Arslantürk AKYILDIZ İKİ YENİ KİTAP
Tarih : 2021-02-25
Tüm Yazılar

Arslantürk AKYILDIZ



İKİ YENİ KİTAP

  Öğr. Gör. Arslantürk AKYILDIZ

 Bugün size iki yeni kitap tanıtmaya çalışacağım kıymetli okuyanlarım.. Yeşil Iğdır Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Cabbar  Şıktaş’ın gönderilen kitaplar, Azerbaycan’ın yakın tarihi ile alakalı  tarihi roman niteliğindedir.
 Bunlardan ilki,  Sabir Şahtahtı tarafından kaleme alınan ve Bengü Yayınları tarafından yayınlanan “Nisgil”  isimli kitaptır. 214 sayfa olan kitap, 15 bölümden oluşmaktadır.
Dramatik bir kurgu üzerine kurulan kitap, özellikle Azerbaycan coğrafyasında yaşanan dramatik olayları anlatmaktadır. Sovyetler Birliği döneminde, Halkların kardeşliği ve Proletarya iktidarı sloganı ile yola çıkan dönemin idarecilerinin, iktidarlarını nasıl bir diktatörlük üzerine kurduklarını, kitabın hemen hemen her satırında görmekteyiz.
Kabil ve romana adını veren Nisgil in dramatik aşk hikâyelerinde yaşanan olaylar çok veciz bir dille anlatılmıştır. Sovyet yönetimi, hedeflerini gerçekleştirme uğruna  hiçbir insani değeri önemsemediklerini, özellikle KGB nin uyguladığı taktiklerde nasıl birçok masum insanın kurban edildiği, bölge ülkelerdeki akıl almaz bozguncu  faaliyetler , geçmişte olduğu gibi, Sovyetler Birliği  döneminde de Ermenilerin korunup , kollandığı vurgulanmıştır. Yazar,  kitabında tarihe de zaman zaman yolculuk yaparak, Azerbaycan’ın ikiye bölünme ve sonraki safhaya da satırlarında yer vermiş.. Bu durumu Tebriz şehri etrafında gelişen olaylarla sık sık  naif bir dille ortaya koymuştur.
Tanıtacağım ikinci kitap yine aynı yazarın “Azatlık Türküsü”  dür. Metin Yıldırım tarafından çevirisi yapılan kitap, birbirini tamamlayan 20 bölümden oluşmuş ve 220 sayfadır. Yine Bengü yayınları arasında çıkan kitap, yukarıda tanıtımını yapmaya çalıştığım “Nisgil” isimli kitabın devamı niteliğindedir. Şahve  ve  Şule karakterleri etrafında cereyan eden olaylarda, Azerbaycan’ın bağımsızlık serüveni güzel bir üslupla anlatılmaya çalışılmıştır. 
 Azerbaycan coğrafyası, tarih boyunca çok acı olaylara sahne olmuştur. Bu acı dönemlerin içerisinde Sovyetler Birliği ( 1920 - 1992 ) safahatı ayrı bir öneme sahiptir. Zira iktidarı elinde tutan ve ülkeyi demir yumrukla yöneten idareciler, bütün halkları eşit şekilde kucaklamak ve adaleti tesis etme sloganını bir tarafa itmiş ve tam diktatör olmuşlardı. Bir taraftan Azerbaycan’ın tabii zenginliklerini sömürürken, diğer taraftan da ,  Tarihi Türk yurdu  olan bu topraklar üzerinde devlet kurdurularak ödüllendirilen Ermeniler, hep ödüllendirilmiştir. Azerbaycan’ın topraklarını işkâl ederek büyüyen Ermenistan, hemen her sahada korunmuş ve el altından desteklenmiştir. Ermenistan aldığı bu destekle bölgede devamlı saldırgan olmuş, Azerbaycan topraklarını işkâl etme ve vahşet sergileme faaliyetlerine geçmişte olduğu gibi,  Sovyetler Birliği döneminde de devam etmiştir.
Yazar,  kitabın birçok yerinde bu durumu çok veciz bir şekilde, örneklerle anlatmakladır. 
Sovyetler Birliğinin dağılma sürecinde, bir çok yerde olduğu gibi Azerbaycan’da da özgürlük rüzgârları esmektedir. Bu arada Ermenilerin özellikle Karabağ’da başlattıkları saldırılar ve katliamlar hassasiyeti daha da artırmıştı. Ermenilerin yaptıkları saldırılarda yüzlerce şehit verilmekte ve birçok yer elden çıkmaktaydı. Bu saldırıların arkasında bazı Sovyet yöneticilerinin varlığının ortaya çıkması, Bağımsızlık için Bakü sokaklarını dolduran binlerce insanda,  tepkileri de çığ gibi büyümekteydi. 
20 Ocak 1990 yılında yaşanan, Sovyetler Birliğinin kanlı Bakü katliamının  tanıkları olan romanın kahramanları, özgürlük ve bağımsızlık için direnen Azerbaycan halkı sembolize etmektedirler. Yazar, bağımsızlı isteyen, topraklarını işkal eden Ermenilere karşı mücadele eden bir milletin nasıl ezilmeye ve yok edilmeye çalışıldığını anlatırken, bu uğurda verilen kahramanca mücadeleleri, duygu dolu ifadelerle anlatmıştır. 
İşte bu çalkantılı ortamda, kitabın kahramanları olan Şehve  ve Şule nin yolları kesişir. Bir taraftan Ermenilerin saldırılarına olan tepkinin dillendirildiği ve aynı zamanda özgürlük sloganlarının atıldığı, Bağımsız Azerbaycan’ın ilk kıvılcımlarının çakıldığı Azatlık meydanında yaşananlar,  bu iki kahramanı birbirine daha da yaklaştırmış, aşka dönüşen bu birliktelik, zamanla yeni bir aile kurmaya kadar uzanacaktır. 
 Her iki kitapta da,  Azerbaycan’ın dramlarla dolu tarihi akıcı bir üslupla anlatılmaya çalışılmıştır. Azerbaycan’ın devlet olma süreci anlatılırken, 1918 -1920 yılları arasında bölgesinde önemli bir devlet olarak doğan Azerbaycan Cumhuriyetine atıf yapılarak, günümüzle bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır. Kitabın birçok yerinde de Azerbaycan’ın , çağdaş, güçlü ve istikrarlı  bir ülke olma yolunda ilerlediği , vatan aşkı çok çarpıcı ifadelerle ortaya konulmuştur..
Yazar Sabir Şahtahtı tarafından kaleme alınan her iki kitap, Tarihi Roman alanında önemli bir boşluğu doldurmaya yardım eder niteliktedir..

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.