Güney Kafkasya’nın diğer bazı bölgeleri gibi Nahcivan da sürekli el değiştirmiştir
1918’den 1921’e kadar geçen dönemde Nahcivan halkı büyük acılar yaşamış, defalarca ortaya çıkan Ermeni tehlikesinin savuşturabilmek için az sayıdaki Türk subayı ve askeri ile Türk ordusunun çekilirken bıraktığı silahların yardımıyla kahramanca bir direniş sergilemiştir.
 
Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan Moskova Antlaşması’yla (16 Mart 1921) Nahcivan, özerk bir yapıya sahip olması ve başka bir devlete terk edilmemesi şartıyla Azerbaycan’ın himayesine bırakılmıştır. 
Aynı husus, Türkiye, Sovyetler Birliği, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında imzalanan Kars Antlaşması’yla (13 Ekim 1921) da teyit edilmiştir.
 
Sovyetler Birliği tarafından Zengezur bölgesinin (Azerbaycan’la Nahcivan arasındaki toprak parçası) Ermenistan’a verilmesinin ardından, Nahcivan’ın Azerbaycan’ın diğer bölgeleriyle karasal irtibatı kesilmiştir. Ermeniler, Nahcivan’ı da ilhak etmek için gayret göstermiş ancak, Moskova ve Kars Anlaşmalarında yer alan hüküm gereği Nahcivan, Azerbaycan bünyesinde özerk cumhuriyet olarak varlığını sürdürmüştür.
 
Sovyetler Birliği'nin bünyesindeki Azerbaycan'ın 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesiyle Nahcivan, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olarak, “Özerk Cumhuriyet” statüsünü muhafaza etmiştir.
Ankara’dan milli mücadeleyi yürüten TBMM Hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmadan Nahcivan Özerk Cumhuriyeti’nin temellerini de atmıştır. Zaten bu ülkeyi Ermenistan istilasından Osmanlının 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa kurtarmıştır 1918’de. Nahcivan’ı “Şark Kapısı” olarak niteleyen de Karabekir olmuştur
 
Buranın Azerbaycan üzerinden Orta Asya’daki uzak kardeşlerimize kavuşmanın “giriş kapısı” olduğunu bilen Atatürk de Nahcivan’ın özerk ve Azerbaycan’a bağlı kalmasına önem vermiştir. Onun Nahcivan’a “Türk Kapısı” dediği ve Nahcivan’la sınırdaş olabilmek için Dilucu’nda İran’dan toprak satın aldığı bilinir.
 
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla 1991’de Azerbaycan bağımsızlığına tekrar kavuşunca Nahcivan’la aramızdaki “Demir Perde” de yıkıldı doğal olarak. Artık aramızdan sadece Aras Çayı akar usul usul. 1992’de kardeş Türkiye’nin yaptırdığı Dilucu-Sederek köprüsü, ortak bahçelerinden “uluslararası sınır” geçip bölünmüş, ayrı ülkelerde birbirinden kopuk kalmış kardeşleri yeniden birleştirdi aynı aile içerisinde…
Adına biz “Hasret Köprüsü” demişiz, onlar “Ümid Körpüsü”. Açılışı 28 Mayıs 1992, açanlar da zamanın Türkiye Başbakanı Süleyman Demirel ve Nahcivan Ali Meclis Başkanı Haydar Aliyev.
Bu köprü, yalnızca Türkiye’deki Azerbaycan Türkleri kardeşleri arasındaki neredeyse bir asırlık özlemi gidermekle kalmadı, aynı zamanda Nahcivan’ın son yıllardaki büyük kalkınmasına imkân sağlayan ekonomik açılımı kolaylaştırdı. Bugünkü Nahcivan’ın, toplumsal gelişmede kaydettiği yüksek düzeyi anlatmak ise sayfalarına sığmaz.
 
Mustafa Kemal Atatürk'ün "Türk Kapısı", Kazım Karabekir Paşa’nın “Şark Kapısı” olarak nitelediği Nahcivan Özerk Cumhuriyeti (NÖC), Türk Cumhuriyetleri arasında Türkiye’yle fiziki bağlantısı bulunan tek toprağa sahip olması nedeniyle ülkemiz için özel bir anlam ve önem taşımaktadır. 
 
Moskova Anlaşması öncesinde müzakereler için Rusya’ya giden heyette yer alan Yusuf Kemal Bey, Ankara’dan ayrılmadan bir gün önce (13 Aralık) Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüş ve “Paşam Ruslar Nahcivan üzerinde ısrar ederlerse ne yapalım? diye sorunca “Nahcivan Türk Kapısıdır. Bu hususu nazar-ı itibara alarak elinizden geleni yapınız” cevabını almıştı. Anlaşmayla, Nahcivan’ın Azerbaycan’a bağlanması Mustafa Kemal Paşa tarafından olumlu karşılanmış ve Ankara’ya dönen Yusuf Kemal Bey “Muhterem Paşam! Nahcivan üzerinde elden geleni yaptık” deyince Paşa, “Yusuf Kemal Bey! Kapımız mevcudiyetini muhafaza ediyor, bizim için mühim olan budur.” cevabını vermiştir. 
 
Azerbaycan’ın Umumi Lideri Merhum Haydar ALİYEV; bir sözünde: “Nahcivan arazisini göz önüne alırsak, bu küçük arazide haddinden çok dünya çapında tarihi, mimarlık abideleri yaşamış ve bugün de yaşamaktadır. Bu abidelerin her bir Azerbaycan halkının hem tarihini hem medeniyetini hem de adet ve ananelerini gösteren abidelerdir…Azerbaycan’ın siyasi, iktisadi, medeni ve ilmi hayatında kendisine mahsus rol oynayan Nahçıvan’ın her daşı, her kayası tarihin canlı yaddaşıdır.” Demiştir.  
 
Tarihi kent olan Nahcivan’ın yüzü Sayın Vasıf TALİBOV’un döneminde daha da değişmiş, her tarafı imar görmüş, yeni yollar yapılmış, köy yolları şehirlerarası yol statüsüne bürünmüş, okullar en modern materyallerle donatılmış, sağlık merkezleri modernleşmiş, tarihi eserler onarılmıştır. İnsanların refahları için yeni fabrika ve iş yerleri açılmış. Memur maaşları iki katına çıkarılmıştır. 
 
Sayın Vasıf TALİPOV döneminde sosyal ve kültürel değerlere büyük önem verilmiştir. Nahcivan’da yetiştirilen her ürüne ait belirli günlerde uluslararası festivaller, sempozyumlar düzenlenmektedir.
Nahcivan’da gezilebilecek yerler arasında Bayrak Meydanı, Haydar Aliyev Meydanı, Haydar Aliyev Müzesi, Halı Müzesi, Mümine Hatun Türbesi, Koç Heykellerinin yer aldığı açık hava Müzesi, Han Sarayı, Hüseyin Cavit Anıtı, Devlet Tarihi Müzesi, Haydar Aliyev Sarayı, Kızlar Bulağı, Hazreti Zehra Mescidi, İsmayil Han Hamamı (Şark Hamamı), Nahcivan Kalesi, Tren Garı, Saat Kulesi, Babek Heykeli, Köroğlu Heykeli, Dede Korkut Heykeli, ayrıca
 
Nahcivan yakınlarındaki Tuz Dağı Tesisleri ile Ashabı Keyf Mağarası
 
Nahcivan’ın tarihi öneminin yanında her sahada önemli fikir adamları ve yöneticiler de bu bölgeden yetişmektedir.
Can Azerbaycan’ın bir parçası olan Türk Yurdu Nahcivan’a candan selamlar.

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.